Eylül'de canlanması beklenen borsa gittikçe kan kaybediyor. Borsanın geçen hafta yüzde 6.8 gerilemesine karşılık SPK'ya tam 5 halka arz başvurusu yapılması, bu canlanma beklentisine hazırlık yapılmak istenmesinden kaynaklanıyor. Geçmiş yıllardaki gibi, Eylül sendromu yaşanmamasına karşılık piyasaların stresini ekonomik gelişmeler artırdı.
* Ekonomik gelişmeler- IMF heyetinin Türkiye'de olması ve uygulanan ekonomik programda iyi gitmeyen yönlerin belirtilmeye başlanmasına karşılık, siyasi otoritenin hareket etmekteki isteksizliği, programa duyulan güveni azaltıyor. Bu da yerli ve yabancı yatırımcıları satışa yöneltti.
* Program hedeflerini tutturmada çok önemli bir yere sahip olan Türk Telekom'un satışı geçen hafta suya düştü. Bunun üzerine Hazine elini çabuk tutarak Telekom'dan beklenen geliri karşılamak üzere dış borçlanmaya çıktı ve 750 milyon dolarlık bir borçlanmaya gitti. Ancak Telekom'un satışı konusunda kamu, önlem almada gecikti.
* Uygulanan ekonomik programdan dolayı kârları düşmesi beklenen bankaların ratingini artırmayan Moody's, bu hafta Türkiye'nin kredi notunu gözden geçirmek üzere Ankara'ya geliyor. Ülke notunu artırması beklenen kredi kuruluşunun bankalar hakkında verdiği karara bakarak "Türkiye'nin notu artmayacak" korkusuna kapılan piyasalar satışa yöneldi.
* Siyasi gelişmeler- Ekonomik gelişmelerdeki bu olumsuzluklar yanında Ekim ayında Meclis'in de açılmasıyla siyasi faktörlerin devreye girmesi bekleniyor. Başta Fazilet Partisi hakkında Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar olmak üzere Memur KHK'sının yasa şeklinde düzenlenecek olması da piyasalar üzerinde stres yaratıyor.
* Yüzde 52 değer kaybı - Bu beklentilerle borsa yüzde 6.8 düşerek bu yılın en düşük düzeyine indi. Endeksin dolar kuruna bölünmesiyle bulunan dolar endeksi 1.80 düzeyine geriledi. Bu rakam 18 Ocak'taki 3.78'lik düzeye göre yüzde 52 oranında bir gerilemeyi yansıtıyor.
Kısa sürede gerçekleştirilen bu düşüşün yüzde 52'ye varması, olumlu herhangi bir gelişmeyle borsanın tepki verebileceğine yorumlanabilir. Ekonomide önlem için liderlerin toplanlaması ve yeni bir kararlılık gösterisi böyle bir sonuca yol açabilir. Özelleştirmede veya Telekom'un yeniden ihale edilmesinde yapılacak bir düzenleme veya adım da benzer sonuçlara yol açabilir. Moody's Türkiye'ye gelmesine gelecek ancak notun açıklanması Ekim'e kalabilir. Önlem alınırsa notun artması yeniden kuvvetlenebilir.
Ekim ayındaki olumsuz beklenen siyasi gelişmeler iskonto ediliyor. Eğer iskonto edildiği biçimde gerçekleşmezse bu piyasaların nefes almasıyla sonuçlanabilir.
Ekim ayında netleşecek olan 2001 bütçe rakamları hükümetin programı sürdürme konusundaki kararlılığını ortaya koyarsa olumsuz siyasi gelişmelerin olumlu ekonomik gelişmelerle dengelenmesi söz konusu olabilecek.
Bugünden görünen Eylül ve Ekim aylarının, borsanın tabanını arayacağı, belki bulacağı ve ardından yukarıya döneceği aylar olmaya aday olduğu. Sadece borsa için değil, ekonomi ve Türkiye için de.
Sonuç - "Her bulut fırtına doğurmaz"