kapat

09.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Troy
Sabah Künye
Ata Yatirim
Sofra
banner
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Nasıl uyum bu?

Enflasyonla mücadele programı, ülkenin döviz gelirleri ile giderleri arasındaki farkın büyümesinden dolayı teklemeye başladı.

IMF tedbir istiyor. Akla da hemen ithal otoya vergi koymak geliyor. Yetmez..

Ortaya çıkan 11.6 milyar dolarlık dış ticaret açığı içinde ithal otonun payı ne kadar?. Yerli otomobil fabrikalarının kullandığı parçalar da dahil tümü yüzde 8.8..

Dün Güngör Uras, ithalâttaki aslan payını petrol ve yatırım mallarının oluşturduğunu, ithalâta yönelik bir kısıtlamanın üretim ve ihracata da zarar vereceğini yazdı.

Yani çareyi, başka yerde aramak gerekiyor.

Mesela ham petrol fiyatlarındaki artış paralelinde hükümetin akaryakıta zam kararını daha çok ertelememesi.. Çünkü bu yüzden doğan kayıp 1 milyar dolara yaklaşmıştır.

Cottarelli askeri harcamalarda da haklı olarak tasarruf öneriyor.

Bir de MHP'li bakanların özelleştirme programını sabote eden direnişleri var..

Kamu bankaları ile Telekom'un özelleştirilmesine direniş, Dünya Bankası ve Japonya'dan gelecek 1,5 milyar dolarlık krediyi durdurduğu gibi güveni de sarstı.

Başbakan, hükümetteki uyumla övünüyor.

Ama uyum pozitif olmalı.

MHP'li bakanların siyasi çıkar hesaplı kaprislerine boyun eğmek şeklinde işleyecekse, böyle uyum olmaz olsun!

Kötürüm babalar
Mahkemelere kucakta taşınan "baba" fotoğrafları son günlerde çoğaldı.

"Babalar Operasyonu" ardından Urfi Çetinkaya mahkemeye öyle getirildi.

Dün de terör döneminin silâh kaçakçılarından Yaşar Yavuz Yamak.. Bu babanın zimmetinde, kim bilir kaç hayat söndürmüş yüzlerce silâhın günahı duruyor. Fakat onu mahkemeye bir ruhsatsız silâh taşıdı..

Olay, kaderin adalet özlemi çeken Türk halkına acımasız bir şakası gibi..

Ama aynı kader bir teselli de sunuyor:

Kötürüm babalar sayesinde öğreniyoruz ki..

Türkiye'de suçlular, adaletten kurtulsa da Allah'tan buluyor!

İnsan hakları alacağı
Sabancı cinayeti sanığı Fehriye Erdal Belçika'da devlet konuğu gibi..

Avrupa Birliği merkezine ev sahipliği yapan bu ülke, terörist Fehriye'nin üstüne öylesine titriyor ki, Türk sanatçılara bile sınırlarını kapalı tutuyor. Bir Türk folklor grubuna, Fehriye'yi kaçıracak subaylar olabileceği şüphesiyle vize verilmedi.

Karşımızda terör tehdidi nedeniyle teröre teslim olmuş bir devlet var. Fehriye'yi ne bize veriyorlar, ne kendileri yargılıyorlar.

Türk hükümeti, sivil toplum örgütleri, işadamları, barolar bu rezaleti, adeta "müstemleke kompleksi" içinde sadece seyrediyor.

İnsan hakları, adalet isteyen mağdurlar hesabına hiç aranmayacak mı?

Türkiye, Avrupa Birliği'ni silkelemek için bu fırsatı niçin kullanmıyor?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır