kapat

01.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Motivasyon
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Söylirsen, söylirsen, kime söylirsen

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun, Zafer Bayramı resepsiyonunda, dikkatimizi çeken bir şey oldu.

Resepsiyon "iğne atılsa yere düşmez" denecek kadar kalabalıktı.

Bu kalabalıkta "iki siyasetçi", diğerlerinden oldukça farklı konumdaydı.

Biri, Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan.

"Askerlerden" çok ilgi gördü.

Diğeri, Fazilet lideri Recai Kutan.

Resepsiyonda "yalnızları oynadı."

Ve bir ayrıntı daha...

Okuyan ile Kutan, 12 Eylül sonrası "askeri cezaevi arkadaşları."

***

Yaşar Okuyan'ın "ilgi görmesinin" sebebi ne?

Galiba Okuyan'ın "kamu kaynaklarına sahip çıkan tavrı... Yolsuzluğa, hırsızlığa karşı sergilediği politika" sivil tarafından da, asker tarafından da beğeniliyor.

***

Resepsiyon sırasında Okuyan'a "bu konuyu" açtık.

Öyle şeyler anlattı ki...

Birkaç örnek:

- Sosyal Güvenlik kurumlarındaki hırsızlık, yolsuzluk, suiistimal, israf ve istismar önlense... IMF'den falan para istemeye gerek kalmaz.

- Yılda en az iki milyar dolar "fazla ödeme" var... Gerisini düşünün artık.

- Eğer otomasyona geçersek, hırsızlık, uğursuzluk ortadan kalkacak... Ama öylesine bir dirençle karşılaşıyorum ki.

- Bakanlığa gelince şunu gördüm. Sağcı ile solcu... Veya kan düşmanı denebilecek kişiler... Nerede birleşiveriyorlar?.. Devleti soymakta.

***

Argoda "zarf atmak" diye bir deyim vardır.

Okuyan dedi ki, bir gün... Ortaya bir zarf attım:

- Biz her yıl en az iki yüz trilyonluk sarf malzemesi (ameliyathane gibi... İlaç gibi) alıyoruz... Eğer bize bunları satanlar, dolar bazında, bir yıl önceki fiyatın yüzde otuz noksanına vermezlerse... Almayalım.

Bakan'a sorduk.

- Ne oldu?

- Zarfı attım... Ortalık karıştı... Sonra ise... Şu oldu... Bize malzeme satan dört yüz kadar firma var... İkisi, üçü hariç, diğerleri, bir yıl önceki fiyatlarını yüzde otuz geriye çektiler.

***

Dün Okuyan'ı hapse atan askerin, bugün aynı Okuyan'a "saygı duyması... İlgi göstermesi" boşuna değil.

***

Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun resepsiyonunda "iki saat" kaldık.

Ve en çok zamanı da "Recai Kutan'ın yanında" geçirdik.

Böylesine görkemli bir etkinlikte "anamuhalefet partisi liderinin yalnızlığı" içimize sinmedi.

Konuştuğumuz komutanlara da "bunu" söyledik.

Aldığımız tepki:

- Keşke Recai Bey, partisini "kendi hoşgörülü ve barışık çizgisine" çekebilse.

***

Recai Kutan'la "enerjiyi" konuştuk.

Dedi ki "krize... Kesintiye... Kışın soğuğa hazır olun."

Kutan'a göre hem "elektrikte" ve hem de "doğalgazda" kriz kapıda.

Bu konuyu, siyasi kimliğinin dışında, "bir uzman olarak" uzun, uzun anlattı:

- Recai Bey... Bunları hükümete de söyleseniz.

- Söylüyorum ama... Dinleyen kim... Kırk yıl önceydi... Urfa'daydım... Cuma'ya gittim... Hoca vaaza başladı... Fakat cemaat ilgisizdi... Hoca bir ara sustu... Cemaati süzdü... Ve şöyle dedi... Söylirsen, söylirsen, kime söylirsen...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır