Aslında 100 trilyon liranın da üzerinde ama biz iyimser davranıp, 100 dedik. Cottarelli'nin "Bu hesapta yoktu nereden çıktı?" dediği yakında yapılacak yıllık KDV iadeleriyle ilgili ayrıntılar, Maliye Bakanlığı'nca bir genel tebliğ ile açıklandı. Böylelikle, KDV iadesi bekleyen onbinlerce kişi, iadeleri ne zaman, nasıl ve ne şekilde alacakları konusunda, bilgi sahibi oldular.
14 Eylül 2000 Tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 74 No.lu KDV Tebliği ile yapılan açıklamaya göre, iade hakkından yararlanabilmek için, öncelikle Ağustos 2000 dönemi KDV beyannamesinde yazılı devreden KDV'nin, 1 milyar liranın üzerinde olması gerekiyor. Aksi halde, KDV iadesi sözkonusu değil.
İade alacak olanlar
İade uygulaması, 1999 yılının tamamı için ve 1.1.1999 tarihinden sonraki teslim ve hizmetler için uygulanacak. 1999 yılı öncesinde ve 2000 yılında gerçekleşen indirimli orana tabi işlemler, iade hesaplamasına dahil edilmeyecek. Yıllık KDV iadesinden, aşağıdaki mükellefler yararlanabilecek.
* 150 metrekarenin altında konut inşa eden müteahhitler,
* 29.07.1998 tarihinden sonra inşaat ruhsatı almış olan konut yapı kooperatiflerine inşaat taahhüt işi yapan müteahhitler,
* Kanunla kurulmuş bulunan sosyal güvenlik kuruluşları ile belediyelere 150 metrekareyi aşmayan konut inşaatı yapan müteahhitler,
* Temel gıda maddeleri teslimi yapan mükellefler,
* Finansal Kiralama şirketlerine, finansal kiralamaya konu teslim yapan mükellefler.
* Gazete, dergi, kitap basım ve satışı yapan yayınevleri,
İadenin yeminli mali müşavir tasdik raporu ile alınması da mümkün. Bu durumda genel hükümlere göre işlem yapılacak. Mükelleflerin kendi vergi borçları için yapacakları mahsuben iade talepleri, miktara bakılmaksızın inceleme ve teminat aranmadan yerine getirilecek.
Yıllık KDV iadesiyle ilgili uygulama esasları Tebliğ'de yeterince açıklanmış değil. Ayrıca tüm bu işlemlerin yapılabilmesi için tanınan süre de yeterli değil. 14 Eylül 2000 tarihli Tebliğe göre, işlemlerin 25 Eylül 2000 tarihinde verilecek Ağustos dönemi KDV beyannamesine yetiştirilmesi gerekiyor. Nedense çok kişinin, düzenli olarak Resmi Gazete'yi ve tebliğleri günü gününe izlediği varsayılıyor. Oysa gerçek durum bu değil. Bu tür konular hiç değilse iki ay önceden açıklansa da, kim neyi, nasıl yapacağını net olarak görebilse...