|
|
Sezer'e Clinton desteği
Cumhurbaşkanı Sezer ile Clinton, 7 Eylül'de bir araya gelecek. Türk ve ABD Dışişleri kaynakları, bu buluşmanın nezaket icabı ayarlanmış bir görüşme olmadığı görüşünde
Cumhurbaşkanı Sezer'in, Birleşmiş Milletler Binyıl Zirvesi için gideceği New York'ta, ABD Başkanı Clinton'la, 7 Eylül sabahı saat 10.30'da görüşeceği kesinleşti. Sezer'in, Clinton'ın Ankara ziyareti sırasında, Dışişleri protokolüne kızarak katılmadığı resmi akşam yemeği öncesinde tanışmaları sayılmazsa, iki liderin ilk karşılaşması olacak. Her halükarda, bu Sezer'in Cumhurbaşkanı olarak ABD Başkanı ile ilk görüşmesi. Gerek Türk, gerekse ABD Dışişleri kaynaklarından gelen bilgiler, bu buluşmanın nezaket icabı ayarlanmış, göstermelik bir görüşme olmayacağını gösteriyor. Clinton, New York'ta toplam bir buçuk gün kalacak. İkili görüşme yapacağı, aralarında Arafat ve Barak'ın da bulunduğu 10 kadar devlet ve hükümet başkanından birisi de Sezer olacak.
SEZER'İN MESAJLARI
New York'ta 20 devlet başkanı ve iki cemaat lideriyle bir araya gelecek olan Sezer için de ABD Başkanı'yla yapacağı bu yarım saatlik görüşme özellikle de Amerikan seçimleri öncesinde önem taşıyor. Göreve yeni başlamış Türk Cumhurbaşkanı ile görevi bırakmak üzere olan ABD Başkanı'nın iki ülkenin gelecekteki ilişkilerini bağlayacak konuşmaları, hem Ankara hem de Washington'da "iki ülke ilişkilerinin kişilerden bağımsız ve devletten devlete" olmasına bağlanıyor. Görüşmenin tercüman aracılığıyla yapılacak olması, yarım saatlik görüşme süresini çok iyi kullanmayı gerektiriyor. Ancak her iki taraf da vereceği mesajların ana hatlarını ortaya çıkarmış bulunuyor. Sezer'in vereceği mesajlar şu başlıklar altında toplanabiliyor:
Stratejik ortaklık: Stratejik ortaklık başlığı altında, savunma sanayii ihalelerinde Türkiye'ye çıkarılan güçlüklerden bilimsel ve teknolojik değişim programına, ticaret kotalarından siyasi danışma mekanizmalarına dek pek çok konu sıralanıyor. Türkiye aleyhine çalışan Rum ve Ermeni lobilerinin girişimleri de bu başlık altında gündeme getirilecek.
Enerji sorunları: Bakü-Ceyhan petrol boru hattı, Hazar geçişli Türkmen gazı, İran gazı ve Türkiye'deki Amerikan enerji yatarımlarının artırılması bu başlık altında gündemde.
Orta Asya ve Kafkaslar: Türkiye'nin Orta Asya ve Kafkaslar'la ilişkilerinin gelişmesi için ABD'nin desteği önem taşıyor. Moskova'nın eski SSCB sınırları içinde yeniden hakimiyeti ele almaması için işbirliğinin gerekli olduğu tezi işlenecek.
AB ve Kıbrıs: Sezer, Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde destek olan Clinton'a Kıbrıs'taki Türk varlığının AB üyeliği için gözden çıkarılamayacağı mesajını verecek. Baskının ters tepebileceği vurgulanacak.
Ortadoğu: Türkiye'nin Ortadoğu Barış sürecinde üstlendiği gayrıresmi arabuluculuk çabasını sürdüreceği mesajı verilecek.
CLINTON'IN MESAJLARI
Clinton'ın, Sezer'e vermeye hazırlandığı mesajların konu başlıkları Sezer'inkilerle benzerlikler taşıyor.
Türkiye'deki gelişmeler: Clinton deprem felaketi ardından AGİT zirvesi sırasında geldiği Türkiye'de o zamandan bu zamana dek olan gelişmeler üzerine Sezer'le görüş alışverişinde bulunmayı planlıyor. Bu bölümde, Türkiye'de demokratikleşme ve insan hakları reformlarına ilişkin mesaj alışverişi olabilir.
Enerji sorunları: ABD'nin Türkiye'ye ilişkin en büyük önceliklerinden olan Hazar enerji kaynakları konusu gündemde. Bakü-Ceyhan ve Türkmen gazının yanı sıra, İran gazı ve uluslararası tahkimin kabulü ardından Amerikan enerji yatırımlarının durumu görüşülecek.
Kıbrıs ve Yunanistan: Geçen yılki deprem felaketi sonrasında azalmaşa başlayan Türk-Yunan gerginliğinin yeniden tırmanmaması ABD'nin bu alanda en büyük isteği. Yunanistan'ın son silahlanma gayreti karşısında Türkiye'nin tepkisi biliniyor. Kıbrıs konusunda süren görüş ayrılıklarının giderilmesi konusunda yeni bir nabız yoklaması söz konusu olabilir.
Ortadoğu barışı: Clinton muhtemelen Türkiye'nin Camp David zirvesi ardından İsrail-Filistin görüşmelerinin kesilmemesi yolundaki çabalarına teşekkür edecek ve çabaların devamını talep edecek.
NEDEN DESTEK?
Cumhurbaşkanı Sezer'in ABD'deki ikili görüşme programının kesinleşmediği günlerde, Ankara'da bütün ilgili gözlerin üzerine çevrildiği randevu Clinton'la olandı. Clinton randevusu, pek çok çevre tarafından sanki Sezer'in uluslararası itibarıyla bağlantılıymışcasına görüldü. Dolayısıyla, Clinton görüşmesi, hem Ankara hem de Washington'da yaratılan bu psikolojik ortam nedeniyle siyasi bir "destek" niteliği kazandı. ABD kaynakları, Sezer'in hukuka katı ilkelerle bağlı özelliklerinin dışarıda sempati topladığını saklamıyorlar. Türkiye'nin Ortadoğu barış sürecinde oynadığı son rol, İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın Türkiye'ye yaptığı son ziyaret ve İsrail'in Türkiye ile ilişkilerini el üstünde tutması ise ABD seçimleri öncesi yapılan bu görüşmenin siyasi önemini güçlendiriyor.
MURAT YETKİN
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|