kapat

13.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
Antik English
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


Müthiş gece

Dün akşam Ali Sami Yen'de müthiş bir maç izledik. Seyretmesi de yazması da keyifli olduğu kadar çok zordu.

Her şey mükemmel başladı. Galatasaray'ın favori gösterilmesine rağmen Monaco gibi güçlü bir ekip karşısında çok zorlanacağını biliyorduk. Ama bu yıl izlediğim en iyi Galatasaray sahadaydı ve ilk yarıda özlenen futbolunu sahaya yansıtarak 2-0'ı yakaladı. Bu bölümdeki Galatasaray, Samsun'a yenilen takımdan çok farklı bir ekipti.

Hedefin büyüklüğü, işi ciddiye alma Galatasaray'ı farklı kılan ilk nedendi. Diğer neden ise Lucescu'nun Galatasaray'ı böyle önemli bir maçta oynayabilecek en iyi oyun kurgusuyla sahaya sürmesiydi. Jardel'in yanına alınan Ümit forvete dinamizm getirmişti. Bir orta saha oyuncusu gibi rakibi kovalayan, ön direk koşuları yapan, defansı ve orta alanı rahatlatacak, koşan bir partner Jardel'e de yaramıştı. Jardel'in de en hareketli oynadığı maçı izledim. Jardel'in bir Brezilyalı olduğunu sadece golleriyle değil zaman zaman yaptığı güzel hareketlerle de izledik.

Hakan'ıyla, Emre'siyle, kalede Taffarel'iyle ilk yarı için söylenecek tek şey ancak mükemmel olabilir. Ama ikinci yarı Hagi'nin yaptığı bir laubalilik var ki az kalsın her şeyi alt üst ediyordu. Oysa ilk yarıda o da takımını mükemmel yönetmiş ve Monaco kalecisinin hayatında yediği en güzel gollerden birini atarak Galatasaraylılar'ın gönlündeki yerini daha da sağlamlaştırmıştı. Ne gerek vardı Hagi?

Antipatik oluyorlar
Hakemin verdiği penaltı, saymadığı gol ve Hagi'yi atışının altında yatan bir gerçeği de söylemek lazım. Bu kadar tecrübeli oyuncular hakemle uğraşıp kendilerini antipatik yapmamalı. Öncellikle oyunun başında Hakan Ünsal ve Hagi ile bu konuda çok net yanlışlar yaptık. Hakemin verdiği bu kararlar dışında Ümit ve Jardel'in çizgiden çıkan ve direkten dönen topları gecenin şanssız olduğumuz dakikalarıydı.

Neyse ki, rakip takımdan Dabo'nun aptalca bir hareketi işi dengeledi. 10'a 10 kalma Galatasaray'ı yeniden canlandırdı ve Capone'nin arka direkten klasikleşen golü bu ilginç gecenin güzel bitişini getirdi. Gerçekten inanılmaz bir geceydi. Zor da olsa üç puanla açılışı yapmak özlenen hedef olan gruptan çıkmak için çok önemli bir başarı. Hatasıyla sevabıyla bravo Galatasaray!

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır