kapat

10.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Yellentileri boyama uğraşları

Dün sabahın erken saatlerinde, 7 Amerikan astronotu yine uzaya gönderildi. 10, belki de 11 gün kalacaklar uzayda... Ve eski Sovyet uzay istasyonu Mir'in miyadını doldurmasından sonra gönderilen yeni ABD uzay istasyonunu gözden geçirip, eksikliklerini tamamlayacaklar.

Bu arada astronotlardan ikisi uzayda da bir yürüyüş yapacak...

Bundan sonraki program; ABD uzay istasyonuna, Rus kozmonotlarla birlikte gidilmesini kapsıyor...

Önümüzdeki yeni milenyumda, uzayda da kimbilir neler olacak?..

Adam başına düşen ulusal gelir açısından, yeryüzü sıralamasında 93. basamağa; yani Güney Kıbrıs Rum Devleti'nin bile 70 basamak altına inerek, 20. Yüzyıl'ı da tam bir fiyaskoyla ıskaladığımızı kanıtladık.

Ama, yine de üzülmeyelim. Bizim de kendimize göre büyük başarılarımız oluyor. Örneğin geçen hafta Hakkari kentimize ilk kez trafik işaret lambaları dikildi...

Bundan 40 yıl önce Aziz Nesin günlük yazılarını, "Eller aya, biz yaya" başlığı altında yazardı.

Bugün ise Hakkari kentimizde bile trafik lambaları var..

Eller yaya, biz de biraz yaya, biraz motorlu arabaya...

Unutmamak gerekir ki, bu başarılarımızı da; Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda; kuşaklar boyu, 10. Yıl Marşı'mızı söyleyip durmamıza borçluyuz.

Biliyorsunuz o marşın en vurucu dizelerinden biri de şudur:

"Türk'e durmak yaraşmaz, Türk önde, Türk ileri"

Yoksa Hakkari'ye de, geçen hafta trafik lambası dikemezdik.

Siz siyasal, yahut vatani bir açıklama yaparken, "Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti" olmasından yana olduğunu belirtmeyen kimseye rastladınız mı?

Ancak Kopenhag kriterlerinden söz edilince, bir duraklama oluyor bazen...

Bu kriterler, yukardaki ilkelerle ters düştüğü için mi?

Kimbilir, belki de nedeni başka...

Vaktiyle adamın biri, uğraşmış savaşmış, bir pireyi eğitmiş. Pireye:

- Zıpla, deyince, pire hemen zıplıyormuş...

Bir meraklı da, inceleme yapmaya kalkmış pire üstünde ve önce bir ayağını koparmış pirenin. Arkasından:

- Zıpla, demiş.

Pire zıplamış...

Bir ayağını daha koparmış:

- Zıpla...

Pire, iyi kötü yine zıplamış..

Ve bir ayağını daha koparmış:

- Zıpla...

Pire bu kez zıplayamamış.

Deneyi yapan, hemen not düşmüş defterine:

- Pirenin üç ayağını kopardığın zaman, kulağı duymaz oluyor...

Ola ki, Kopenhag Kriterleri deyince de, böyle bir şey oluyor.

Bir gün bir köye, fal bakmak için Arap bir bacı gelmiş. Köylüler:

- Aman bacı, demişler, bizim fal mal baktıracak halimiz yok. Şurda köyün sonundaki köprünün dibinde bir şeytan oturuyor. Sabah akşam köye gelip; kadın erkek, yaşlı çocuk demeden, hepimizin ırzına geçtikten sonra, yine köprünün altına dönüyor. Sen önce bizi şeytandan kurtar...

Arap bacı:

-Peki, demiş. Doğru şeytanın dibinde oturduğu köprüye gitmiş. Başlamış bağırmaya:

- Hey şeytan gel buraya...

Birden çıkıvermiş şeytan karşısına:

- Sen şeytan mısın?

- Evet...

- Her istediğini yapabilir misin sen?

- Evet...

Arap bacı, mahrem yerinden kıvrık, siyah bir kıl koparıp uzatmış şeytana:

- Al bunu düzelt, demiş...

Ve devam etmiş yoluna...

Aradan geçmiş 20 yıl. Arap bacının yolu yine aynı köye düşmüş. Köylüler öpe kucaklaya karşılamışlar Arap bacıyı:

- Sayende şeytandan kurtulduk, demişler; 20 yıldır ne geldiği var, ne göründüğü..

Bacı, köyden ayrılırken tekrar uğramış köprüye. Bakmış, şeytan hâlâ daha kendisinin kıvrık, siyah kılını düzeltmeye uğraşıyor. Bacı gülerek eteğini kaldırıp orasını göstermiş şeytana:

- Sen hele bir düzelt onu, bak daha ne kadar var burada, demiş.

Avrupa Birliği de, bizim Ankara'daki egemenlere:

- Önce sen şu insan haklarını düzelt hele, diyor...

Bilmem anlatabildim mi?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır