kapat

28.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
pandora
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
banner
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Diyalog... Çok mu zor?

Mesut Yılmaz'la Salı gecesi saat 23.45'te konuştuk... Beşiktaş-Leeds United maçından hemen sonra.

"İyi olmadı" diye başladı:

- Hepimizi hayal kırıklığına uğrattı... Altı gol... Çok fazla... Umarım, Beşiktaş bu şoktan çabuk çıkar.

"Ya diğer şok" diye sorduk.

Mesut Bey:

- Anlamadım... Hangi şok?

- Siz Köşk'e kararname gönderiyorsunuz... Geri dönüyor... Yine gönderiyorsunuz... Yine dönüyor... Bu durum, hükümet için bir şok değil mi?

Yılmaz'ın yanıtı "sessizlik."

- Mesut Bey... Cumhurbaşkanı'nın bankaların özelleştirilmesi ile ilgili kararnameyi geri göndermesi üzerine bir değerlendirme yaptınız mı?

- Hayır.

- Neden?

- Gerekçeyi görmedim.

- Devletin zirvesinde bir uyumsuzluk mu var.

Yine bir süre "sessizlik."

- Sayın Yılmaz, sorumu duymadınız mı?

- Duydum.

- Yanıtınız?

- Birşey söylemek istemiyorum.

***

- Mesut Bey... Sayın Cumhurbaşkanı'nı ziyaret etmeyi... Bütün bu konuları konuşmayı düşünüyor musunuz?

- Hayır... Düşünmüyorum.

- Niçin?

- Sayın Başbakan'ın görüşmesi lazım.

- Ne zaman?

- Dün.

- Dün demekle... Neyi kastediyorsunuz?... Sözünüzü çok daha önceden görüşmelilerdi" diye mi yorumlayalım?... Geç mi kalındı?

- Yani... Olay şu.. Diyalogsuzluktan kaynaklanıyor.

***

Mesut Yılmaz "bu konuyu konuşmaktan" hoşlanmıyor.

Ancak...

"Sıcak gündem" de bu konu.

Devletin tepesindeki "gerginlik."

Onun için... Mesut Bey istemese de... "aynı konuyu" sürdürüyoruz:

- Sayın Yılmaz... Zirvede bir inatlaşma mı sözkonusu?... "Benim dediğim olacak... Hayır benim dediğim" inatlaşması... Bir bilek güreşi...

Önce "sessizlik."

Sonra ise:

- Valla bilmiyorum.

- Nasıl bilmezsiniz?... Eğer siz de bilmezseniz...

- Bakacağım.

- Ne zaman?

- Perşembe günü değerlendireceğim... Değerlendireceğiz.

- Neden Çarşamba değil?

- Çarşamba günü (dün) İzmir programım var... Perşembe ise... Değerlendirme.

***

Mesut Yılmaz son günlerde "partiye" sık gitmeye başladı.

"Başkanlık Divanı" diyor, gidiyor.

"MKYK" diyor gidiyor.

- Mesut Bey... Hayırdır... Ufukta seçim mi görünüyor?

- Yoo... Hayır.

- Erken seçim ihtimali... Yüzde kaç?

- Zayıf... Çok, çok zayıf.

***

Türkiye, içerde ve dışarda, önemli sorunlarla karşı karşıya iken...

Devletin en üst kademelerindeki "uyumsuzluk... Sürtüşme... Alınganlık... Kırılganlık" kime, ne kazandırıyor acaba?

Ve kaybeden hep Türkiye oluyor.

***

Mesut Yılmaz'a katılıyoruz.

"Diyalogsuzluktan kaynaklanıyor."

Öyleyse, diyalog gecikmeden kurulsun...

Bunun için, Birleşmiş Milletler'den arabulucu istemeyeceğimize göre...

Ele, güne daha fazla rezil olmadan bu diyalog sorununu çözelim.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır