


Derin çatlak
Belli ki Türkiye'yi yönetenler arasında Fethullah Gülen konusunda derin bir görüş ayrılığı var.
Yargının bir bölümü Gülen hakkında gıyabi tutuklama kararı veriyor.
Bir başka bölümü bunu kaldırıyor.
Başbakan tutuklama kararına üzüldüğünü belirtiyor; Genelkurmay Başkanı ise bu tutuklamanın kaldırılmasına.
En önemli devlet yetkilileri henüz iddianame aşamasındaki bir dava hakkında açıkça görüş bildiriyorlar.
Gazetelerimiz bir savcı iddianamesini, kesinleşmiş hüküm gibi sunuyor: "Fethullah'a 10 yıl" manşetlerine bile rastlanıyor.
Eski Cumhurbaşkanı, Fethullah Gülen'in elinden ödül alıyor.
Başbakan onun okullarını övüyor.
Daha sonra "Türkiye'nin en tehlikeli örgütü" olduğu bildiriliyor.
Bu kafa karışıklığı giderek tehlikeli sulara yelken açmakta.
***
Seçimlerden önce Bülent Ecevit'in Fethullah Gülen ve Nur Cemaati ile ilişkisi bulunduğu ve onlara milletvekili kontenjanı verdiği öne sürülmüştü.
Hatta CHP bu konuda isimler bile yayınlamıştı.
Ama o dönemin Milliyetçi coşkusuna kapılmış olan halk, bu iddiayı öne süren CHP'yi Meclis dışında bıraktı ve umut olarak sarıldığı Ecevit'i iktidara getirdi.
Şimdi ortaya çıkan tablo ise bir tutarsızlıklar zinciri.
Eğer Başbakan haklı ise Genelkurmay Başkanı haksız.
Tersi de söz konusu: Genelkurmay Başkanı'nın işaret ettiği tehlike mevcutsa, Başbakan ne duruma düşüyor?
Savcılar için de durum böyle.
Biri haklı ise öteki haksız.
***
Yönetim ve yargıdaki Fethullah Gülen çatlağı işin bir yönü.
Ama daha vahim olan, bu konuda yargıya müdahele edildiği izleniminin doğması.
Bu kadar önemli bir dava üzerinde siyasi ve askeri otorite niçin görüş bildiriyor anlamıyorum.
Ayrıca Savcı Nuh Mete Yüksel'in sözleri de bir savcı iddianamesinden çok, ihtilal bildirisini andırıyor.
Savcı, Gülen'in "Siyasilerden destek aldığı ve siyasileri desteklediği"ni belirterek, açıkça Ecevit'i işaret etmekte.
Bu durumda Başbakan da mı soruşturma kapsamına alınacak?
***
"İrtica ile mücadele" bayrağı altında birleşen iktidar odaklarının, Fethullah Gülen konusunda bu kadar görüş ayrılığına düşmesi çok derin ve üzerinde durulması gereken bir konu.
Kendi aralarında görüşüp, eldeki devlet bilgilerini inceleyerek bir karara varsalar da herkes rahat etse.