|
|

Çok önemliydi
G.Saray için çok önemli bir maç. Kaybettiği anda Şampiyonlar Ligi'ndeki denge anormal aleyhine bozulacak. Sarı-kırmızılar gene o alıştığımız düzeyde presli oynamıyorlar. Ama dün gece oyun disiplininden de hiç kopmadılar. Hani o "Kazanamazsam, kaybetmeyeyim" düşüncesi var ya, işte öyle oynadılar.
Glasgow Rangers bütün oyun planını beraberlik üzerine kurmuş. "Eğer" diyor, "Ali Sami Yen'den puanla çıkarsam, G.Saray da bana gelecek, Monaco da, bir tek Graz'a gideceğim." Haksız da değiller. Bu düşüncede ilk devre boyunca etkili olamadılar. Tamamen defansı düşündüler. Fakat ikinci yarıda G.Saray'ın üst üste gelen gollerinden sonra, ancak hücumu düşünmeye başladılar.
Bir gece önce Leeds'de Beşiktaş'ı, dün de G.Saray'ı izledikten sonra uluslararası tecrübenin ne derece önemli olduğunu bir kere daha gördük.
Jardel "milli" oldu
Hagi olmadığı zaman bu takımın teknik yönlendirmesini Emre'nin yapması gerekir. Ama o, gereksiz hareketlerle ve deparlarla rakip defansın içine girdi, orada gömüldü. Devamlı boşa çıkıp, top alıp Glasgow Rangers gibi teknik kapasitesi yüksek olmayan bir takımı rahatsız etmesi gerekirdi.
Dün gece bir şey daha gözüktü. Jardel diğer maçlara göre biraz fazla çalışınca sahada yük 11 futbolcu arasında eşit paylaşıldı. Bülent Akın yavaş yavaş Galatasaray'a ısınmaya başlıyor. İlk 45 dakikada G.Saray bu yılki G.Saray'dı. İkinci yarı, o bildiğimiz eski kimliklerine büründüler. Hırslı, inatçı, takipçi...
Ümit'in ortasına Jardel'in yaptığı vuruş mükemmel. Bu maçta bir şey daha gözüktü, Brezilyalı'nın kilosunda bayağı eksilme var. Onun için de koşması ve hareketlenmesi artmış.
Hagi tribünde neler yaptı?
Basın tribününde tam önümüzde Suat ile Hagi ayrı ayrı oturuyorlardı. İkisi de oynadıklarından daha fazla tribünde mücadele ettiler. Özellikle Hagi... G.Saray bu maçtan sonra gruptaki şansları eşitledi. Artık bundan sonra gruptaki ipler rakiplerinin değil, kendi ellerinde... Bu da futbolda büyük bir avantaj.
Glosgow Rangers, 3-0'dan sonra kendine geldi, ama süresi yetmedi. Bu da şunu gösteriyor, rakip takımın oynamadan önce maçlarını seyretmek çok önemli. Glasgow'da bu işi kim yapmışsa, son derece acemice yapmış. Bu da G.Saray'ın ekmeğine yağ sürdü.
Hakem Collina için kolay bir maçtı. O da güle oynaya işi idare etti. G.Saray seyircisi herşeye rağmen stadı doldurarak vazifesini yaptı. Ama maçların hepsi maçtır, lig maçı da, Şampiyonlar Ligi maçı da... İşte bunu unutmasınlar. Oralardan geçilmeden, buralara gelinmiyor.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|