


Diyalog... Çok mu zor?
Mesut Yılmaz'la Salı gecesi saat 23.45'te konuştuk... Beşiktaş-Leeds United maçından hemen sonra.
"İyi olmadı" diye başladı:
- Hepimizi hayal kırıklığına uğrattı... Altı gol... Çok fazla... Umarım, Beşiktaş bu şoktan çabuk çıkar.
"Ya diğer şok" diye sorduk.
Mesut Bey:
- Anlamadım... Hangi şok?
- Siz Köşk'e kararname gönderiyorsunuz... Geri dönüyor... Yine gönderiyorsunuz... Yine dönüyor... Bu durum, hükümet için bir şok değil mi?
Yılmaz'ın yanıtı "sessizlik."
- Mesut Bey... Cumhurbaşkanı'nın bankaların özelleştirilmesi ile ilgili kararnameyi geri göndermesi üzerine bir değerlendirme yaptınız mı?
- Hayır.
- Neden?
- Gerekçeyi görmedim.
- Devletin zirvesinde bir uyumsuzluk mu var.
Yine bir süre "sessizlik."
- Sayın Yılmaz, sorumu duymadınız mı?
- Duydum.
- Yanıtınız?
- Birşey söylemek istemiyorum.
***
- Mesut Bey... Sayın Cumhurbaşkanı'nı ziyaret etmeyi... Bütün bu konuları konuşmayı düşünüyor musunuz?
- Hayır... Düşünmüyorum.
- Niçin?
- Sayın Başbakan'ın görüşmesi lazım.
- Ne zaman?
- Dün.
- Dün demekle... Neyi kastediyorsunuz?... Sözünüzü çok daha önceden görüşmelilerdi" diye mi yorumlayalım?... Geç mi kalındı?
- Yani... Olay şu.. Diyalogsuzluktan kaynaklanıyor.
***
Mesut Yılmaz "bu konuyu konuşmaktan" hoşlanmıyor.
Ancak...
"Sıcak gündem" de bu konu.
Devletin tepesindeki "gerginlik."
Onun için... Mesut Bey istemese de... "aynı konuyu" sürdürüyoruz:
- Sayın Yılmaz... Zirvede bir inatlaşma mı sözkonusu?... "Benim dediğim olacak... Hayır benim dediğim" inatlaşması... Bir bilek güreşi...
Önce "sessizlik."
Sonra ise:
- Valla bilmiyorum.
- Nasıl bilmezsiniz?... Eğer siz de bilmezseniz...
- Bakacağım.
- Ne zaman?
- Perşembe günü değerlendireceğim... Değerlendireceğiz.
- Neden Çarşamba değil?
- Çarşamba günü (dün) İzmir programım var... Perşembe ise... Değerlendirme.
***
Mesut Yılmaz son günlerde "partiye" sık gitmeye başladı.
"Başkanlık Divanı" diyor, gidiyor.
"MKYK" diyor gidiyor.
- Mesut Bey... Hayırdır... Ufukta seçim mi görünüyor?
- Yoo... Hayır.
- Erken seçim ihtimali... Yüzde kaç?
- Zayıf... Çok, çok zayıf.
***
Türkiye, içerde ve dışarda, önemli sorunlarla karşı karşıya iken...
Devletin en üst kademelerindeki "uyumsuzluk... Sürtüşme... Alınganlık... Kırılganlık" kime, ne kazandırıyor acaba?
Ve kaybeden hep Türkiye oluyor.
***
Mesut Yılmaz'a katılıyoruz.
"Diyalogsuzluktan kaynaklanıyor."
Öyleyse, diyalog gecikmeden kurulsun...
Bunun için, Birleşmiş Milletler'den arabulucu istemeyeceğimize göre...
Ele, güne daha fazla rezil olmadan bu diyalog sorununu çözelim.