Bir kent kurumlarýyla yaþar. Tüm uygar kentlerde, tarihsel anýtlarýn dýþýnda, onlarca, hatta kimi zaman yüzlerce yýllýk tarihi olan kurumlar vardýr : opera-bale-tiyatro kurumlarý, lokanta ve cafŽ'ler, kütüphaneler, galeriler, vs.
Bizde bu tür kurumlar azdýr. Opera-balemiz zaten kaç yýllýktýr ? Eski sinemalardan kaçý ayaktadýr ?
Kütüphanelerimiz acýnacak haldedir. Konyalý, Abdullah, Piknik gibi adý efsane olmuþ lokantalarýmýz, Löbon, Markiz, Baylan pastanesi gibi Cumhuriyet'le yaþýt cafelerimiz birer birer yokolup gitmiþtir.
Bu genel görünüm içinde, Ýstanbul Radyosu'nun tam 73 yaþýna basmasý, 1940'larda yapýlan o güzel binaya hâlâ sahip olmasý ve arþivini büyük ölçüde korumasý çok önemlidir.
Radyo eski müdürü Faruk Yener'in radyo anýlarý kitabýndan daha önce söz etmiþtim.
Þimdi elimde görkemli bir kitap daha var. Þu anda Ýstanbul radyosu müdürü olan deneyimli radyocu Ayhan Dinç yazmýþ : "Ýstanbul Radyosu- Anýlar, Yaþantýlar.."
Dinç bize radyonun kuruluþ ve geliþme serüvenini anlatýyor, yýllar boyu orda çalýp söylemiþ ve ülkenin kültür tarihini oluþturan ünlü sanatçýlardan anýlar naklediyor. Sonunda da kapsamlý bir radyocular sözlüðü veriyor.
Birbirinden güzel resimler ve belgelerle donatýlmýþ bu büyük boy ciltli kitap, ayrýca bir sürpriz CD içeriyor.
Orda da radyonun tarihi özetleniyor ve unutulmaz radyocularýn sesleri ve programlarýndan örnekler veriliyor.
Biraz geç de olsa, Yapý-Kredi yayýnlarýndan çýkma bu önemli kitabý duyuruyor ve tüm ses-müzik ve arþiv meraklýlarýna öðütlüyorum.