kapat

13.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Antik English
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SEDAT SERTOĞLU(ssertoglu@sabah.com.tr )


Ne yaptınız?

Bu sorumuz, 1970'li yılların sonlarından beri, ABD'de lobimizi yapması için tuttuğumuz ve çuvalla para ödediğimiz Amerikan şirketlerinedir..

Ama bizim hükümetlere de "Niye bunlardan hesap sormadınız" dememiz lazım..

Şöyle bir hafızamı zorladım, bir dolu şirket ismi geldi aklıma.. Buyrun:

Daniel Edelman, Gray Company, Hill and Knowlton, International Advisers, Capital Line, Fleshman and Hillard, Patton and Boggs, Jay Kriegel and Bob Squire..

Bütün bu şirketlere, Ermeni ve Rum lobilerine karşı bizi savunmaları için çuval dolusu paralar vardık..

Peki şimdi hangi noktadayız? 1970'lerde dönemin ABD Başkanı Carter'dan nasıl yardım istediysek, şimdi de Clinton'dan yardım istiyoruz. Yani tekrar başladığımız noktaya geldik..

Ankara niye şapkasını önüne koyup "Bu şirketlere ne verdik, karşılığında ne aldık?" diye sormuyor..

Bakü-Ceyhan konusunda geçen 5 yıl içinde ne yaptı lobi şirketlerimiz? ABD Kongresi, hâlâ para yardımı yapılmasını onaylamıyor..

Kıbrıs konusunda kaç milletvekili safımıza geçti?

Ermeni konusu Temsilciler Meclisi gündeminde.. Ne yaptık bunu engellemek için?

Yılda 1 milyon 100 bin dolar ödediğimiz şimdiki lobi şirketimizin başı, Temsilciler Meclisi eski Başkanı, çapkınlığı yüzünden başkanlığı bırakmak zorunda kaldıktan sonra şimdiki Başkan'ın seçilmesini destekleyen Livingstone, ne yaptı Ermeni tasarısı konusunda? Desteklediği şimdiki Başkan'a ne baskı yaptı?

Dönelim bizim Türk toplumuna.. Hatırlayın bakalım: 1994 yılında Demokrat Parti'nin New Jersey'den adaylığını kazanan ve de babası Kıbrıs Türk'ü, annesi İtalyan bir genç vardı. Adı Yusuf.. Kaç para yardım ettiniz onun kampanyasına?

Yere göğe koyamadığımız Ahmet Ertegün'e bunun hesabını sormak lazım.. Niye yardım etmediniz?

Lafa gelince çok.. Ama iş yapmaya gelince ortalıkta kimse yok..

Sovyetler Birliği döneminde, Ruslar'a atfen çok ünlü bir slogan vardı.. Şöyleydi bu slogan:

"Politbüro bize para verir gibi yapıyor, biz de çalışıyor gibi yapıyoruz..."

Rum lobileri 3 buçuk, Ermeni lobileri bir buçuk milyon seçmeni organize ediyor, biz ise, toplasan hepsi 200 bin kişiyi ancak bulacak Türkleri organize edemiyoruz..

Deyim yerindeyse, tam, körlerle sağırlar birbirini ağırlar gibi, herkes herkesin sırtını sıvazlıyor.. Birbirlerine övgü dolu sözler ediyor..

Peki sonuç?

Sonra, bizim Washington büyükelçiliğimizde görevli sayısı son derece az.. Türkiye için en önemli ülkenin başkentinde 12 tane bile diplomatımız yok..

Geçen hafta bir eyaletten Temsilciler Meclisi adayı olan kişiye soruldu:

"Türk toplumu ile ilişkiniz ne durumda?"

Buyrun cevabını:

"Türkler'i çağırdığımız zaman 5 kişi ancak geliyor.. Ama Rumlar'ı çağırdığımız zaman 500 kişi hazır oluyor..."

Şimdi gidin başarılarınızı dedeme anlatın.. Ne başarısından söz ediyorsunuz? Hangi başarıdan?

Bu işin örneği var. ABD'deki bütün lobiler Yahudi lobisine bakıp örgütlendiler..

Biz neden yapamıyoruz?

Biz neden böyleyiz?

Biz neden her işin kolayına sapıp, laf salatasından öteye gidemiyoruz?

Neden köşe dönmekten başka işlere ilgi duymuyoruz?

Söyler misiniz neden?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır