kapat

20.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Köyceğiz'de Eylül sonu

İstanbul'un dağdağalı gürültüsü patırtısı ve özellikle de cinnetli trafiğinden sonra Köyceğiz; bir ömür kendi beyninin cehenneminde yalın ayak koşup durmuş bir eski zaman çilekeşine, görünmez meleklerin sunduğu bir bardak serin limonata gibi...

Henüz daha yaprakları sararmamış derin gölgelikli korular, aristokrat palmiyeler, çiçeklerinden yoksunlaşmış yelpaze profilli bodur zakkum ağaçları...

Ve tepelerle çerçevrelenmiş kuytu koylarının değişken maviliğindeki sakin Köyceğiz gölü...

Bu kez Köyceğiz'de, Belediye Başkanı Salih Erbay'la Belediye Meclisi'nin, Türkiye'de pek rastlanmayan bir kibarlık inceliğiyle karşılaştım. Yüreğimin içinde tuhaf bir duygulanma dalgalandı kabardı, neredeyse gözlerimden taşacakmış gibi oldu...

Yarım yüzyılı aşkın bir zaman diliminin bir yaşam örgüsüne dönüşmüş yazı ve kitap yığınlarında; dilerim ki, onların gösterdiği süzülmüş zerafete layık bir nitelik de, var olsun...

Köyceğiz dünyası; Türkiye'nin geçip giden çağlar içinde bir türlü üstesinden gelemediği, nerdeyse kalıtımsal sayılacak, demagojilerle tümörlenmiş çapaçulluğunun; çok dışında yaşar kendi denklemini...

Bir yanda narenciye bahçeleri, bir yanda seralar, bir yanda nakliye kamyonları, bir yanda römorklu traktörler, bir yanda motosikletli köy gençleri ve bir yanda teraslarıyla bahçeleri albenili otellerle moteller...

Daha çok durmuş oturmuş Alman dostlar bilirler buraların hem doğa, hem de yaşayanlarla bütünleşmiş otantik huzurunu...

Zorlama gösteriler ve "binbir ayak bir yerde kalabalığıyla" bozulmamış yörelerin tadını çıkarmaya meraklı İngiliz dostlar da, yıl boyu gelirler ve giderler; gruplar halinde...

Şimdi pazartesilerin ünlü Köyceğiz Pazarı'nda Japonlar da görünmeye başladı. Onlar da çakmaya başladılar herhalde, buraların kolayından bulunacak yerler olmadığını...

Ne sabahlara kadar diskotek eğlenceleri var burada, ne paparazzi fırdöndüleri, ne de marka ve model yarışı...

Yuvarlakçay'ın set set akan şelaleleri kıyısındaki üst üste yükselen üç dört orman lokantasında, güveçte kuzu tandır ile alabalık var sadece...

Bir de anayol kıyılarındaki mütavazı durak yerlerinde, güveçte kuru fasulye ile fırından taze çıkarılmış çeşit çeşit donatımlı pide.... Peynirlisi, yumurtalısı, kuşbaşılısı...

Sevgili Arap Hoca'nın geçen yıl doğan beyaz alınlı kahverengi düvesi Binnaz, bir büyümüş, bir büyümüş; danalık dönemini dahi aşıp nerdeyse inek olmak üzere...

Bir de Şafak Barış'la, eşi Doğan Barış'ın, kendileriyle tanışmaya geldikten sonra karşılıklı dost olup bize bıraktıkları; çakmak çakmak radyom yeşili gözleriyle simsiyah bir sokak kedisi var, Otello...

Sabahın erken saatlerinde bir yandan gazetelere bakarken, bir yandan da kuyruğunu kaldırmış, sırtını kabartarak sandalyenin ayaklarına sürtünen Otello'yu okşuyorum. Karşıdaki okalüptüs ağaçlarının altında Binnaz otluyor... Uzaklardan bir çıngırak sesi duyuluyor... Gök masmavi... Aynalaşmış Köyceğiz gölü de öyle...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır