


Çizmeyi aşmak...
Canım, efendim, bu Cottarelli, bu işe kendi tâlip olmadı ya...
IMF Türkiye masası şefi olarak ekonomik programı ona biz teslim ettik... Adam, evinden yurdundan çok Ankara'da yaşıyor... Bizimkiler yurt dışına çıkıp finans çevreleriyle hiç temas etmezken, Sinyor Cottarelli mekik dokuyor.
İnce ayar meselesi nedir?
Programa uygunsa, mesele yok.
Ama uygun değilse zaten çizmeyi aşıyor demektir ki, çekersin bir kenara, uyarırsın... Kendine gel dersin.
Hayır.
Onu da kamuoyu önünde ve medya aracılığıyla yaptık.
Bence yanlış.
*
Bir taraftan da diyoruz ki ekonomik programın arkasında sımsıkı duracağız.
Çok güzel.
Ama nasıl duracağız? Cottarelli'yle ters düşerek mi? Yahut o'nu yok sayarak mı? Veya o'nu arenaya atarak mı?
Halk, zaten homurdanmaya başladı. IMF ve Cottarelli aleyhinde yer yer gösteriler yapılıyor.
Bir ihtimal, hükümet, halk'ın duygularına tercüman olup Cottarelli'yi istiskal etmekte ama ondan vazgeçmeye de hiç yanaşmamaktadır.
- Tavşana kaç, tazıya tut.
Cottarelli'nin "ince ayar"ına karşılık bu da "ince siyaset" olsa gerek.
*
Koskoca ekonominin bir yabancıya devredilmesi yahut öyle bir izlenim verilmesi, zaten alışılmadık bir şey ama, verdikten sonra artık teknik drektörlerin işine karışılmaz...
Çıkın sorun sokaktaki adama:
- Türk ekonomisinden sorumlu zat'ın ismi nedir deyin.
Küçük bir anket yapın.
Bakalım ne diyecekler, kimin ismini verecekler... Çoğu da bilmez zaten...
Peki ama, bu hoş bir şey mi?
Kaldı ki, enflasyonla mücadelede başarı kaydedildiği, hayli yaygın bir kanaat... Yılların birikintisini, 1 yılda bu kadar frenlemek asla küçümsenemez.
Ama ya Cottarelli sahip çıkarsa buna?.. Ben yaptım, ben başardım derse...
Hayır.
İyi olursa bizden, kötü olursa Cottarelli'den.
*
Aslında Cottarelli, taa başından beri herşeye karıştı, müdahale etmediği saha kalmadı ĞDevletin, saltanata varan savurganlığı hariç- burnunu sokmadığı yer yok.
Bir ince ayar deyince mi kıyamet koptu kuzum? Yoksa bardağı taşıran son damla mı oldu bu?
Hangisiyse.
Bu saatten sonra yeni teknik drektör arayacak halimiz yok.
Zaten adamın bize bir kastı da yok... Sepetindeki pamuklar ne kadarsa hepsini ortaya döküyor. Elinden ne geliyorsa yapıyor.
Memnun değilsek, kovalım gitsin. Teknik Drektörsüz çalışalım.
Ya da İtalyan asıllı bu Sinyor Cottarelli'ye katlanıp bütün taktik ve teknik yetkileri ona bırakalım.
Biz Beşiktaşlılar, öyle yaptık. Bir başka İtalyan'a, Sinyor Scala'ya teslim ettik kendimizi...
Bu akşam Milan maçında göreceğiz...
Bakalım çizme'yi aşabiliyor mu? Hem de yabancı kontenjanını tam kullanmadan.