


Türkiye, yeni bir ilericiliğe isim arıyor!
Halkın büyük çoğunluğunun kuşkusuz haberi yok... İşe gitmek... Dönüp eve gelmek... Televizyon başında geceyi öğütmek...
İş-ev-tv üçlüsü...
Halkın hayatını esir almış...
Dolayısıyla ilericiliği arayan, halk çoğunluğu değil...
İlericilik nedir? Gericilik nedir?
Kim ilericidir? Kim gericidir?
Bu kavramlar çok tartışıldı. İlericiliğin gülsuyu ile yapılmadığı ancak ihtiyaçlardan doğduğu üzerinde fikir biriliği edildi.
Eşitliği, özgürlüğü, demokrasiyi...
Zenginleşmeyi, eşit kalkınmayı...
Yoksulluğu yok etmeyi...
Gelişmeyi öne geçirmeyi...
Savunmak hep ilerici sayıldı.
***
TÜSİAD, dün İstanbul'da "Avrupa Birliği Yolunda Türkiye'de İyi Yönetişim Konferansı" nı başlattı.
Yönetişim yeni bir kavram....
Hiç kullanılmamış...
Ekşi erik gibi bir laf...
İngilizce'den aktarma...
Fakat önemli... Bu konferansa kendi dallarında çok birikimli insanlar çağırılmış. OECD Genel Sekreter Yardımcısı, BIAC Genel Sekreteri, OECD SİGMA Programı Başkanı, OECD Düzenleyici Reform Programı Başkanı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı (UNDP) Teknik Danışmanı, Cenevre Üniveristesi Araştırma Direktörü, Dünya Bankası Baş Ekonomisti ve Baş Uzmanı ile Türkiye'den de yıllardır saydam yönetim üzerine çalışmış Prof Gencey Şaylan, Prof Güven Sak, Doç. Dr. İzak Atiyas konuşmalar yaptılar.
Anladağımı aktarayım:
Gün ışığında yönetim....
Avrupa ölçüsünde yönetim...
Rüşvetsiz yönetim...
Soygunsuz yönetim...
Hortumsuz yönetim...
Kayırmasız yönetim...
Yozlaşmamış yönetim...
Çetesiz yönetim...
Mafyasız yönetim...
Tekelleşmemiş yönetim...
İnsaf yönetim...
Omurga yönetim...
Sorumlu yönetim...
Verimli yönetim...
Kerim yönetim..
İsrafsız yönetim...
Adil yönetim...
Saydam yönetim....
Açık yönetim...
Rekabetçi yönetim...
Bunların hepsi bir araya geliyor İngilizlerin "Governess..." dediği iyi yönetişim oluyor.
***
Yeni ilericilik bu...
Avrupa Birliği yolunda gitmek istiyorsan bu yeni ilericiliği Türkiye'deki halk kitlelerine anlat, benimset.
Bunun içinde;
Daha yüksek yaşam kalitesi...
İnsan odaklı, çevreye uyumlu...
Zengin-yoksul uçurumu olmayan.
Bir kalkınma modeli...
Yeni toplumsal program...
Yeni ekonomik atılım...
Devleti küçültmek değil, devletin rolü ile kapasitesini uyumlu hale getiren bir yönetim.
Siyasetçi ahlakını...
Bürokrat ahlakını...
İşadamı ahlakını...
Yükselten bir yenilenme...
Sürdürülebilir bir kalkınma...
Adaletin özgürleşmesi...
Yetkilerini ve gücünü eşit olarak ve mutlaka eşit olarak, hiç bir ayrım yapmadan halkın bütünü için kullanan bir devlet yönetimi..
Kaliteli...
Ulaşılabilir....
Profesyonel...
Kamu yönetimi...
Piyasa, sivil toplum, devlet arasındaki ilişki uyumunu pürüzsüz, sancısız hale getirmiş bir yönetim.
Yerel yönetimleri...
Bölgesel yönetimleri...
Merkezi yönetimleri....
Birbiriyle rakip değil birbiriyle uyumlu yapan bir yönetim...
Türkiye'de devletin dağıttığı rantlar, sübvansiyonlar, rekabet etmeden elde edilen zenginleşmeler, urlaşmış bir tarihi miras olarak duruyor.
Bu tarihi mirası...
Kaldırıp atacak bir yönetim...
***
Daha az değil...
Daha çok hesap veren devlet...
Topladığı vergiyi nereye, ne kadar, hangi verimlilikte harcadığının her an hesabını verecek kamu yönetimi.
Halkı miskin, pasif, ezik değil...
Hesap soran bir toplum...
Daha yüksek refah...
Daha yüksek zenginlik...
Fakat daha az değil...
Daha çok hesap veren bir devlet...
Rekabet kültürü olan işadamı...
Rekabet kültürü olan siyasetçi...
Rekabet kültürü olan aydın...
Rekabet kültürü olan bürokrasi...
Adalet reformunu yapmış... Siyasi partiler kanunu değiştirmiş... Parti ağalığını... Padişah liderliği bitirmiş... Meclis'in çalışmasını değiştirmiş... Milletvekilini lidere kul olmaktan kurtarmış, kaynakların nasıl kullanıldığının, nasıl paylaşıldığının her an hesabını verecek bir yönetim...
Devlet ihalelerini...
Paylaştıran değil...
Şeffaflıkla ve rekabeti hızlandıracak şekilde yapabilen, özel ve kamu sektörünü hesap vermeye zorlayan, çevreye duyarlı bir yönetim...
Ve kayırmayı... Kayırılmayı...
Temel değer olmaktan çıkarmış bir halk... İşte yeni ilericilik bu...
TÜSİAD, yeni ilericilik için pencere açacak konferansı dün başlattı. Eskiden ilerici hareketler, ordudan, aydınlardan, işçi-memur-çiftçi sınıflarının temsilcilerinden gelirdi. Şimdi TÜSİAD'dan geliyor.