|
|
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net
)
|
  
Uçlardaki değişim
Son üç-dört yıldır, yukarılardan bir yerlerden körüklenen zıtlaşma ve kamplaşma eğilimine inat, toplum ve toplumla sıkı bağları olan siyasi yapılanmalar içinde, çatışma yerine uzlaşma eğiliminin ağır basması Türkiye'nin en büyük şansı herhalde... Zıtlaşma, yerini birbirini anlama ve ortak payda bulma gayretine bırakıyor. Ve böyle samimi bir çabaya girildiğinde, doğal olarak bulunan ortak payda da demokrasi oluyor. Birkaç gün önce Diyarbakır'da tanık olduğumuz sahne gerçekten de tarihi: 25 yıl önce Türkeş'in sokulmadığı Diyarbakır, MHP lideri Bahçeli'yi alkışlarla karşılıyor. Bahçeli ve bakanları da kentin sorunlarını anlatan HADEP'li Belediye Başkanı'nı alkışlıyorlar. Yine aynı günlerde il kongrelerini yapan HADEP'te de farklı bir rüzgar estiğini görüyoruz. Parti, "ayrılıkçı parti" görünümünden uzaklaşarak, "Türkiyelileşme" mesajı vermeye çalışıyor. Son dönemde Fazilet Partisi içindeki yenilikçi kanatta da, benzer bir çaba görüyoruz. Bu tablonun ortaya çıkışında ne MHP'nin bundan yirmi yıl önceki MHP, ne de HADEP'in ve Fazilet'in bundan birkaç sene önceki partiler olmayışlarının etkisi var. Türkiye'de siyasetin uçlarını temsil eden her üç parti de ülkenin ve dünyanın yaşadığı iklim değişikliğine denk düşen bir değişim geçiriyorlar. HADEP, onbeş yıllık kanlı savaştan çıkardığı dersler sonucu, çizgisini revize etme gereğini duyuyor, Kürt meselesindeki duyarlılığını korumakla birlikte, sorunun çözümünün Türkiye'de demokrasinin gelişmesi ve derinleşmesinden geçtiğini görüyor; bu yüzden de "Türkiye'de demokrasi" programını ön plana çıkarmaya hazırlanıyor. MHP'nin de son yıllarda geçmişinde taşıdığı şiddet lekesinden arınmaya çalışışına tanık oluyoruz. Parti, fanatik milliyetçi rüzgarın yükseldiği dönemlerde aldığı sorumlu ve itidalli tutumla puan topluyor. Programını çağın gereklerine göre revize etme, Avrupa Birliği'ne üyelik ya da Öcalan'ın idamı gibi meselelere daha esnek bakabilme noktasında önemli adımlar atıyor. Parti yönetimi, dünyayla bütünleşmeye çalışan Türkiye'nin önünde engel olmamak, böyle bir tarihi sorumluluk taşımamak konusunda hassas ve iyi niyetli. Bu iyi niyet ortaya çıktıkça, kamu vicdanı eski defterleri kapatmaya ve eski suçları affetmeye daha meyyal hale geliyor.
Değişim rüzgarlarından en fazla etkilenen partilerden birinin de Fazilet Partisi olduğunu görmemek içinse ya kör ya da kötü niyetli olmak gerekiyor. Parti, özellikle 94 yerel seçimlerinde kazandığı başarıdan bu yana, geleneksel tabanını aşıp daha geniş kesimleri kucaklamak için sürekli çaba içinde. Özellikle parti içindeki yenilikçi kanat, inanç ve ibadet özgürlüğü üzerindeki baskıların kalkmasının, ancak daha demokratik bir Türkiye'de mümkün olabileceğini, bu yüzden de programlarının baş maddesinin daha çok demokrasi olduğunu her gün biraz daha net bir biçimde görüyor. Bunu gördükçe de başörtüsü sorununu ya da İslami eğitim sorununu bir insan hakları sorunu olarak ele alma eğilimi gittikçe güçleniyor. Parti sık sık kendi içinde "çifte standart" tartışmaları yaparak; "kendi için demokrasi" noktasından "herkes için demokrasi" noktasına doğru evrilmeye çalışıyor.
***
Türkiye siyasetinin uçlarında yeralan bu üç çizgi, uçlardan ortalara doğru kaymaya, demokrasi vurgusunu artırmaya ve toplumun bütününü kucaklamaya çalışırken, değişmeden kalan bir çizgi var; o da TKP-ML, TİKKO ve onlar gibi terörist gruplar...
Onlar değişmiyor. Değişmedikleri o kadar belli ki, üç masum insanın kanına girmekle suçlanan Fehriye Erdal, hiçbir pişmanlık duymadan, hala mahkeme salonunda muzaffer bir edayla zafer işareti yapabiliyor. Kitleselleşen, tabanını genişleten ve gerçek hayatla yüzyüze gelen politik hareketler yavaş yavaş ayaklarını yere basar ve demokrasinin faziletleri keşfederken onlar değişmiyor. Çünkü onlar toplumdan, hayattan kopuk bir şekilde kendi küçük dünyalarında yaşamaya devam ediyor.
Geniş kitlelerle güçlü bağlar kurmak ve açık siyaset yapmak bütün aşırılıkların ilacı sanki. Toplum, kendisiyle güçlü bağlar kuran politik hareketleri uzun vadede mutlaka kendine benzetiyor.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|