  
Arka sokak (2)
ÇAĞDAŞ Türk resminin ustalarından arkadaşım Ekrem Kahraman'ın, Beyoğlu'nun arka sokaklarında bugüne dek gözden kaçan "genç sanatçı odaklanması"na dikkatimi nasıl çektiğini dün anlattım. O sokaklarda, koltuklarının altında tuvalleriyle koşuşturan yürekleri sevgi, özveri ve inançla dolu sanatçı gençleri gördüm. Ekrem beni aldı, Jurnal Sokak'ta, asırlık bir Levanten aparmanının daracık, aşınmış merdivenlerinden 5'inci kata çıkardı. Tıklattığı kapıyı gözlerinin içi gülen bir genç, "Hoşgeldin Hocam!" diyerek açtı. Girdiğimiz tek oda tuvallerle, tablolarla, eskizlerle doluydu. Ekrem'in öğrencisi olan genç ressam Tuncay Takmaz, renkleri ve motifleri o denli etkileyici kullanmıştı ki, kendimi erinç ve estetiğin kaynaştığı başka bir boyuta geçmiş gibi hissettim. Oradan ayrıldıktan sonra Ekrem dedi ki:
"YERLİ filmlerin ve ucuz romanların tanıtığı ' karanlık ve kanunsuz arka sokaklar' çok değişti. Buralarda artık, günübirlik hayatın içerisinde sanatın varlığına tanık oluyorsun."
EKREM beni bırakmadı. Hepsi de öğrencisi olan Tülin Akay, Vivi Beskinazi, Azniv Çoban, Emel Erem, Sevim Kosif ve Esra Üner'in, Teşvikiye Nelli Sanat Evi'ndeki karma sergilerinin açılışına götürdü. "İşte", dedi, "Gördüğün tuvallerdeki güzellikleri yaratanlar da Beyoğlu'nun arka sokaklarındaki atelyelerden, meşakkatlerin içinden çıkıp geldi."
EKREM Kahraman'ın, Beyoğlu'nun arka sokaklarına doğru önümde açtığı pencereden bakınca yüreğimde sevgi, coşku ve umut tomurcukları açıldı; "İstanbul yiğitçe direniyor" diye düşünüp mutlu oldum.
|