kapat

11.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
MURAT BİRSEL(mbirsel@sabah.com.tr )


Kuralsızlık kaçıncı sınıfta okutuluyor?

Yeni bir hafta başladı, üstelik okullar açılıyor, yaz tatili sona erdi. Herkes daha bir tempolu koşacak, bari moral veren güzellikler dolu bir yazı yazayım dedim.

Galiba beceremeyeceğim. İçimde isyan var!

Mesela "Okullar açıldı, sokaklar çocuklarla dolu, ne güzel" diyorum.

Aklıma saklambaç oyunu geliyor.

Önce "Ooo... piti piti", ebe tespiti. Sonra nereye sobe yapılacağının tespiti.

Sonra saklan, ebe seni arasın. Ya sobelersin, ya yakalanırsın, veya ebe seni sobeler.

Oyunun sistemi var.

Sistem arızası olunca da "Çanak çömlek patlar", oyun kendini "reset"ler. Baştan başlarsın.

Bu sistem kaçıncı sınıfta bozuluyor acaba?

Mesela ne zaman sobe duvarına koştuğunda birisi diğerlerine, "Sobe o duvar değil, bu ağaç, ben buraya sobeledim. Hepiniz yandınız, ben kazandım işte" diyor.

Kendi aklına göre, kendi çıkarınca iş yapıp oyunu bozmak, işine geldiği gibi kural tanımlamak acaba hangi sınıfta başlıyor?

Kafasına göre kural çıkartıp, ortak kuralları tanımayıp işi kendine yontanlara "Aferin seni gidi uyanık" diye ne zaman fısıldanıyor?

O uyanık çetesini ne zaman kuruyor?

Kaç yaşındayken başlıyor bu işler?

***

Biz ne zaman uyanacağız?

Bizler, yani sobe diye hep duvara gidenler, kuralına göre oynayanlar, "Artık sobeleme yeri bu ağaç oldu, hadi bakalım" demeyi bir ömür boyu anlayamayanlar!

Bizler, dağbaşı ortamının şehirlileri...

***

Adam otoyolda gidiyor, biri çocuk, dört kişiyi eziyor.

Kendini insan hayatı kurtarmaya adamış bir doktor, insan öldürüyor.

Doktor için 10 yıla kadar hapis isteniyor, yatacaktır.

Yatsa da yatmasa da o doktorun hayatı karardı gitti artık, yaşam bir ıstırap!

Peki adam ehliyetsiz mi? Ehliyeti var.

Alkollü mü? Değil!

Kendisi 90'la gidiyordum demiş, polis iddiası 120 ile gittiği...

Haydi öyle oldu, 30 kilometre daha hızlı otomobil sürdüğü için mi katil oldu?

Hayır!

Adam bizim yüzümüzden katil oldu, hepimizin yüzünden!

"Her an her şey olabilir Türkiyesi"nde yaşayan ve böyle yaşamayı sürdüren, bunu kanıksayan bizler yüzünden!

Otoyolda yaya ne arıyor?

Otoyolda minibüs durağı ne arıyor?

***

Efendim işte orada bir yerleşim merkezi var, bunlar da insan yani, evlerine gidecekler, böyle gidiyorlar!

Başka yol yok mu?

Var veya yok. O binalar kaçak veya değil. Belediye yol yapmış veya yapmamış...

Sonuçta... Siz otoyolda giderken karşınıza minibüsün önünden fırlayan bir grup çıkıyor, çarpmamak sizin sorumluluğunuz!

Çarpan katil, yanından sıyıran "Her şey olur Türkiyesi'nde" yoluna devam ediyor.

***

Başka ülkeler var dünyada...

Otoyolda adama çarp, adam öldüğünde polis "Otoyolda yaya ne arıyor" deyip bunu bir tür intihar vakası olarak değerlendiriyor.

Binanın tepesinden kendini atarak intihar eden olduğunda o binanın yapımcısı "Neden yüksek yaptın" diye nasıl suçlanmıyorsa...

Otoyolda yürümenin intihar olarak kabullenildiği yerlerde hiçbir minibüsçünün aklına orada yolcu indirmek gelmiyor, gelse de yolcu inmiyor. Otoyol refüjünün yanıbaşında gecekondu mahallesi de kurulmuyor.

Bizde o kadar ters ki sistem, bunların hepsi oluyor ve sonuçta doktor hapsi boyluyor!

Kanunlara da uygun oluyor.

***

Biliyorum, bugün siz de ben de otoyolda yüzlerce minibüsün durup yolcu bıraktığına şahit olacağız.

Aradan sıyırmaya çalışacağız.

Sıyıran devam! Çarpan cani!

Ses çıkartmadıkça böyle sürecek.

Bugünden itibaren otoyolu yaya geçidi niyetine geçen bütün yayalara korna çalacağım.

Onlara değil aslında, bir duyan (tercihen ombudsman ruhlu) olsun diye kornaya basacağım.

Önce frene!

Ama sonra kornaya...

***

Gerekirse, onlar da "Buraya bir üst geçit yapılmadıkça biz de bu otoyolu trafiğe tıkarız" diye eylem yapsın. Ombudsman buna da baksın...

Ama işin bir kuralı olsun!

Yayalar ve sürücüler olarak trafikteki kuraltanımazlık ve medeniyetsizliğimiz seri cinayet üretirken, kırmızı ışıkta duran Cumhurbaşkanı'nı "Halkına saygılı" diye sevmek nasıl bir toplumsal çelişkidir, anlayabilene aşkolsun!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır