Dünya Altın Konseyi Başkanı Murat Akman'a göre Kapalıçarşı da altın sektörünün kalbi konumunda. Burada hergün değeri 9 trilyona yaklaşan 1 ton altının el değiştirdiğini belirten Akman, Çarşı ve etrafından her an 300 trilyon değerinde altın bulunabildiğini söyledi. Akman altın sektörü ve Türkiye'nin konumu ile ilgili sorularımızı cevaplandırdı.
* Türkiye altın piyasasında hangi konumda bulunuyor?
Türkiye yıllık ortalama 200 ton altın ithal ediyor. İç piyasadaki hurda dönüşüyle birlikte 250 tonluk bir üretim gerçekleştiriyor. Bunun 100 tonu turistler kanalıyla ve dış pazarlara ihraç ediliyor. Türkiye'ye gelen her 3 Alman turistten biri ortalama 2 takı alıp gidiyor. İç piyasada ise 100 bin ton altın tüketiliyor. Bunun yüzde 40'ı yatırım amaçlı olarak alınırken, geri kalanı takı olarak tüketiliyor. Kapalıçarşı ve çevresindeki atölyelerde ise ise 30-40 tonluk bir rezerv el altında hazır bulunduruluyor. Darphane ise her yıl 20 ton yeni Cumhuriyet sikkesi basıyor. Geçen yıl 50 altın üreticisinin biraraya gelerek kurdukları Anagold Sektörel Dış Ticaret Şirketi, 140 üreticinin ürünlerini sürekli olarak sergiliyorlar.
* Kapalıçarşı'nın rolü nedir?
Çarşı sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da merkezi konumunda. İçinde 2 bin kuyumcu bulunuyor. Kapalıçarşı ve çevresinde 10 kişilik 5 bine yakın atölye faaliyet gösteriyor. Hem toptan hem perakende hem de turiste yönelik satış yapan dünyada başka merkez yok. Kapalıçarşı ve çevresinde 30-40 ton altın heran bulunur. Türkiye'nin 250 tonluk üretim ve satışı olduğunu düşünürsek, bu çevrede günde 1 ton altın dönüyor.
* Türkiye'nin dünya üretim ve tüketiminde ilk 5'te yeralma başarısının nedeni nedir?
Günde 24 saat çalışmak olarak açıklayabiliriz. Bu işi 5 bin yıldan beri biliyoruz ve yeni teknolojiyi günü gününe takip ediyoruz. Kuyumcular, son 10 yıl içinde büyük bir gelişim sağladılar. Son 10 yıl içinde büyük bir makina yatırımı gerçekleştirdiler. 3-4 kişilik atölyelerde mühendis istihdam etmek pahalı bir yatırımken, bugünün altın fabrikalarında metalurji ve makina mühendisi olarak 20-30 kişi çalışıyor. Tasarımcı sayısı da 300-400'lere yükseldi. Fakat sektörde tasarımcıya büyük talep var.
Ne tam makine, ne de el ağırlıklıdır. Karma bir yapıya sahiptir. Fakat, döküm pres ağırlıklı hem makine, hem de el emeği gerektiren ürünlerde makine zinciri üretimde dünya lideri konumunda olan İtalya ile rekabet edebilmekteyiz. Atölye sayısı 6-7 bine yükselerek sektörün istihdam kapasitesi genişledi. 150 kişi çalıştıran yerler bin kişiye yükseldi. Ciddi bir endüstri haline geldi. 1991'de istihdam 70 bin kişiden 250 bin kişiye yükseldi. Bu 10 yıllık süre içinde istihdamını 4'e katlamış başka bir sektör olduğunu sanmıyorum.
* Bu sektörde bir işçiye iş yaratma maliyeti nedir?
Tekstilde, 6-8 bin dolar arası bir işçiye iş yaratılırken altın sektöründe bu rakam bin-2 bin dolara maloluyor. Dolayısıyla istihdamı kolay bir sektör. Kaliteli bir insan işçiliği gerektiriyor.