kapat

11.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Üstüne gitmeyin!

Recep Tayyip Erdoğan 312'nci maddeden hüküm giyip hapis yatmış ve siyasetten yasaklanmış biri..

Halkı din ve ırk farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek suçundan 1997 yılında yaptığı bir konuşma nedeniyle mahkum edilirken mahkeme onun kişiliğini ortaya çıkaran öteki beyanlarını da göz önüne almış "geçmişteki halini ve suç işleme eğilimini" dikkate alarak hapis cezasını paraya çevirmemiş ve ertelenmesini de uygun görmemişti.

Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, temyiz aşamasında verdiği mütaalada onun için şu değerlendirmeyi yapmıştı:

"Sanık, silahlı eylem çağrıştıran sözleriyle Sevr'i hortlatmaya çalışan ve bu nedenle ülkemizde hem bölücü parti ve kişileri, hem de siyasal islamcı parti ve kişileri destekleyen paralı ve çok etkili dış güçlere, ayrıca içimizdeki siyasal islamcılara, 'sizin aradığınız adam benim' imajını vermeye çalışmaktadır."

Tayyip Erdoğan, Vural Savaş'a tepkisini Tuzla'daki bir miting sırasında şu ifadelerle göstermişti:

"Sizin adınız Vural mı ki size 'vurun, alın' diyeyim.. Sizin soyadınız Savaş mı ki size 'savaşın' diyeyim.."

Şimdi bu konuşma da TCK'nun 311. maddesinde yer alan ve 5 yıla kadar ağır hapis cezası öngören yeni bir davanın konusu oluyor.

Bu konuşmanın "aleni tahrik" suçu içerdiği iddia ediliyor.

Yargılanması için İçişleri Bakanlığı'nın izni gerekiyor.

Keşke Erdoğan için istisnai bir red kararı çıkabilse.

Ceza, kamu yararı da gözetmeli. Siyasetten yasaklı olan Tayyip Erdoğan'ın ikinci kez hapse girmesi sonucunu doğuracak bir yargılama, onu layık olmadığı ve taşıma iktidarına sahip olmadığı umutların kahramanı katına yükseltecektir.

Dört aylık hapis cezası bile dün "referansım İslam" diyen, bugün o sicilini düzeltmek için -takiye mi, pişmanlık mı bilinmez- demokrasiye sığınan Erdoğan'ı, Fazilet Partili seçmenler katında etkili ve belirleyici bir role zaten yükseltmiştir.

Üstüne daha fazla gitmek, yeni yıldızlar çıkarma kabiliyeti dumura uğramış siyaset dünyamızın geleceğini tehlikeye sokabilir.

Bir siyasetçi için siyasi yasaktan ağır ceza olamaz.

Fazlasını zorlamak geri tepebilir.

İstismar ve kabadayılıkla yükselmiş bir kişinin rahat bırakılması ve kamuoyunun projektörleri önünde çelişkileri ve yetersizliği ile tükenmesine fırsat verilmesi, en hayırlı adalettir.

Yargı bu adaleti geciktirebilir!

Utanmak lazım!

Deprem konutları için acilen gerekli 157 trilyon lira, hükümet içinde sorun oldu.

Ekonomiden sorumlu bakanlar "Bu paranın bulunması imkansız" demişler.

Mutlaka bir yanlış anlama olmalı.

Ya haberi veren gazeteci yanıltıldı veya bakanlar sarhoştu, bu paranın ceplerinden istendiğini zannettiler!

Çünkü depremden sonra iç ve dış yardımlarla ve deprem vergileri ile 5 milyar dolara yakın kaynak sağlandı. Bu paranın dörtte biri bile depremzedeler için harcanmadı.

Deprem evlerinin yapılması, hem de zamanında yapılması, yalnız hükümetin değil, devletinin namus borcudur.

Bu tür konuşmaların dışarı sızması bile itibar ve güven kıyımıdır.

Hükümet yalnız millete değil, insanlığa borçlu olduğunu unutmamalı!

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır