G.Saray'ın Hagi sorunu var. Güzellikler de çirkinlikler de Hagi'den kaynaklanıyor. Oysa G.Saray'ın upuzun bir futbol tarihimizi kökten değiştirdiğini dün Ali Sami Yen'de bir kez daha görmüştüm. Çünkü, Monaco maça canlı, hareketli ve baskılı başlamış olmasına rağmen, "ezik" takımdı. Hücum ediyor, alan daraltıyor, baskı uyguluyordu ama huzursuzdu, tedirgindi Monacolular. Çünkü, G.Saray'la oynadıklarının bilincindeydiler. Nitekim ilk zayıf anlarında Ümit'in şutu direkten döndü, üç dakika sonra da Jardel'in golü geldi.
İlk yarıya bütün futbol becerisiyle Hagi damgasını vurunca, G.Saray rahatladı. Ama aynı Hagi ikinci yarıya öfkesini yanlışlarını, inatçılıklarını taşıyınca, G.Saray beklemediği bir tablonun içinde buldu kendini. Şimdi maça biraz daha yakından bakalım:
1- Eskiden seyirciler enerji depolamak için Terim'in kulübesine bakardı. Şimdi bütün gözler Hagi'nin üzerinde toplanıyor. Ve Hagi kabul etmeli ki, müthiş hareketlerle hem takımını oynatıyor, hem de tribünleri tatmin ediyor. Ancak Hagi aynı anda teknik direktör ve hakem olmaya da kalkıyor. İşte o zaman işler sarpa sarıyor. Dün akşam da böyle oldu. 35 metreden attığı golde dilimin tutulduğunu itiraf etmeliyim. Ancak ikinci yarıda her hareketiyle kırmızı kart görecek bir futbolcu gibi oynadığını da itiraf etmeliyim.
2- Marco Simone ilk yarıda hayalet gibiydi. Jübile maçında oynuyordu sanki. İkinci yarıda ne olduysa, şöyle bir kıpırdandı, silkindi ve skor levhasının 20 dakikada eşitlenmesine yolaçtı.
3- Skor 2-1 olduğunda G.Saray'ın oyunu açmakta zorlandığını gören Lucescu haklı olarak sinirlendi. Taç çizgisine kadar gelip, Hagi'yi sert biçimde uyardı. Keşke o dakikalarda Hagi'yi değiştirmeye cesaret edebilseydi Lucescu.
4- Popescu böyle maçlarda soğukkanlılığı ve zekâsıyla takımına büyük katkı yapıyor. Onu, genç futbolcuların dikkatle izlemesi gerek.
5- G.Saray kuşku yok ki, geçen yıldan taktik bakımdan çok farklı bir görüntü çiziyor. Goller yiyecek, goller atacak. Bu çok açık! Yine de bir "dünya takımı" olma yolunda emin adımlarla ilerliyor Sarı kırmızılılar.