|
|
  
Küçümseme
Milli Takımımız'ın bu gece kazanması lazım. Bir kere kendi ülkemizde oynuyoruz. Yeni bir antrenör gelmiş, futbolcularla kaynaşması ne kadar sürer, bu önemli. Hoş, Türk'tür. Uzun müddet antrenörlük yapmamış ama bu sorun değil. Ondan önce gelenler, Fatih Terim olsun Mustafa Denizli olsun çok başarılı oldu. Hatta Denizli Türkiye'yi ilk 8'e soktu.
Şu an Milli Takımımız'da bu maçı kazanacak kalitede futbolcular var. Herkes teknik direktör Şenol Güneş'ten de başarı bekliyor. Bekliyor ama 5+1'le de bu başarının gelmesi kolay değil. Belki bunun acısını kısa vadede çekmeyiz ama 3-4 sene sonra bu 5+1'in sıkıntısını yüzde 100 çekeceğiz.
Huzursuzluk belirtileri
Ay-yıldız'a seyirci desteği de çok önemli. Birincisi, Moldova çok zayıf bir ekip olarak görülüyor. Bu nedenle maçın bir havası, ateşli bir atmosferi yok. Milli Takım bu maçı iyi futbol ve güzel bir skorla kazanarak, böyle bir heyecan yaratabilir. Bu fırsatı iyi kullanmak lazım.
Bir de mağlubiyetimiz var 15 gün önce Bosna'ya karşı. O da seyirci üzerinde tatsızlık yarattı. Çünkü Türk Milli Takımı Bosna'ya yenilecek takım değil. Belki aday kadroya alınan oyuncularda bir huzursuzluk olabilir. Çağrılması icap edenler çağrılmıyor, başkaları çağrılıyor diye... Ancak bu antrenörün inisiyatifinde bir olay, böyle kabullenmek lazım.
Herşeyden önce Milli Takım'da oyuncu denenmesi falan olmaz. Sahaya hep en mükemmelini çıkartmak zorundayız. Kadro üzerinde fazla oynamamak lazım. Milli Takım düzeyindeki oyuncular zaten belli. Türkiye'de bir mevkide aynı kalitede 10 tane oyuncu yok ki... Nihat gibi başarılı olan gençleri Ümit Takım'dan alıp, A Takım'a monte etmek yeterlidir. Yani ukalâlığa gerek yok. Şenol da bunları düşünüyor herhalde.
Ukalâlığa gerek yok
Moldova bize göre zayıf bir takım. Ama hiçbir takım küçümsenemez. Bir gerçek de var ki, yüzde 100 bu maçı kazanmalıyız. Kazanırsak moralimiz yükselecek. Rakiplerimiz ise "Demek ki Avrupa finallerinde ilk 8'e kalmaları tesadüf değilmiş" diye düşünüp çekinecek. Yani rakiplerin yüreğine korku salacağız.
Sonuçta futbol bu, yenilirsin de berabere de kalırsın, dünyanın sonu değil. Sahada herkes kalpten, Türkiye için oynamalı. Önemli olan bu. Şu da unutulmamalı, Türkiye hiç bir zaman sahada ukalâlık edeni, arkadaşlarını protesto edeni, mücadele etmeyeni sevmez.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|