kapat

11.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Otobüslere artık birer Hortum Süleyman lazım...

Bizim kulak çekmemiz artık yetmiyor. Anlaşılan bu şehirlerarası otobüslere birer Hortum Süleyman gerek... Alacak hortumu eline, on vuracak, bir sayacak... O kadar yazıyoruz, çiziyoruz, hâlâ dünya kadar şikayet geliyor. Alın size bir misal;

Uludağ Turizm İşletmesi'nin Ankara-Balıkesir seferine çıkan 26 HA 252 plakalı otobüsüne, 6.7.2000 günü, saat 14.30'da bir yolcu bindi. Biletini hareket gününden 3 gün önce almıştı. İsmini vermek istemiyorum, çünkü kendisi ODTÜ'de Öğretim Görevlisi bir Doçent, adamın başını derde sokmayalım... Daha otobüse bindiğinden 2 dakika sonra, aynı numaraya ikinci bir bilet satılmış olduğundan, kendisini kaldırmak istediler. Biletli yolcu olduğunu, yerinden kalmayacağını belirtmesi üzerine, bileti elinden alındı ve yok edildi. İtirazı üzerine kendisine başka bir bilet verdiler. Bu bilet ise, dandikmiş... Yer kavgası devam etti.

İsminin Mustafa olduğu öğrenilen şoför, yolcuya "Kafam zaten çok bozuk, gelirsem onun ağzını, burnunu kırarım" diye haber yolladı. Ama bizim kibar, efendi öğretim görevlisi inat edince, şoför otobüsü kenara çekip, durdurdu. Ve yolcunun üzerine yürüyerek, "Al şu paranı ve defol in bu arabadan" diyerek, başka türlü hakaretlerde de bulundu. Daha sonra da hızını alamayıp, bir küfür daha savurduktan sonra direksiyon başına geçti ve araba yeniden hareket etti. Bizim halim, selim ama inatçı yolcu, şoför muavinini çağırıp, şoförün adını, sefer numarasını istediğinde, ikinci bir hakarete daha uğradı. Bunun üzerine muavine, "Davranışını yadırgadığını, üniversitede öğretim görevlisi olduğunu, aynı zamanda Başbakanlıkta da danışman olduğunu" söylediğinde, muavin tavır değiştirerek, "Şoför 4 gündür yolda... Uyku uyumuyor, onun için çok sinirli" dedi ve hoş görmesini istedi. Muavinin bu ifadesinden sonra, bütün yolcular "Eyvah yandık" demeye başladılar. 4 gündür uyumayan şoför onları hedefe nasıl eriştirecekti.

İşte size bir şehirlerarası otobüs yolculuğu hikayesi... Şimdi sorarım size; "O otobüsteki halim, selim yolcu yerine bir Hortum Süleyman olsaydı, ne olurdu?..." Herhalde o terbiyesizler ağızlarının payını alırlardı. Ondan sonra da yok efendim insan hakları diye konuşup, dururuz. O haklar insanlara tanınmış haklardır, anlaşıldı mı?....

Pamukkale de kara listeye giriyor
Pamukkale Otobüs İşletmeleri'nin yetkilisi, sizin şirket de benim kara listeye giriyor. İzmir-Ankara seferi yapan, plakası 34 YYN 14 olan otobüsünüzün yolcuları, arabadaki uyarılara göre cep telefonlarını kapattılar ve sigaralarını içmediler ama bu uyarıları yapan personel, şoför dahil yol boyunca hem sigara içtiler, hem de cep telefonlarıyla konuşup, durdular. İkincisi, 4.8.2000 tarihinde İstanbul'dan Trabzona'a gidecek olan yolcunuz Şakir Tosun, 4 no'lu koltukta cep telefonunu, sigarasını ve dergilerini unuttu. Ama gidiş o gidiş... Bütün birimlerinize müracaat etmesine rağmen mallarını alamadı. Görüyorsunuz ya, siz umursamasanız da ben bu konulara önem veriyorum.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır