kapat

09.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


Hizmet mi hezimet mi?

Türkiye'de siyasete kısa ya da uzun süre bulaşmış her kişi kendisini "büyük hizmet yapmış adam" olarak sunmak alışkanlığındadır.

Cumhurbaşkanları, başbakanlar ve bakanlar ülkeye; belediye başkanları kentlere hizmet etmişlerdir.

Bu önemli zevat zaman zaman "hizmetlerinden dolayı" ödüllendirilir, plaket ve hediyelere boğulur, fahri doktora ünvanlarıyla onurlandırılır.

Kendileri için düzenlenen toplu yemeklerde beyaz gerdanlı sarışın şarkıcılar onlara arkadan yaklaşarak eğilir ve ellerini yumuşak bir tempoyla sallayarak "Beraber yürüdük biz bu yollarda!" gibi anlamlı şarkılar söylerler.

"Bir şarkısın sen-Ömür boyu sürecek!" gelir ardından.

Çünkü bu kişiler "hizmet" etmişlerdir.

Halkla birlikte yürüdükleri, yağan yağmurlarda birlikte ıslandıkları ve bu yüzden ömür boyu sürecek bir şarkıya dönüştükleri varsayılır.

Oysa gerçek bunun tam tersidir.

O yağmurlar "ahmak ıslatan" yağmurudur.

Halk olarak bizim gibi ahmakları ıslatan yağmur, devlet şemsiyeleri altında do

***

"Hizmet"in kalitesini sorgulamak gelmez aklımıza.

Başbakanlar ülkeye hizmet etmiştir ama nedense bu hizmet edilen ülke, iç savaşların eşiğine getirilmiş, yüksek enflasyonlarla sarsılmış ve gelir dağılımında 93. ülke konumuna düşmüştür.

Cumhurbaşkanları, başbakanlar ve bakanlar bu ülkeye öyle çok hizmet etmişlerdir ki, büyük gayretler sonucunda milli gelirimizi birey başına 2850 dolara düşürmeyi başarmışlardır.

Bu durumu, Güney Kıbrıs'ın 15 bin dolarlık milli geliriyle karşılaştırmak bile bu ülkeye ne kadar hizmet edildiğini anlamak için yeterlidir.

Gerçi bir Türk dünyaya bedeldir ama milli gelir düzeyi bakımından bir Kıbrıslı Rum, 5.5 Türk eder.

***

Bu ülke öyle büyük hizmetler görmüştür ki yurttaşları vizesiz yurtdışına adım atamaz, sınır kapılarında horlanır ve mavi pasaportu gören yabancı gümrük memurları engerek yılanına bakar gibi irkilir.

Çünkü bu ülkenin yurttaşları, hizmet edile edile yurt dışına göç etmek ve ekmek parası kazanmak hevesine kapılmıştır.

Ama bu yurttaş kitlesine banka batıran, ülkeyi soyup soğana çeviren akrabalar dahil değildir.

***

Avrupa Birliği, bütün ekonomik yardımları insan hakları teftişlerinin sonuçlarına bağlar.

16 bin faili meçhul cinayetin, aslında malum olan failleri kahramanlar gibi dolaşır ortalıkta.

Hapisanelerde, genç mahkumların kolu kopartılıp köpeklere atılır.

Hizmet görmüş memleketimiz 21. yüzyılda, yeterli elektrik üretemediği için üç lambadan ikisini söndürmek yoluna başvurur.

***

Gelmiş geçmiş belediye başkanları da o kadar büyük hizmetler yapmışlardır ki, kentlerimizde kanser urları gibi çirkin kaçak mahalleler boy atmış ve güzelliği dillere destan Boğaziçi dahil her yer lağım kokmaya başlamıştır.

İşte böyle "inkardan gelinmez" hizmetler görmüştür kentlerimiz.

***

Acaba diyorum bundan sonra gelenlere yalvarıp yakarsak ve desek ki: "Size istediğiniz ünvanları verelim; mesela başhakem, başhoca, başevliya, Türkbaşı... nasıl dilerseniz öyle seslenelim, başımıza taç yapıp taşıyalım, istediğiniz kadar parayı da önünüze yığalım. Tek şartımız var: Aman hizmet etmeyin bize. Artık hizmetten korkuyoruz."

İşe yarar mı acaba?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır