kapat

22.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AB için idam kaldırılmalı
Kenan Evren, Marmaris'teki evini SABAH'a açtı.12 Eylül'ü, hatalarını, gelecek nesillere tavsiyelerini tüm açıklığıyla anlattı

Biz gazeteciler yaşamımızdaihtilaller, cumhurbaş- kanları, başbakanlar, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, paşalar, diplomatlar görürüz.

Kimisi artık yaşamıyor.

Pırıltılı yıllardan sonra evleri sonbahar bahçeleri gibidir.

Hafif hüzünlü ve sessiz.

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren o hazan mevsimini yaşamayanlardan. Arayanları çok. Onun için kendisini pek yalnız hissettiği de söylenemez

Kenan Evren ile yaptığımız sohbeti aynen yansıtıyorum...

* "Unutulan Gerçekler" adlı kitabınızda Türk Ordusu'na 12 Eylül tarzı bir askeri müdahaleyi yasaklıyorsunuz. O satırlarda bir vasiyet havası vardı.

* Yalnız bir şartı vardır o vasiyetin.

* Bu ifade size ait: Türk Ordusu'na "Ne duruyorsunuz, müdahale edin" diyenlerin gazına gelmeyin diyorsunuz.

* Evet aynen öyle. Askeri yönetim şekli şimdi arzu edilen bir yönetim şekli değil. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir yönetim arzu edilmiyor. Demokratik sistemle idare edilen ülkelerde bu istenir mi? İstenmez. Ama Türkiye'de oldu bu.

* Neden oldu?

* Mecbur kalındığı için oldu. Bakın 27 Mayıs'ta demokrasiden ayrılmaya başladılar yönetimdekiler. Diktatörlüğe doğru gidilmeye başlandı. 12 Mart'ı ben pek müdahale olarak kabul etmiyorum. Anayasa'da yer alan bir düzenleme.

*Ya 12 Eylül'de?

* 12 Eylül'de memleket iç harbe gidiyordu. Onun için yapıldı. Askeri müdahale istenilen bir şey değil. Gelecek nesillere onun için seslenme ihtiyacı duydum.

* Tam olarak ne demek istediniz?

* Meslektaşlarıma, genç subaylara "Siz her şeye kulak asmayın" demek istedim. Mevcut sistemden hoşlanmayanlar, bozuk düzenden şikayetçi olanlar diyorlar ki, "Bunu düzeltse düzeltse ancak askerler düzeltir. Ben de onlara diyorum ki, biraz da siz düzeltin. Biz görevimizi yaptık. Biraz da siz yapın. Sivil inisiyatif olarak ne yapılması gerekiyorsa artık siz yapın. Onun için o satırları yazdım ben oraya.

*Türk Ordusu'na vasiyetiniz değil mi bu?

* Tabii ki vasiyetimdir.

* 28 Şubat'ı nasıl değerlendiriyorsunuz?

* O da müdahale değil. Kanunun verdiği imkanlar içerisinde MGK'da bunu dile getirmişler. MGK'daki sivil taraf da bunu kabullenmiş ve imzalamış. Bundan daha güzel bir şey olur mu? Biz bunu 12 Eylül'de yaptıramadık. Ne Meclis ne hükümet kararları dinliyordu. O MGK'da konuşulanlar ortaya dökülse de görseniz neler konuşulmuş orada. Hangi kararlar alınmış ama uygulanmamış. 28 Şubat Kararları kanuni çerçeve içerisinde yapılmıştır.

* İstenilen kararlar çıkmamış olsaydı, müdahale olur muydu?

* O ortamın içinde değildim, olur muydu olmaz mıydı, işte onu bilmiyorum.

*28 Şubat sürecinde Çevik Bir'i nasıl değerlendiriyorsunuz?

*Çevik Bir, (Cumhurbaşkanlığı adaylığını kastederek) medyanın gazına geldi. Çok sevdiğim bir arkadaştır o. Benim yanımda çalışmıştır. Ben onu Özel Kalem Müdürü olarak yanıma almıştım. O zamanki rütbesi Yarbay'dı. 12 Eylül'ün sonuna kadar hep yanımdaydı. Cumhurbaşkanı iken de yanımdaydı. Muhafız Alay Komutanlığı'na gitti. Ondan sonra general oldu. NATO Karargahı'na gitti. Ama, kendini frenleyemedi, gaza geldi. Dolduruşun kurbanı oldu.

Ecevit'i istemeyerek hapse gönderdim
* Oyumu Ecevit'e verdim demiştiniz. Başbakan hakkında ne düşünüyorsunuz?

* Başbakan Ecevit gerçekten şair ruhlu, hassas, dürüst bir adam. Kimseye kötülük yapmak istemeyen bir adamdır. Çok kibardır. O dönemde bizim bildirimize, Sıkıyönetim Komutanı'nın bildirilerine karşı geldi. O yüzden hapse girmek zorunda kaldı. Bunu mazur göremezdik, görsek o zaman başkaları da yapar. O zaman içim sızlayarak onun hapishaneye girmesine bir şey diyemedim.

* Emekli bir Cumhurbaşkanı olarak Demirel'e tavsiyeniz? Ne yapmalı neyle uğraşmalı?

* Her koyun kendi bacağından asılır. Herkes kendi yaşamına kendisi karar verir. Onun "Ben resim yapamam, tavuklarla da uğraşamam" diye bir beyanatı da vardı değil mi. Bildiğim kadarıyla açılışlara gidiyor, konferanslar veriyor. Ben de verdim geçmişte sağda solda birçok konferans. Onun için onun hayatı, ne diyebilirim ki?

Medyatik olmasın
* Yeni Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer'i nasıl buluyorsunuz?

* Politikanın içinden gelmemiş bir kişinin ilk zamanlarda bazı sıkıntıları olacaktır. Kısa zamanda iyi performans gösterdi. Ben kendisini iyi buluyorum. Ben iyi bir Cumhurbaşkanı olacağı inancındayım.

* Sizce bu denli suskun kalması doğru mu? Neden bizde her şey ifrat ile tefrit arasında gidip gelir ki?

* Doğru söylüyorsun. Ama fazla medyatik olmak da iyi değil.

* Ama tanımıyoruz kendisini?

* Yaptığı işlerle tanırsınız daha sonra kendisini.

* 312 ile ilgili düşünceleriniz.

*Vallahi ben kalkmasına taraftar değilim. Türkiye bir İngiltere değildir. Fransa'da da vardır. Her ülke kendi rejimini korumak zorundadır. Rejimini korumak için her ülke bazı tedbirler alma ihtiyacını duyar. Bu kadar başıboşluk olmaz.

1982 Anayasası'nı çöpe atacak zaman gelmedi
* 1982 Anayasası'nın son kullanım tarihi geçti mi sizce?

* Hayır. Ama değiştirilmesi gereken yerleri var. Bazılarının söylediği gibi "Çöplüğe atmak lazımdır" görüşüne katiyen katılmıyorum. Bizim bir süre daha devletin gücüne ihtiyacımız var. Devleti yıprattığımız zaman bunun nelere mal olduğunu 12 Eylül'den evvel gördük. Türkiye bu Anayasa'yı çöp sepetine atacak zamana gelmedi.

* Başkanlık mı Yarı Başkanlık sistemi mi?

* Ben taraftarım. Başkanlık ya da Yarı Başkanlık sistemlerinin Türkiye için faydalı olacağına inanıyorum. Bunu savundum da biliyorsun. Hala da savunuyorum.

*Apo idam edilmeli mi?

* Asılmalı ya da asılmamalıyı bırakın bir kenara, kim ne derse desin asılmayacak. 16 senedir uygulanmamış bir idam hükmü bu adam için de uygulanmayacaktır sanırım. Ben şahsen idam cezasının kalkmasına taraftar olmayan bir insanım. Layık olan hak ettiği cezayı görmeli. 20-30 sene sonra Türkiye değişir de böyle bir cezaya ihtiyaç kalmaz o başka. Ama bugün için Türkiye'de idam edilecek insanlar var. Kılı kıpırdamadan adam öldüren insanlar var. Avrupa ülkeleri içinde de bu ceza kalktığı için zarar görenler de var. Bu işin bir tarafı.

* Ya diğer tarafı?

* Diğer tarafı memleketin menfaati neyi gerektiriyorsa onu yapacaksın. Avrupa Birliği'ne mi girmek istiyorsun, o zaman onların kuralları var. Onlar da diyorlar ki benim kurallarıma uymazsan seni aramıza almayız. Bu kuralların birisi de bu. O zaman idam cezasını kaldıracağız. Öyleyse bunu uygulayacağız. Bizi almazlarsa o zaman değişir. Benim diyeceğim bu.

HAYRULLAH MAHMUD


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır