kapat

01.09.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Motivasyon
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Artık Apo haberi yok
Yunan MEGA TV'nin Ankara temsilcisi Vasso Gildizi, Apo krizinden bu yana ilişkilerdeki yumuşamaya inanamıyor. Gildizi'nin Ankara'daki çalışma temposu daha yoğun ancak daha iç açıcı...

Bu yaz tatilinde Türk turistler Yunan adalarını; Yunan turistler de Türkiye'nin Ege kıyılarını "silah yerine dövizleriyle istila" ederken, karşı kıyı Bodrum'dan bir Yunan adasına geçen Yunan MEGA TV'nin Ankara temsilcisi Vasso Gildizi ile karşılaştık. Biz de zaten Türk-Yunan ilişkilerinin estirdiği sıcak rüzgarlara kapılarak aynı güzergahı izlediğimiz için Gildizi ile yollarımız Volkanik Nyssiros adasında çakıştı. Nyssiros adasının küçük meydanında Vasso Gildizi ile "geçen yılın bilançosunu" yaptık.

Vasso, Ankara'daki çalışma temposunun geçen yıllara oranla daha "yoğun" ancak daha "rahat ve iç açıcı" olduğunu söylüyordu. Ankara'da 4 yılını tamamlayan Vasso, özellikle Abdullah Öcalan krizi döneminde çektiği zorlukları "hayatı boyunca unutamayacağını" söylüyor ve aradan geçen bir yıl zarfında bu korkunç iklimin nasıl değiştiğine hâlâ inanamadığını sözlerine ekliyordu. Vasso'nun bu görüşlerine tersinden baktığımızda, bizim de Atina'da Türk basın mensubu olarak aynı "ateş çemberinden" geçtiğimizi hatırlayınca ve şu andaki durum ile eski durum arasındaki değişikliğin gerçekten inanılması güç olduğu görüşüne katılıyoruz. Peki Vasso'nun günlük çalışma temposunda neler değişmişti?

TÜRKLER NASIL EĞLENİYOR?
Vasso bunun yanıtını şöyle veriyordu: "Bir kere Türk-Yunan ilişkilerinde alıştığımız konular ters yüz oldu. Eskiden siyasi ve diplomatik haberler geçerken şimdi Türkiye'yi tanıtan, sosyal yaşamını ilgilendiren konulara ağırlık vermemi istiyorlar. Türkler hayata nasıl bakıyor; trafik kazaları oluyor mu? Orman yangınları var mı? Nasıl eğleniyorlar? Anlayacağınız şimdi siyasi haberlerden çok aktüel-magazin türü haberlere ağırlık veriyoruz."

Yakın geçmişte Kardak, Öcalan, S-300 füze krizlerini yakından izleyen bir basın mensubu olarak Atina'da oldukça "antipati yarattığımı" hissediyordum. Bu yüzden Vasso'nun duygularını paylaşmamak elde değildi.

SİHİRLİ DEĞNEK
GERGİNLİK dönemlerinde Yunan basın mensubu olmanın, Ankara gibi bir başkentte pek sıcak karşılanmadığını söyleyen Vasso Gildizi, "Sanki gizliden gizliye bir düşmanlık seziliyordu. Haber toplamak, bakanlıklarla temas kurmak, röportajlar yapmak için binbir dereden su getiriyorlar; işimizi yokuşa sürüyorlardı. Bu tabii, günlük yaşamımı da olumsuz etkiliyordu. Arkamdan sanki bir sürü insan beni izliyor hissine kapılıyordum. Türkiye'yi seviyordum ancak insanları beni sevmiyormuş gibiydi" diyor.

Vasso bu durumun kökten değiştiğine dikkati çekerken duygulanıyor; "Şimdi.." diyor, "bütün kapılar ardına kadar açılıyor. Bütün kolaylıklar sağlanıyor. Depremden sonra sanki sihirli bir değnek her şeyi değiştirdiği gibi beni de değiştirmişti Türk insanının gözünde. "

Stelyo BERBERAKİS


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır