Kan kaybetmeye devam eden G.Saray göz göre göre eriyor. Geçen yıl saha içinde ezbere oynayan futbolcular, bu yıl çark dönmeyince huzursuz oluyorlar, sinirleniyorlar. Bunların başında da Hagi geliyor. Ama Hagi haksız da değil. Çünkü geçen yılki takımda saha boşaltan, rakip oyuncu gezdiren çok futbolcu vardı. Boşa depar atıyorlardı. Çok zaman da görünmeyen, ama çok iş yapan futbolculardı. Yani işin hamalı dediğimiz... Şimdi onlar olmayınca bir tek şık kalıyor, karşıdan hava topu şişirmek. Böyle olunca da rakip müdafanın ortadaki uzun adamları çıkıp çıkıp havada fotoğraf çektiriyorlar ve toplara vuruyorlar.
G.Saray defansı resmen kevgir gibi... Her taraftan su gibi adam kaçırıyor. Öyle pozisyonlar veriyorlar ki, İstanbulsporlu hücum elemanları bu defans adamlarının arasında topu alıp, düzeltip, bir de hareketlenip gol pozisyonu yakalıyorlar.
Emre, o eski Emre değil. Bir tek Hagi bir şeyler yaparsa gol olacak. Dün gecenin pozisyon zengini İstanbulspor. İnanılmaz goller kaçırdılar. Aslında bu kadar çok gol kaçıran bir takımın mağlup olması gerekir. Ama G.Saray'da galip gelecek hal yok. Ancak bir şans golü atarlarsa, yahut rakip müdafanın hatasıyla top sekerse gol bulabilecekler.
İstanbulspor güzel bir takım kurmuş. Hepsi genç oyuncular. Kafa yapıları da güzel. Yardımlaşarak oyuna çıkıyorlar ve çok çabuk geriye dönüp defans derinliğini sağlıyorlar. İleride ve geride ofsayt dönüşlerinde G.Saray'dan daha çabuktular.
Hakem İsmet Cengiz dengesiz işler yaptı. Zaman zaman çok cesaretli kararlar verdi, zaman zaman korkak. G.Saray'ın isminin altında kalmadığı söylenemez. Yalnız şans verilip takip etmek gerekir. 87. dakikada Serkan'ın göğsü ile aldığı, gol attığı posizyonda, pozisyonun ofsayt olup olmadığı tartışılır. Maalesef yardımcılar bu sene iyi değiller.
Jardel dün gene poposuyla gol atamadı. Çünkü onu kaldırmak için bayağı benzin yakması gerekiyor. O yakıt da, onda yok. Hoş zaten G.Saray'da da yakıt tükenmek üzere.