kapat

09.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


İzmir-Kemalpaşa Belediye Başkanı, beni iyi dinle...

Hani bir söz vardır; "İnsanı yaşadığına da, yaşayacağına da pişman etmek..." İşte bu deyimin bir başka türlüsünü de, yurtdışında çalışmış vatandaşlarımız, ülkeye dönüşlerinde söylüyorlar. Burada gördükleri muameleden sonra, "Döndüğümüze de, döneceğimize de pişmanız" diyorlar. Onları bu duruma düşürenler de maalesef Türkiye'deki yöneticiler... Seçilmiş olsun, atanmış olsun ayrı bir problem... Tabii hepsi için söylemiyorum. Ama içlerinden birçoğu böyle... Tıpkı İzmir-Kemalpaşa Belediye Başkanı gibi...

Bak şimdi Başkan Bey, beni iyi dinle... Tülay Can 3-4 sene önce Berlin'den ülkesine kesin dönüş yaptı. Ama yurda döndükten sonra gördüğü haksızlıklar, yolsuzluklar onu döndüğüne pişman etti. Almanya'da çalıştığı sıralarda, biriktirdiği Marklarla Kemalpaşa'dan bir dükkan almıştı. Kiraya verdiği kişi de 1 senedir kirayı ödemedi ve çekti, gitti. Tülay hanım "Allah'ından bulsun" diyerek, peşine düşmedi. Kadıncağız tahliyeden sonra TEK'na gitti. Eski kiracı 18 milyon borç takmış, onu ödedi. Elinde bir de su makbuzu vardı, 11 milyon... Onu da gidip, Belediyeye ödeyeyim dedi. Ama gittiğinde sanki belediye binası başına yıkıldı. Karşısındaki yetkili ona, 90 milyon ödemesi gerektiğini söyledi. Meğer kiracı 9 aydan beri su parası ödememiş. Ama Belediye o ödemediği halde ne suyu kesmiş, ne de saati mühürlemiş.

Eski kiracı şakır şakır suyu kullanmış, şimdi ceremeyi ev sahibi çekecek. Şimdi bu kadının suçu ne?... Dürüstlük yapıp, hesapları kesmek istemesi mi?... Kendisinin Almanya'da değil, Türkiye'de yaşadığını o zaman anladı. "Pekiyi neden o adamdan parayı tahsil etmediniz?..." dediyse de kimse umursamadı. Şimdi bu bayanın problemini çözmediğiniz bir yana, onun durumunda olan kimbilir daha kaç kişi kapılarınızdan dönüyor. Ya da sizin ihmaliniz yüzünden başkasının kullandığı suyun parasını ödüyor. Bana bir cevap ver de, işin iç yüzünü anlayalım. Vatandaşın oylarıyla, vatandaşa hizmet etmek için seçildiğinizi unuttunuz mu?... Seçilir, seçilmez onlara sırt dönmek marifet mi?..

Ne yaşar, ne yaşamaz...
Dönüp, dolaşıp, Aziz Nesin'in hikayelerine geliyoruz. Hani bir hikayesi vardı; "Yaşar ne yaşar, ne yaşamaz" diye.. İşte bu olay da aynen böyle... Adam 3 ay önce İstanbul'dan İzmir'e işi gereği taşınmış. Bu arada eşinin çantasını sokakta çalmışlar. Çantada kıymetli eşya bir yana, eşine ve oğluna ait kimlikler varmış. Bunun için karakola gidip, tutanak tutturmak istediklerinde aldıkları cevap, "Gerek yok, yeniden çıkartırsınız olur biter" olmuş. Normal tutanağını aldıktan sonra nüfus kağıdını çıkartmak için Konak Nüfus İdaresi'ne giden eşi müracaatını yapmış. Onlar da İstanbul-Fatih Nüfus Müdürlüğü'nden bilgi istemişler. Adam ve kadını hakkında bilgi gelmiş ama çocuğunki yok!... Şimdi onu nasıl yok farz edebileceğiz, anlayamadım. Yaşıyor mu, yaşamıyor mu?... Çünkü Fatih'ten bilgi gelmediği için, çocuklarının varlığını ispat edemiyorlar.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır