kapat

11.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Tek Üzüntüm seni görememek
Cezaevi şartları Ecevit'i fazla etkilemiyordu. Midesi bile sorun çıkarmıyordu. Onun aklı fikri eşindeydi...

Bülent Ecevit daktilo ile uzun mektuplar yazarak özlemlerini ve isteklerini iletiyordu

Rahşan Ecevit ise elle yazdığı mektupların okunduğunu biliyor ve fazla uzatmıyordu

BÜLENT Ecevit eşine gönderdiği 14 Nisan 1982 tarihli mektubunda durumunun iyi olduğunu belirtiyor ve "Seni görememekten başka üzüntüm yok" diyerek moralini düzeltmeye çalışıyordu:

Sevgili Rahşan,
Zahmetine ve getirdiklerine teşekkür ederim. Dün sana bir mektup yollamıştım. Herhalde bugün yarın alırsın.

Yemekler konusunda hiç meraklanma. Gelibolu'dakinden bile daha iyi. Mektupta da yazdığım gibi, genellikle acısız, acılı olduğu zaman da bir tadına bakıp bırakıyorum. Zaten o kadar bol yemek geliyor ki, hepsini bitiremiyorum. Midemden yana hiçbir sıkıntım olmadığından emin ol. Seni görememekten başka bir üzüntüm de yok.

Gözaltı süresine, aile ve avukat temaslarına ilişkin bir takım sınırlamalar var. Ama bildiğim kadar istisnai uygulamalar da var. Umarım ki bir çözüm bulunur. Avukatlarla görüşmem başka davalar açısından zorunlu olduğu için dün Ankara Sıkıyönetim Savcılığı'na dilekçeyle başvurdum. Avukat arkadaşlar takip ederken, seninle görüşmeme izin verilip verilemeyeceğini de sorarlarsa iyi olur.

Gözaltına neden olan hususu kolayca izah edebileceğime inanıyorum. Onun için o konuda bir an önce ifademin alınmasını isteyen bir dilekçe de verdim.

Şimdilik aklıma yeni bir istek gelmiyor. Gelirse sana haber ulaştırırım. Dünkü mektupta da yazdığım gibi, sen, çamaşırlarımın ne kadar yeteceğini hesaplayarak, arasıra çamaşır gönderirsin veya getirirsin. O sırada ben de burada biriken kirlileri gönderirim.

Burada durumum çok rahat. Dün kitaplarıma da kavuştum. Bol bol okuyorum ve soruşturma hazırlığı yapıyorum.

Sevgiler...

BİNDE BİR TELEFON
Rahşan Hanım, mektupların okunduğunu biliyor, o yüzden kısa tutuyordu. 14 Nisan 1982 tarihli mektupta da gelişmeleri özetledi:

Sevgili Bülent,
Rahat olduğuna çok sevindim. Hasan bey de bizle beraber. Onlar da görüşme için yazılı olarak başvurmuşlar. Ayrıca aile olarak da görüşmenin sağlanması için girişimleri varmış. Senin yaptığın başvurulara memnun oldu Hasan Bey. Onlar da yapmışlar. İfade için onlar da başvurmuş.

Acil hallerde telefon edebileceksin herhalde.

Sevgiler. Rahşan...

İLKBAHAR GELMİŞTİ
Dışarıya bahar gelmişti. Her sabah daha yeşil bir gün doğuyor, tomurcuklar çiçeğe dönüşüp renk karnavalına katılıyordu. İnsanlar da doğa ile birlikte yaşama yeni uyanmış gibi, sokaklarda, parklarda elele dolaşıyordu. Mevsimin duyguları coşturduğu günlerde demir parmaklıkların arkasında olmak, şair Ecevit'e acı veriyordu.

"Sevgili" eşine 15 Nisan 1982 tarihinde gönderdiği mektup, özlem dolu satırlarla başladı; cezaevi gerçeğinin ve CHP davasının zorunlu kıldığı isteklerle sürdü:

Sevgili Rahşan,
Bu güzel bahar günlerinde seninle birlikte olabilmeyi, tanıdık tırtılların kelebeğe dönüşmesini yine birlikte seyredebilmeyi çok isterdim. Kim bilir belki de yetişiriz...

Dün uzaktan da olsa seni görebildiğime çok sevindim...

ŞELTOKS RİCASI
Dışarıda baharın coşkusu, içeride yaşamın gerçekleri vardı. Bülent Ecevit, mektubuna "ihtiyaçlarım" başlıklı uzunca bir notla devam etti:

* Temizlik için su ısıtmak bakımından elektrik ocağı gerekli. Küçük ocak yeterli olacak.

* Karbon kağıtlarını burada kantinden aldırdım.

* Ayrıca, daktilo silgisi için kalemtraş gerekli. Yazı masamın arkasındaki dolapta vardır. Bir de küçük aynayı gönderirsen iyi olur.

* Henüz sinek yok ama havalar ısınmakta olduğuna göre bir Şeltoks rica ederim.

* Bir de Novaljin lütfen.

* Gömleğim de bir tane kalmış.

***

Soruşturma hazırlığı (Hazırlayanın notu: CHP soruşturması) ile ilgili olarak senden bazı ricalarım olacak:

* 1979 yaz başlarında (bazı temel atmalar için Balıkesir ve Bursa'ya gittiğimizde) özel sektörün bize karşı paralı duyuru kampanyası olmuştu. O duyurularla, onlara tepki olarak yaptığım konuşmalar.

* Bazı olaylı gezilerimizin kupürlerini de konuşmalarımla birlikte, plastik dosya kabı içinde klasörlere yerleştirmiş olmalıyım. 1975-77-79 seçim kampanyaları dönemlerine klasörlerde bakarsan, olup olmadığı anlaşılır.

* ARAYIŞ'daki tüm başyazılarımı kesip bir dosya haline getirirsen sevinirim. Ya da vaktin olmayacaksa, ilk iki ciltten ben bakarım.

Avukatlara veya sana görüşme izni çıkarsa bunları o zaman alırım.

Dünkü (14 Mayıs) Washington Post'la The Guardian'da benim için birer başyazı çıkmış.

Birincisini Asude (Hazırlayanın notu: Rahşan Hanım'ın kızkardeşi) herhalde sağlayabilir. İkincisini de ya Metin Münir (H.N.: Gazeteci), David Barchard'dan (H.N.: Gazeteci) isteyebilir ya da sen telefon edip Arthur Wyatt'tan isteyebilirsin.

Yine sana pekçok iş çıkardım. Ama hiçbiri için acele etme.

Sevgilerle...

İKİNCİ TUTUKLULUK
Rahşan Hanım, eşinin isteklerini kısa sürede karşıladı.

Bu arada bir kez daha dışarı çıkma umudu yakalayıp, bir kez daha düş kırıklığına uğradılar.

Alman Der Spiegel dergisi ve Hollanda televizyonu davasından ötürü gözaltında tutulan Ecevit'in "tutuksuz" yargılanmasına kararlaştırıldı. Ama dışarı çıkamadı.

Sıkıyönetim Komutanlığı, Danimarkalı gazeteci Jan Stage'nin "Ecevit'in görüşlerini aktardığı" makalesi nedeniyle 2 Numaralı Sıkıyönetim Mahkemesi'nin verdiği "tutuklanmasına mahal olmadığı" yönündeki karara itiraz etmiş ve itiraz yerinde bulunarak Ecevit yeniden tutuklanmıştı.

Daha öncekine benzer bir taktik uygulanıyordu. Jan Stage davasından tahliyesi kararlaştırıldığında Der Spiegel- Hollanda TV'si davası gündeme getirilmiş, bu davadan tahliyesine karar verildiğinde yeniden Jan Stage davası gerekçe gösterilerek tutuklanmıştı.

Askerler Ecevit'i içeride tutmaya kararlıydı...

DÜNYA BASINININ GÖZÜ ECEVİT'İN ÜZERİNDEYDİ
"Bay Ecevit evinde basın toplantısı yaptı..." 12 Eylül sonrasında Ankara'yı takip Fransız Sygma Ajansı bu fotoğrafın arkasına şöyle yazmıştı : "Türkiye'nin eski başbakanı Bülent Ecevit, 2 ay cezaevinde kaldıktan sonra 1 Şubat 1982'de serbest bırakıldı. Ecevit, politik demeçler verilmesini yasaklayan 42 numaralı Sıkıyönetim kararını ihlal ettiği gerekçesiyle cezaevine konulmuştu." (Fotoğraf: Owen Franken)

ESKİ KONUŞMALAR ARŞİVLERDEN ÇIKARILDI
CHP soruşturması tabii ki Ecevit'in, 12 Eylül öncesinde yaptığı konuşmaları da kapsıyordu. Dışarıda avukatlar, "içeride" Ecevit harıl harıl savunmaya hazırlanıyordu. Ecevit sık sık Rahşan Hanım'dan gazete kupürleri ve doküman istiyordu.

YARIN
"Ve işte yılın komedi filmi"

* Rahşan Ecevit neden Danimarkalı gazeteci Jan Stage'nin peşine düşmüştü?

*Ecevit'i kurtarmak için savaşa rağmen Falkland Adaları'ndan kimin ifadesi getirildi?

* 28 Mayıs 1982... Bu tarihin Ecevit çifti için anlamı neydi?

*Rahşan Hanım, cezaevinde bulunan eşinin doğum gününü hangi "hediye" ile kutladı?

* "Senaryosu yazılsa yılın en büyük komedi filmi olurdu..." Rahşan Ecevit hangi olaylar için bu yorumu yapıyor?


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır