kapat

13.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Antik English
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Cottarelli taşlamak: Kokmuş köfte!

Biz tükürdük, biz yalamalıyız demiyorlar. Cottarelli taşlıyorlar. Sakın kanmayın. Aldanmayın. Ucuz siyaset bunlar... Çocuk kandırma... Seçmen kitlesine selam göndermek isteyenler, İtalyan Amerikalı Cottarelli'yi azarlıyorlar:

Sen kim oluyorsun...

Çizmeyi aşma...

Biz bağımsız ülkeyiz...

Senden mi emir alacağız...

Cottarelli azarlamak:

Şeytan taşlama kültürü...

Nohuttan küçük fakat mercimekten büyük taşları bulacaksın, şeytanı taşlayacaksın.

Suç bizde değil...

Biz çok iyiyiz... Asiliz...

Kusursuzuz...

Suç şeytanda demeye getireceksin.

Şeytan içimize giriyor...

Bizi kötü yola itiyor...

Taşlayalım şeytanı....

Kurtulalım...

Aynen bu kültür...

Taşla Cottarelli'yi, boşal.

***

Bak bak burada da bir taş var...

Al taşı, at Cottarelli'ye...

Vay vicdansız IMF'ci...

Diye bağır... Küfür et...

Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün... Koskoca Ticaret Odası Başkanı... Cottarelli'nin ziyarete gideceği gün, bu Sinan Aygün gazetecileri de çağırmış ve gazetecilerin önünde Cottarelli'ye 3 tane 100 dolar uzatıp, "Al bakalım sen bu 300 dolarla bir ay geçin de görelim. Türk halkı 300 dolarla bir yıl geçiniyor" demiş...

Vasatlığa bak...

Sanki Türk halkının 300 dolarla geçinmek zorunda kalmasının sebebi Cottarelli ve IMF'ymiş gibi... Sanki bu IMF'yi 1958'den beri 17. defa Türkiye'ye ekonomiyi düzletmesi için davet edenler Türk hükümetleri değilmiş gibi...

Sanki 1940 yılından beri...

Türkiye'ye dış açık verdiren...

Cottarelli ve IMF'ymiş gibi...

Sanki batak banka üreten...

İçi çürük şirket yaratan...

Türkiye'nin özel sektörü değil de IMF'ymiş gibi...

Taşla Cottarelli'yi, alkış al...

Yalana dolana bak...

***

Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin de dün gazete ve TV muhabirlerine bir açıklama yapıp, "Cottarelli'ye Ankara Gölbaşı'nda 100 dönüm arazi verelim, gel bu arazide tarım yap, bu taban fiyatlarıyla geçin de görelim..." dedi.

Ucuzluğa bak!

Tam şeytan taşlama...

Biz iyiyiz, şeytan kötü...

Yutturmacası...

Sanki KİT'lere gereğinin üç misli işçiyi dolduran Cottarelli'ymiş ya da yanıbaşımızdaki komşumuz Bulgaristan'ın inekleri 40 kilo süt verimine ulaşırken, bizim ineklerin 7 kilo süt verebilecek zavallılıkta kalmasının sebebi, bu ekonomiyi yönetenler değil de Cottarelli'ymiş gibi... Sanki Fransız çiftçisi dönümden 600 kilo buğday alırken, Türk çiftçisinin dönümden sadece 160 kilo buğday üretebilir duruma düşmesinin ya da düşürülmesinin nedeni Cottarelli'ymiş gibi...

MHP'li bakanlar...

DSP'li bakanlar...

ANAP'lı bakanlar da...

Kokmuş köfte peşinde...

MHP'li bakanlar kendilerine bağlı Sağlık Bakanlığı'nın 264 bin kadroyla yetinmeyip 37 bin yeni kadro daha almak istemesini, "Sağlık Bakanlığı'nda çalışanların kişi başına verimi açısından..." masaya yatırmak ve bu kadro şişkinliğinin enflasyondaki payını hesap etmek yerine Cottarelli'ye milliyetçi azarlama yapıyorlar.

***

ANAP'lılar, başkanları Mesut Yılmaz'ın geçen yılki zararı 70 trilyon liraya çıkan devlet şirketi THY'ye hiç kullanılmayan bir helikopteri 5 milyon 300 bin dolara kiralatmasının devletin açığının büyümesine ne etki yaptığının hesabını yapıp, özeleştiri asaletini yükseltmiyorlar fakat Cottarelli'ye höthötleniyorlar...

DSP'liler de...

Cottarelli'ye dönüp....

Çizmeyi aşma diyorlar...

Fakat Ankara'da 12 milyon dolara yapılıp, yakılan Sayıştay tipi binaları, Orman Bakanlığı kardolarının 63 yıldan beri şişmesini fakat 63 yıldan beri ormanların yanmaya devam etmesini, orman köylüsü 63 yıldır fakir kalırken orman kasabaları politikacıları ile orman müdürlerinin zenginleşmesinin bizim IMF reçetelerine mahkum olmamızdaki payını hiç tartışmıyorlar.

***

Palavrasyon şöhret peşindeler...

IMF'ye gidip yalvaran biziz...

Dünya krizi oldu, bizi vurdu...

Apo krizi doğdu, bizi vurdu...

Deprem krizi oldu, bizi vurdu...

Zaten dayanıklı değildik...

Bu üç krizle iyice dibe indik...

Ekonomimiz batağa gitmeye, halk tüketimden vazgeçmeye başladı. Zaten soyulmak için kurulmuş bankalar batmaya, şirketler gümlemeye başladı. Dış itibarımız, "BBB artıdan B eksiye..." indi, kimse bize dış kredi vermiyor, Hazine'miz dışardan borçlanamıyor, iç borçlanma sarmalından kurtulamıyoruz...

Ne olursun IMF bize gel...

Başımızda dur... Bütün dünya senin bizim başımızda olduğunu görsün; sen başımızdayken biz işçi ücretlerini, memur maaşlarını, çiftçi taban fiyatlarını düşük tutalım. Özelleştirmemizi hızlandıralım, dış kredi akışı başlasın, bütçemizin faiz dışı fazlası 20 milyar dolara çıksın...

IMF'yi davet eden biziz...

Anlaşmayı imzalayan da biz...

Bu anlaşma sonunda; dış kredi itibarı artmış. Bankalarımız 18 ayda 7 milyar dolar daha dış kredi bulmuş, açık pozisyonları yığışımlı (kümülatif) olarak 19 milyar dolara çıkmış, Hazine'miz 18 ayda 9 milyar dolar yeni dış borç bulmuş ve yığışımlı dış borç 105 milyar dolara gelmiş...

Bunlar Cottarelli sayesinde...

Şimdi Cottarelli, Ankara'ya geldiğinde; "Fazla hızlı büyüyorsunuz... Dikkat edin... Tüketim frenine basın..." diye ince ayar önerince "Vay sen kim oluyorsun... Al şu 300 dolarla geçin, görelim..." diye şovlara başlıyoruz..

Bıktık bu filmden...

Cottarelli taşlamak:

Kokmuş köfte...

Şeytan içimizde...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır