Amerikan Hastanesi'nde yatmakta olan Suna Kıraç Hanım'ı ziyarete gelenler, İnan Kıraç Ağabey'le sohbet ediyorlardı. G.Saray'ın 10 yıl başkanlığını yapmış Selahattin Beyazıt, FIFA'da dünya futbolunun patronluğunu yıllarca başarı ile sürdürmüş Necdet Çobanlı ve daha birkaç G.Saray Kongre üyesi bir araya gelince, sohbet tabii ki, "Ne olacak bu G.Saray'ın hali" şeklini aldı.
Selahattin Beyazıt, "Süren istifa etsin, ben şahsi hesabımdan kulübüme 20 milyon dolar vereceğim. Artık bu yönetimden kurtulmak gerekiyor" deyince, orada bulunanlar hep birlikte bu doğrultuda çalışmalar yapmak için sözleştiler ve 2 Eylül'de yapılan G.Saray Kulübü Olağanüstü Mali Kongresi'ni başlangıç noktası olarak belirlediler.
Bu doğrultuda Doğan Sarıbeyoğlu ve kurduğu 'Aktif Grubu' ile işbirliği yanında G.Saray İşbirliği Kurulu üyesi eski MESS Başkanı Erdoğan Karakoyunlu dahil bir çok isim, yönetimi kongrede tuş etmek için çalışmalara başladı. Kongre üyelerine, Divan Başkanı'na mektuplar yazdılar. Hatta kongrelerin renkli ismi olarak ün salan Özer Berkay imzalı bir mektubu tüm üyelere yollayıp, bu kongreyi 'İstiklal Savaşı' olarak adlandırdılar. Yıllardır kongrelerde görünmeyen Selahattin Beyazıt, kongrede kürsüye çıkıp, "Bunlar giderse kim gelecek" diyenlere 'Ben varım' dedi.
Bunun yanısıra amaçlarına ulaşmak ve yönetimi hırpalamak için, kimilerine göre Fatih Terim'in aklını çelip yönetim ile ortaya çıkan nahoş krizi tırmandırdılar. Bütün bu çalışmalar Faruk Süren'i mali kongrede mağlup etmek ve başarılara rağmen yönetimi uzaklaştırmak içindi.