Barcelona zaferinden sonra da, Leeds bozgunundan sonra da aynı soruya yanıt aranıyor. Bir takım üç gün içinde bu kadar değişir mi? Bir takım pinpon topu gibi, uçlar arasında bu kadar hızlı yer değiştirebilir mi?
Maç sonuçlarına bakarak bir gün zirvede, bir gün dipte olan veya öyle gözüken Beşiktaş'ı analiz etmek çok yanlış olur. Çünkü, Beşiktaş üç Avrupa maçında da aynı futbolu oynamaya çalıştı.
Peki fark neydi? Milan maçıyla Leeds maçını karşılaştıralım... Beşiktaş 20. dakikada golü attı. Milan, seyircisinin muhteşem desteğiyle inanılmaz bir prese başladı. Beşiktaş 15 dakika direnebildi. Golü kalesinde görünce çöktü, morali bozuldu, oyundan koptu. 10 dakikada üç gol yedi. Sonuçta maçı 4-1 verdi.
Bu maçı iyi analiz eden Leeds, prese ilk dakikada başladı. Beşiktaş 7 dakika dayandı. Golü kalesinde görünce, yine morali bozuldu, rakibiyle mücadele etme gücünü yitirdi, oyundan koptu. 15 dakikada üç gol yiyerek oyuncu olduğu maçta seyirci duruma düştü.. 3-0'ın 6-0 olmasının fazla önemi yok. Çünkü, Beşiktaş maçı 15 dakikada vermişti bile. İki maçın ortak noktalarından çıkan sonuç şu:
1- Beşiktaş pres karşısında çabuk çözülüyor. Golden sonra hem oyun hem de moral gücünü yitiriyor.
2- Beşiktaş defansı uzun ve yüksek toplar karşısında çaresiz kalıyor.
Barcelona maçı farklıydı. Beşiktaş evinde oynamanın avantajını iyi kullanarak hakimiyeti ilk dakikalarda ele geçirince ortaya muhteşem senfoni çıktı.
6-0'ın bir boyutu da, Beşiktaş beyin olarak yorgun. Üç günde bir maça çıkmak genç ve tecrübesiz futbolcuları çok yormuş. Önce Milan, sonra Barcelona ve ardından Leeds'e konsantre olmak hiç de kolay değil. Arada da F.Bahçe ve A.Gücü gibi iki önemli lig maçı. Bunlarda da iyi olmasa bile, akıllı futbolla rakibi sahadan silmek genç beyinleri yıpratmış.
Leeds'de 7. dakikada yenen gol bu yorgunluğu ortaya çıkardı. Futbolcular oyuna tam anlamıyla kendilerini veremedi. Maçı beyinlerinde çözmüş değillerdi.
Şimdi Scala'nın yapması gereken beyin yorgunluğunu aşmanın yollarını aramaktır. Prof. Gazi Yaşargil, beyni dinlendirmek için Bach dinlemeyi öneriyor. Belki Scala ünlü beyin cerrahının bu önerisini dinler.
Bence futbolcular Bach, yönetim ve taraftarlar da Vivaldi dinlemeli. Özellikle Vivaldi'nin 4 mevsimi anlattığı ünlü yapıtını öneririz. Yürekleri karartan sıkıntılı havayı, ancak bu eşsiz konçertolar dağıtır.