|
|

Seyirciye yazık
Trabzonspor binlerce seyircisinin önünde özellikle ilk yarıda futbol adına ortaya hiçbir şey koyamadı. Bunda hem defansındaki zaaflar hem de orta sahasının hücumdaki Hami ve Lange'ye hiç yardım etmeyip çoğalamamasının etkisi büyüktü. İstanbulspor ise bu yarıda ayağa mükemmel top oynadı, çok iyi pozisyonlar kazandı. Ve geçen sezon başında Trabzonspor'dan Göztepe'ye, oradan da İstanbulspor'a gelen Bülent Üçüncü'nün sağdan gelen ortada, 5 defans oyuncusunun arasından attığı nefis gol bile Trabzon'u uyandırmaya yetmedi. Çünkü Trabzon'da yıllardır füzelerine alıştığımız Hami nereden olsa topa vurmakta ve bu da takımına fayda değil zarar getirmekteydi. Öyle ki, Sergen'in kullanması gereken ters yerlerdeki frikiklerde bile topun başına Hami geldi.
Trabzonspor ikinci yarıda oyuna Zafer ve Abdülkadir'i alınca, baskı kurdu ama risk de aldı. Bunun karşılığında da Bushi ve Bülent net pozisyonlar yakaladılar ama bu arada Trabzonspor'un da üst üste gelen pozisyonları ve direkten dönen topları vardı.
Zafer neden yedek?
Trabzonspor'da gol bölgesinde iş bitirecek bir oyuncu yok. İkinci yarıda kaçan pozisyonlarda da bu açıkça görüldü. Bulak gibi dürüstlüğüne, kişiliğine ve antrenörlüğüne çok güvendiğim bir insanın Zafer gibi bir kıymeti ilk yarıda neden oynatmadığını anlamak çok zor.
İstanbulspor, Bushi, Petkov, Bülent Üçüncü, Bekir ve Moura gibi oyuncuların gerçekten çok iyi futboluyla Trabzonspor karşısında aldığı galibiyetle taraftarlarını mutlu etti. Ama yıllardır şampiyonluğa hasret Trabzon'un, o müthiş seyircisine layık bir takım kuramadığı ve eksiklerinin olduğu da açıkça görüldü. Dün gece özellikle ikinci yarısı karşılıklı akınlarla geçen güzel bir maç izledik. Ama Trabzonspor İstanbul'da kaybettiği bu üç puanı sanırım çok arayacak.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|