kapat

20.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Namusuyla yaşamak isteyen bir pratisyen hekim ne yapsın?...

Kamuda çalışan bir pratisyen hekim aldığı maaşla geçinemediğini söyleyerek, isyan ediyor. "Eğer namuslu olmasam para kazanmak çok kolay" diyen, ismi bende mahfuz doktor, çıkış yollarını da şöyle sıralıyor; "Bakın Ahmet bey, ben aklıma gelen gayri ahlaki para kazanma yollarına başvurabilirdim. Bu yollarla devletin, yani halkın milyarlarca lirasını heba edebilirdim. Sağlık Bakanımız Sayın Osman Durmuş lütfen bizim direnme gücümüz kırılmadan önümüzde bulunan kötü yolları tıkasın ve hiç olmazsa manevi yönden sağlam kalmamızı sağlasın. Yoksa;

* Ben de bazı meslektaşlarım gibi bir eczane ile anlaşıp, kupür ticareti yapardım.

* 70 milyonluk tek bir reçete yazıp, eczane ile kırışırdım.

* Para ile tıbbi rapor verme yoluna giderdim.

* İlaç firmaları ile anlaşıp, 3 milyonluk antibiyotik yerine 25 milyonluğu yazabilirdim.

* İl dışı sevklerinde gereksiz yere "Refakatli, hatta özel oto ile gitmeli" diyerek parayı kırışırdım.

* Her gün baktığım 80-100 civarındaki poliklinik hastamın yüzüne bile bakmayıp, oturduğum yerden "TUS çalışayım" diyebilirdim."

Elbetteki herkes uzman olamayacağından, geride kalan arkadaşlarının başlarının çaresine bakacağını belirten bu genç pratisyen hekim, beni ne kadar duygulandırdı bilemezsiniz. O kafaya koymuş, doğru yolda gidecek. Ama herkes onun gibi mi düşünüyor?... Orası meçhul... Eğer devlet baba yetişen yeni genç nesle böyle davranırsa, öndeki açık kapılar çalışmaya başlar, o istediği kadar "Tasarruf ediyorum" dese de, soyulup, soğana çevrilir. Görüldüğü gibi meşru yolu kullanarak, devletine hizmet eden insanlarımız hala mevcut... Bari onları küstürmeyelim.

Bankacılığın da suyu çıktı!...
Konya Milli Eğitim'de çalışan memurlar isyanda... Diyorlar ki; "Bir bankalar kalmıştı, onlarda bizim paralara göz dikti. Ne kırparlarsa, kar zannediyorlar." Anlattıklarına göre, Garanti Bankası'nın Konya Merkez Şubesi'nden maaş alan bu memurlar, önceleri başka kartlarla aylıklarını çekiyorlarmış. Ama bu bankanın görevlendirdiği bir bayan memur, odalarını tek tek dolaşıp, mutlaka kendi bankalarının kartlarından da edinmelerini istemiş. "Hiç bir bedeli yok, sadece maaş çekeceksiniz" denilmiş. Ama bir de ne görsünler, daha ilk ayda 4 milyonları kesilmiş.

Bunun üzerine kartı iade edip, kesilen paralarını talep etmişler. Bugün, yarın derken 3-4 aydır ne gelen var, ne de giden... "Devlet memuru olarak koca banka bizi 4'er milyon sövüşledi" diyen memurlar kazıklandığı için üzgün... Çünkü onlar kesilen 4 milyon lira ile haftalık ihtiyacını karşılayabiliyorlardı. Görüyorsunuz ya, artık bankacılığın da suyu çıktı!...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır