Marmara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Kasım ayında Türkiye'de düzenlenecek Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı "Mükemmelik Forumu" sırasında verilecek Avrupa Kalite Ödülü'ne aday. Fakülte, Türkiye'den ilk kez bir kamu kuruluşunun katıldığı ödüllerde iki İngiliz, iki de Danimarkalı kamu kuruluşuyla yarışacak.
Fakülteye bu başarıyı "işbaşında eğitim ve ihtiyaca uygun eğitim" formülü sağlıyor. M.Ü Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nükhet Yetiş, öğrencilere işyerlerinde staj olanağı tanıdıklarını ve işyerleri arasında anket yaparak nasıl bir eleman istediklerini düzenli olarak araştırdıklarını belirterek, kendilerini başarıya götüren formülü "İşbaşında ve ihtiyaca uygun eğitim" olarak açıkladı. Yetiş, SABAH'a "kaliteli eğitimi" anlattı.
* Kaliteyle ilgili olarak çalışan ilk yüksek öğrenim kurumu sizsiniz. Bu çalışmaya neden ve nasıl başladınız?
Bizim fakültemiz 1990'da eğitime başladı. Kurulduğumuz zaman çok kıt kaynaklarla çalışmak zorundaydık. Kendi oluşturduğumuz kriterler vardı. Bunun yanında 1996 yılında sanayicilere sorduk, "Siz gelecekteki çalışanlarınızda hangi özellikleri bulmak istersiniz?" diye. İstedikleri, rekabeti artırabilecek ve Türk sanayinin uluslararası rakipleriyle yarışmasını sağlayacak vizyona ve kapasiteye sahip elemanlarla çalışmaktı. Biz de bunun için bir stratejik plan hazırladık. 1997'den bu yana her sene revize ediyor, beş yılda bir de planı yeniliyoruz.
* Kaliteyi artırmak için neler yaptınız?
Bir yüksek öğrenim kurumunda işin çıkış noktası öğrencilerin öğretim görevlileriyle ilişkisi olduğu için, öğrencilerin dersteki hocalarını değerlendirmeleri yoluna gittik. Yani bir nevi bu kez öğrenciler hocalarına not verdi. 1995'ten itibaren de hem öğrencilerin hem de akademik ve idari personelin performansına yönelik anketler aldık. Böylece her kademeyle ilgili gerekli performans bilgisine sahip olduk. 1997'den itibaren yaptıklarımızın başarısını görmek, eksikleri belirlemek için mezunlarımızın ve çalıştıkları işyerlerinin memnuniyetini ölçmeye başladık.
* Hangi kuruluşlar sizden ne gibi hizmetler istiyor?
İşveren ya da direkt hizmet alan kuruluşlar var. Araştırma, danışmanlık, laboratuvar araştırma hizmetleri var. Mezuniyet sonrası eğitim var.
İlginç sinerjiler oluyor. Paylaşım konferansları oluyor. Sanayi kesiminden de ortaklarımız var. Yarışma ve projelerde jüri üyesi, danışman olarak onları çağırıyoruz. Ama onlar öğrencilerdeki potansiyeli görünce gerek staj gerek iş imkanları sunuyorlar.
*Ne gibi sorunlarla karşılaşıyorsunuz?
Türkiye'de maalesef negatif sinerji hakim. Genel toplum kültüründen soyutlayamıyorsunuz bunu. Negatif enerjiyi yaymak kolay. İyiniyetle, ortaklıklarla bunları aşıyoruz.
* Bu sırada kamudan destek gördünüz mü?
Toplum çok destek çıktı bize. Devletin çok çeşitli kademeleri de öyle. Basın ve sanayiden de gereken desteği gördük. Sahip çıkmayanlardan da engel görmedik. Bunun için memnunuz.
* Ödülü kazanacağınıza inanıyor musunuz?
Ödül bizim için amaç değil, araçtı. Finale gelmek önemliydi bizim için. Bundan sonraki kısım, rakiplerimizle aradaki mesafeye bağlı. Bundan sonra alırsak tabii ki mutlu oluruz ama alamazsak da mutlu oluruz. Kamu yönetimi alanında beş aday var. 2 Danimarka, 2 İngiliz, bir de biz. Önemli olan yolumuzun tescillenmesi.
Açıl SEZEN