kapat

18.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Rehber
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Kırılmış Hayatlar

Bodrum.. Kırılmış bir dolu yaşama tanık oluyor insan.. Ve kırılmış hayatları paylaşıyor..

Hüzünlü tabii..

Yalıkavak'ta bir butik otel olan Lavanta Village'ın o muhteşem sessizliği içinde, havuzdan inanılmaz bir manzaraya bakıyorum..

Güneş, önce kızıllaşıyor, sonra da kıpkızıl bir şelale gibi hızla denizin içine batıyor..

Sonra.. Sonra dağların üzerinden müthiş bir ay çıkıp geliyor..

Belki güneş batarken, belki ay doğarken, hangisinde olduğunu bilmiyorum ama, o süreçlerde hayatlar kırılıyor insanların yaşamında..

Bir çift ayrılıyor.. Sessizliğin sesini dinlemeyi bilirseniz, o sessizlik içinde sorarsınız..

Dersiniz ki, "Bir başkasına aşık olmak suç mu?"

Yaşam öylesine kırılgan ki bu diyarlarda..

Herkes bir şeyi unutmak için gelmiş sanki buralara.. Kendisi ile ilgili, yaşam ile ilgili bir şeyleri unutmak..

Peki mümkün oluyor mu unutmak?
Olmuyor, kırılmış hayatları dinliyorum.. Ve görüyorum ki, ne kadar unutulmaya çalışılırsa çalışılsın, bir yerde saklıyor insan o kırılma sürecini.. Ve bu, hem kadın, hem erkek için, eşit oranda geçerli.. İsimler önemli değil.. Ama yaşananlar öylesine garip ki..

Bitenler, müthiş tutkulu aşklar ve böylesine tutkulu, böylesine duygu yoğunluğu içinde yaşanan aşklar bittiği zaman, kırılmalar başlıyor hayatınızda..

Ve hayat kırılınca, insan günlerce, gecelerce yaşadığı geçmiş mutlulukları cebine koyup, kalkıp buralara geliyor.. Yeni bir yaşam arıyor.. Peki ama, ya yeni umutlar? Yeni heyecanlar?

İşte onlar öyle kolay bulunmuyor..

Özetle, bir tür kaçış buralara gelmek, buralara yerleşmek.. Peki, bir yaşam kırıldıktan sonra bu kaçış her şeyi çözüyor mu? "Belki zaman içinde.. Çok uzun bir zaman içinde" diyor birisi.. Ona inanmıyorum.. Çünkü, kırılmış bir hayat, onu kıranı hiçbir zaman unutamaz gibime geliyor..

Bütün çevreniz neredeyse kırılmış yaşamlarca sarılmış.. Ha bir fazla, ha bir eksik.. Bir şey farketmiyor..

Güneş Tanrısı bu gece yine kıpkızıl bir şelale gibi denize bakacak ve Ay Tanrıçası o müthiş güzelliğiyle dağların üzerine doğacak..

Ve yeni bir hayat kırılacak İstanbul'un bir yerlerinde..

Açıklama: Alman gazetesi "Süddeutsche Zeitung", 13 Eylül günkü sayısında, geçenlerde Genelkurmay'a sorduğumuz bazı soruları yayınladı.. Ama, Wolfgang Koydl isimli meslektaşımız yazısında "Sedat Sertoğlu dalgasını geçmeyi de ihmal etmedi" demiş.. İşte bu çok büyük bir yanlış.. Bir kere böyle bir şey yapmak aklımıza bile gelmez.. O yazımız çok ciddi bir yazı idi.. Sorularımızın arkasında sonuna kadar dururuz. Ama o yazıdan böyle saçma bir yorum çıkartılmasına üzüldüğümüzü de sizlere duyurmak istedik..

Bir gazeteci tabii ki yorum yapmak hakkına sahiptir.. Ama yanlış yorum yapmak, bu yazıdan öyle geçici bir sonuç çıkartmak hakkına sahip değildir.. Alman gazetesi, umarız ki, bu açıklamamızı da yayınlar gazetesinde..

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır