kapat

13.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Antik English
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
EMİN ÖZTÜRK


Karar sizin

Bugün imalat sanayiindeki ücret artışlarına ve üretkenlikteki ilginç gelişmelere değinmek istiyoruz. Kullandığımız rakamlar, DİE tarafından yayınlanan veriler. Bizim imalat sanayiinin tümü ile kamu/özel ayrımı bazında sunduğumuz bilgilerin daha detaylıları DİE'nin web sitesinden elde edilebilir. Bizi bu yazıyı yazmaya iten nedenleri yazının sonuna bırakarak, önce rakamların neler gösterdiğine kısaca değinelim:

Reel ücretler özel imalat sanayiinde düşmüş, kamuda artmış: Tabloda görüldüğü üzere bu yılın ikinci üç aylık döneminde özel imalat sanayiinde saat başı reel ücretler geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3.5 düşmüş (Reel ücretin hesabına TÜFE kullanılmış.) Diğer taraftan, kamu imalat sanayiinde aynı dönemde reel ücretler yüzde 12.4 artmış. Bunlar bu yılın ikinci çeyreğine ilişkin rakamlar. Kamu ve özel imalat sanayiindeki reel ücretlerin seyrini karşılaştırmalı olarak gösteren grafiğimiz ise kamu sektöründeki reel ücret artış oranının son bir yıldır özel sektörün hep üzerinde olduğuna işaret ediyor. Ayrıca, 1999 yılının üçüncü çeyreğinde kamu imalat sanayiinde reel ücret artışının yıllık bazda yüzde 30'u geçtiğini de not edelim.

Üretkenlik artışı kamuda negatif özel kesimde pozitif: DİE'nin üretkenlik artışlarına ilişkin rakamları ise kamu imalat sanayiinde yüzde 12.3 düşüş olduğunu, buna karşılık özel kesimde üretkenliğin yüzde 9.8 arttığını gösteriyor.

Tezat kamu sektöründe: Kamu imalat sanayiinde bir iktisatçının kabullenmekte zorluk çekeceği bir tezat var. Çünkü ekonomik kriz döneminin üretkenlik artışlarına yol açmadığı, üstüne üstlük reel ücretlerde ciddi artışlar olduğu görülüyor. Özel sektördeki manzara şaşırtıcı değil çünkü uzunca süren bir ekonomik kriz döneminde üreticilerin etkinlik artırıcı tedbirler aldığını ve bunların üretkenlik artışına yol açtığını düşünebiliriz. Ücretlerin belirlenmesinde hedef enflasyonun baz alınması ve gerçekleşen enflasyonun bu hedefi aşması, reel ücretlerin düşmesinin açıklaması olabilir.

Yukarıda özetlediğimiz bu manzaradan sonra iki saptamamız ve bir sorumuz var:

*Konuya imalat sanayii çerçevesinde bakıldığında, programın gerektirdiği üretkenlik ve ücret ayarlamalarının yükü sektörün özel kesimindeki çalışanların üzerine yıkılmış görünüyor.

* Hükümetin ciddi bir gelirler politikası uygulamaya niyeti varsa nereyi hedeflemesi gerektiği çok açık.

* Enflasyonun kalıcı olarak düşmesi için herkesin en azından kendi bahçesini temizlemesi gerekiyor. Kendi bahçesinde gerekli düzenlemeleri yapmamış bir kamu sektörünün varlığı ortada iken, hükümet mensuplarının ve üst düzey bürokratların enflasyon rakamları istenildiği gibi çıkmadı diye her fırsatta özel söktörü suçlamaları adil mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır