


Milli Piyango 8.7 milyon Euro!
Milli Piyango 5 trilyon verecekmiş. (Aslında bu rakamın 3 trilyon olduğu sonradan anlaşıldı. Ancak ben yazının anlamı değişmeyeceği için hesaplarımı 5 trilyon TL üzerinden yapacağım.) İpin ucunu kaçırıyor insan...
Milli Piyango ipin ucunu kaçırmış değil, bence biz milletçe kaçırdık.
5 trilyon neyi ifade eder, insan kafasında şekillendiremiyor.
Bütçe konuşurken de geçmiş olsun, sürekli katrilyon!
Denge şaşmış...
1977 yılına kadar büyük ikramiye 2-3 milyon arası kalmış...
Bugün dilenciye verebilirsiniz!
1980'de büyük ikramiye 10 milyon TL...
Bugün ailece çok lüks bir restoranda yaşgünü kutlar, iyi bir şarap içerseniz, bahşiş diye bırakma ihtimaliniz var.
1985'de büyük ikramiye 150 milyon, bugün için sıkı zam görmüş asgari ücret gibi.
1992'de 30 milyar... Uçmaya başlıyoruz, ama artık milyarı hepimiz hesaplayabiliyoruz. Neticede milyarderler trafiği kilitliyor!
1998'de 600 milyar
1999'da 1 trilyon (trilyon seviyesinde ipin ucu kaçıyor işte!)
Ve şimdi de 5 trilyon!
***
5 trilyon! Sıfırlarını yanyana dizmekten adamın bileği yorulur!
Liradan sıfır atacağız ve büyük ikramiyeyi kafadan hesaplanır kılacağız ama ona zaman var anlaşılan...
Gelin şu para hesaplarını Euro'ya vuralım, hepimiz rahatlayalım.
Avrupa Birliği'ne eninde sonunda üye olmayacak mıyız?
O zaman zaten bütün TL fiyatların yanında Euro karşılıkları olacak.
SABAH Gazetesi 150 bin TL, 0.26 Euro!
Yani gazete fiyatı aslında 25 kuruş!
Bir gazete bir ekmek, yarım Euro!
5 trilyon ediyor 8.7 milyon Euro!
Hesaplaması, tahayyül etmesi kolay.
Milyonlarda duruyorsunuz, bugün sürekli yaptığımız milyar hesapları çok çok çok çok büyük para oluyor.
Hele hele bakkalda, manavda her malın üzerinde Euro fiyatı görmeye başladığınızda, hayat ucuzluyor.
Avrupalı olduğumuzda yapacağımızı bugünden yapalım, kendi hayatımız kolaylaşsın.
Onlar da Ğbelki- "Yahu bu Türkler ciddi galiba" der, Avrupalı turistler de Türkiye'de kendilerini evinde hisseder.
***
Ayrıca "Kaç Euro" diye sormak "Yani kaç dolar ediyor, siz onu söyleyin" demekten evladır!
Boyası çizilen araba ıstırabı!
Türkiye'nin büyük sorunlarına makro projeler. Çok güzel! Bazen de minik sorunlar büyük ıstırap oluyor. En çok trafik kazası bizde, ölümlü kaza rekortmeniyiz.
Buradan bakınca biz kötü otomobil kullanıyoruz ve Ğhepimizin bildiği gibi- her gün dünya kadar küçük kaza oluyor. Nedir?
İşte sürttün boyası çıktı, yok aynaya çarptın, tampon eğildi...
Kimsede bir şey var mı, burnu kanayan?
Yok şükür!
Kardeşim çek kenara orada konuş, gerekirse polis gelsin ona anlat!
Hayır! Kontak kilitle, orada öylece bekle!
Orası neresi?
Şehrin en işlek bulvarı...
Binlerce araba arkada kuyruk oluyor.
Neden?
Amcanın aynasına çarpmışlar!
İnsaf ki insaf!
Amcam ayna derdinde, arkada canhıraş sirenlerle yolun açılmasını isteyen ambülans içindeki hasta can derdinde!
Elin oğlu ne güzel halletmiş...
Kaza mı oldu, çıkarıyor sigorta kağıdını orada otomobil resmi var, iki sürücü de kendi arabalarındaki zarar gören yerleri işaretliyor, gerisini sigorta hallediyor. Çarpma, sürtme dünyanın heryerinde oluyor. Ama otomobil yürüyorsa, hemen kenara çekiyorlar. Bizde de bari şu en küçük sıyrıkta bütün trafiği durdurma cüretini engelleyecek bir sistem olsa...
Mesela...
"Siz küçük sıyrıklarda arabanızı yolun kenarına çekin, trafik sigortanız bir günde bizden" gibi... Çözümleri özel sektör üretecek, Türkiye tıkanmayacak, yürüyecek!