|
|
Sayın başkan diyor ki
Uluslararası toplantı ve konferanslarda devlet yetkililerinin çevirmenliğini üstlenen, Cumhurbaşkanı Sezer'in tercümanı öğretim üyesi Zeynep Bekdik'e göre, "En zor işler devlet işleri"
Özellikle uluslararası toplantılarda cumhurbaşkanı, başbakan ya da bakanların hemen arkasında oturan, sadece onların duyabileceği bir ses tonuyla konuşarak yabancı meslektaşlarının sözlerini kendi diline çeviren tercümanları fark etmişsinizdir. "Simultane" yani "anında" çeviri yapan bu görevliler, "sağ omuzdaki melek" gibi görev yaparken, "Sırat Köprüsü"nden defalarca geçiyor. Çünkü yapacakları en ufak hata, ülkelerin ilişkilerinde açılacak kocaman bir yaraya dönüşebilir..
DEVLETİN AĞZI KULAĞI
NATO'ya bağlı genelkurmaylara verdiği yemekte, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e tercümanlık yapan, Cumhurbaşkanı, eşi Semra Sezer'le birlikte çekilen fotoğrafta basına yansıyan Zeynep Bekdik de, bu zor görevi "hakkıyla" yerine getirenlerden. Boğaziçi Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü öğretim üyesi Zeynep Bekdik, hem yetiştirdiği, hem de birlikte çalıştığı Verda Kıvrak ve Hande Güner'le birlikte "devlet büyükleri'nin ağzı, kulağı oluyor.
"Yemini" gereği, katıldığı toplantıların detaylarını ya da konuşulanları anlatmıyor. Ama, Helsinki Zirvesi'nde Bülent Ecevit'in yaptığı konuşmayı ağlayarak çevirdiğini, Kofi Annan'ın "düşük oktavlı sesi" yüzünden, "hata mı yapıyorum?" korkusuyla ecel terleri döktüğünü, New York'ta Cumhurbaşkanı Sezer'i kaybetme tehlikesi yaşadığını söylemeden edemiyor...
"Dil bilen, tercüme yapan herhangi insanlar değiliz. Gerçek profesyonelleriz" diyen Bekdik, Cumhurbaşkanı Sezer'den önce Evren, Turgut Özal ve Süleyman Demirel olmak üzere 3 cumhurbaşkanıyla çalışmış.
Bekdik, Cumhurbaşkanı'nın New York gezisinde olanları da bakın nasıl anlatıyor, "Ahmet Bey'i zaman zaman kaybettim. Ama birkaç saniye süren seri hareketlerle olmam gereken yerde olmayı başardım. Kaybettiğim zamanlarda danışmanları ve diğer görevliler derhal devreye girdi. Cumhurbaşkanı yalnız kalmaz. Tutun ki yalnız kaldı diyelim. İki dakika beklenir. Tercüman ite kaka sokulur oraya". Bekdik, zorlu görevi için, "Tercüman olarak bukalemun olmak zorundasınız. Cumhurbaşkanıysa da cumhurbaşkanına uyacaksınız, çare yok. Teröristse teröriste uyacaksınızl" diyor.
SEZER İÇİN ERKEN
Türkiye'de liderler arasında "En iyi hatip" olarak nitelendirdiği Başbakan Ecevit için "Sözcükleri iyi seçen, o sözcüklerin nasıl tercüme edilebileceğini çok iyi bilen, tercümanlara her zaman yardımcı olan bir insan. Çok iyi İngilizcesi var" derken Cumhurbaşkanı Sezer hakkında yorum yapmak için henüz erken olduğunu söylüyor. "3 ay oldu, henüz yeni cumhurbaşkanımızın hatipliğini pek görmedik". Cumhurbaşkanının yazılı metin dışında şu ana kadar doğaçlama konuşması olmadığını hatırlatmamız üzerine Bekdik, "Clinton da Türkiye'ye geldiğinde metni aynen takip etti. Türkiye'ye has bir durum değil, herkes yapıyor. "
APO DAVASINDA ÇOK ZORLANDIM
Zeynep Bekdik'in ilk öğrencilerinden Verda Kıvrak, İmralı'da yapılan mahkeme sırasında Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin görevlendirdiği yetkililere çeviri yapmış. 30 bin insanın katili durumunda olan bir insanın varlığını düşünmeden çalışmak gerektiğini anlatan Kıvrak, zaman zaman çok zorlandığını da itiraf ediyor.
DOĞRU AKTARMAK GEREK
"Öcalan, orada sadece bir konuşmacıydı. Tabii ki belli aşamalarda benim de kendime göre fikirlerim oldu. Ama bütün bunlar hiç mühim değildi. O ne dediyse onu en iyi şekilde aktarabilmek önemliydi. En zoru şehit ailelerinin söz aldığı zamanlardı. Apo'yu gördüğümde lider olduğuna inanamadım. 'Bütün ona inananlar, peşinde gidenler görmeli' dedim. Ve dedim ki 'Onların yerinde olmak istemezdim. Lider olan bir insanın bu kadar boş, bu kadar zavallı, aslında karizmadan bu kadar yoksun bir insan olduğunu inanın görmek istemezdim'. Öyle şeyleri tercüme ediyorsunuz ki yalan, yok böyle bir şey."
Yusuf DEMİR-Yalçın BEL
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|