kapat

31.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Motivasyon
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

İşgale ve yağmaya boyun eğmeyelim

BİR kadın. Gerçi biz kentsoyluların kadın deyince aklına gelen hiç bir şeyi taşımıyor. Ama yine de derin Anadolu'nun bağrından kopup gelmiş bir kadın.

Cazgır mı cazgır, yırtıcı mı yırtıcı. Eline ne geçirdiyse jandarmaya, zabıtaya saldırıyor. Orda, Beykoz ormanlarından son kalan bir güzelim yeşilliğin içine dikilen birkaç villa bozması gecekonduyu yıkmaya gelen jandarmaya öyle bir saldırıyor ki, görmelere değer. Sanki karşısındaki ülkeyi işgal etmiş düşman, o da bir Gazi Kadın.

O kadın, kendisi için kutsal bir şey yapıyor belki de. Evini savunuyor, başını soktuğu çatıyı savunuyor. Böyle durumlarda yiğit Anadolu erkeği nedense hep kadını öne sürüyor. Yıkıma gelenler karşılarında kadın, çocuk, bebek, ne kadar "zayıf" varsa onları buluyor. Bu da bir "çarıklı erkânı-harp" usülü savaş stratejisi herhalde.

O kadına ve onun temsil ettiği "ezilmişlere" sempati mi duyalım ? Yok canım. Yani Nurettin Sözen saflığına ve halk şakşakçılığına mı bürünelim ? Üstelik Sözen zamanında Güneydoğu sorunu tüm haşmetiyle sürüyordu, göç kaçınılmazdı. Şimdiyse o sorun büyük ölçüde çözüldü ve Doğu'nun büyük kentleri de büyük göç alan merkezler haline geldi.

O kadına kendi adıma hiç bir sempati duymuyor, yapılana hiç bir biçimde hoşgörüyle bakmıyorum. O kadın, o köylü vatandaşlar gelip güzelim yeşilin içine eder ve eğri-büğrü yerleşimlerini kurarken, benim kentli olarak haklarımı gasp ediyorlar çünkü. Benim ve milyonlarca İstanbullunun bu kentte sağlıklı biçimde yaşamak, çocuklarına yeşili, suyu, gölü, barajı olan bir kent bırakmak konusundaki son umutlarını da yok ediyorlar. O işgalciler benim ülkeme ve kentime zorla yerleşirken, benim tüm gelecek umutlarımı da elimden alıyorlar.

İşgalcilere, kent yağmacılarına, toprağımızı ve yeşilimizi elimizden alanlara yasal sınırlar içinde yapılabilecek hertürlü karşı çıkışı yapmalı, bu işgale direnmeli, hiç bir biçimde ve hiç bir uyduruk insani mazeretle yağmaya boyun eğmemeliyiz. Yoksa bu kentten umudumuzu tümüyle kesmek zorunda kalırız.


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır