Kamuda çalışan bir pratisyen hekim aldığı maaşla geçinemediğini söyleyerek, isyan ediyor. "Eğer namuslu olmasam para kazanmak çok kolay" diyen, ismi bende mahfuz doktor, çıkış yollarını da şöyle sıralıyor; "Bakın Ahmet bey, ben aklıma gelen gayri ahlaki para kazanma yollarına başvurabilirdim. Bu yollarla devletin, yani halkın milyarlarca lirasını heba edebilirdim. Sağlık Bakanımız Sayın Osman Durmuş lütfen bizim direnme gücümüz kırılmadan önümüzde bulunan kötü yolları tıkasın ve hiç olmazsa manevi yönden sağlam kalmamızı sağlasın. Yoksa;
* Ben de bazı meslektaşlarım gibi bir eczane ile anlaşıp, kupür ticareti yapardım.
* 70 milyonluk tek bir reçete yazıp, eczane ile kırışırdım.
* Para ile tıbbi rapor verme yoluna giderdim.
* İlaç firmaları ile anlaşıp, 3 milyonluk antibiyotik yerine 25 milyonluğu yazabilirdim.
* İl dışı sevklerinde gereksiz yere "Refakatli, hatta özel oto ile gitmeli" diyerek parayı kırışırdım.
* Her gün baktığım 80-100 civarındaki poliklinik hastamın yüzüne bile bakmayıp, oturduğum yerden "TUS çalışayım" diyebilirdim."
Elbetteki herkes uzman olamayacağından, geride kalan arkadaşlarının başlarının çaresine bakacağını belirten bu genç pratisyen hekim, beni ne kadar duygulandırdı bilemezsiniz. O kafaya koymuş, doğru yolda gidecek. Ama herkes onun gibi mi düşünüyor?... Orası meçhul... Eğer devlet baba yetişen yeni genç nesle böyle davranırsa, öndeki açık kapılar çalışmaya başlar, o istediği kadar "Tasarruf ediyorum" dese de, soyulup, soğana çevrilir. Görüldüğü gibi meşru yolu kullanarak, devletine hizmet eden insanlarımız hala mevcut... Bari onları küstürmeyelim.