


Beyin ısrafı...
Bürokrasiyi yok etmek başka, bürokratı yok etmek başka.
Biz, ikincisini başardık.
Bürokrasi, aynen duruyor yerli yerinde.. Pırıl pırıl bürokratlar ise, yıllar içinde, yavaş yavaş safdışı bırakıldı.
Kimi, lüzumsuz işlere verildi.
Kimi, karalandı, lekelendi.
Kimi, partizanlığa uğrayıp kızağa çekildi.
Kimi de küstü, evine döndü.
Türkiyedeki ısrafın en büyüğü bu:
- Beyin ısrafı.
*
Bürokrasiden herkes şikayetçi.
Zararı yok.
Yine de onu yok etmek yanlış olurdu.
O bir sigorta'dır.
İnce eleyen, sık dokuyan bir güvenlik sistemi'dir.
Tabii, herşeye "hayır" diyen o kafa'dan bahsetmiyorum...
Ama asıl, beri tarafta, bürokrasinin vazgeçilmez bir uzman niteliği vardır ki, en istikrarsız dönemlerde bile, ülkeyi sırtında taşıyan o'ydu. Hükümet var olsun olmasın, sistem hep işledi. Devletin devamlılığı hep sürdü.
Sebep?
İnsan faktörü.
İyi yetişmiş insan.
Değerli Bürokrat.
*
Biz bunlara yıllar içinde, parça parça kıydık.
Gümrük'ten Maliye'ye, Sağlık'tan Eğitim'e, Hazine'den Plânlamaya kadar, her dalda kıydık. Yüzlercesine kıydık.
İçlerinde bölücülüğe ve irtica'ya bulaşmış olanlar da yoktu. Ama kıydık.
Bütün birikim ve deneyimlerinden faydalanacağımız bu insanlar gitti, yerlerine eş dost akraba, ya da partili geldi. Her devirde böyle oldu.
İşte, özellikle son 10 yılda hangi önlem ve öneri paketini açsak, bunu hangi kadrolar uygulayacak diye kara kara düşünür olduk...
Ne yazık.
Enerji'den Ulaştırma'ya kadar, Türkiye, hafızasını kaybediyor.
.....
Oysa gelmiş geçmiş en çaylak hükümetler bile, sırtını hep bu isimsiz kahramanlara dayadı.
Duraklamalar hep bilgi ve tecrübe sâyesinde geçiştirildi.
Son yılların en büyük şanssızlığı, şu uzman fıkaralığı'dır.
Elimizde avucumuzda kalan değerleri de şimdi tedirgin etmesek bâri...
- İnsan, kolay yetişmiyor.
Anladık da, yetişenlerin kıymeti çok mu biliniyor?
*
Tapu müdürlerinden nüfus memurlarına kadar, mevzuatı çok iyi bilen, dersini mükemmel çalışmış o cevval kadroları, çook ararsınız.
Bakanlara yol gösteren Müsteşarlardan veya Müsteşar Yardımcılarından, bilgi yüklü Genel Müdürlerden kaç tanesi kaldı elimizde? Aman, bâri onlara sahip çıkalım.
Gökten zembille inmiş, teşkilatı hiç tanımayan, mevzuatı zerrece bilmeyen, imza atmakta ürkek ama reddetmekte usta, âmirlerinin karşısında dalkavuk ama alt kadrolara gayet gaddar binlerce fuzuli şâgil'i ayıklayabilecek mi bu yeni çıkacak kanun?..
Uzmanlığı, bilgiyi ve yeteneği, bize tekrar geri getirecek mi? Ah keşke.
Yoksa sadece cadı mı avlayacak?
Cadı varsa elbet avlanacak.
Ama söyler misiniz, İstiklâl Marşı'nı ilâhi gibi okuyan zatı, bürokrat diye ben mi tâyin ettim o Bakanlığa?..
Yahut, yıllarca onu ben mi tuttum Bakanlıkta?