|
|
Tavuk kralı durmuyor
37 yıl önce sahibi olduğu 30 tavuktan bir entegre tesis yaratan İsmail Keskinoğlu, 100 yaşına rağmen hâlâ işinin başında. Kendisini 1 yaşında hissettiğini söyleyen Keskinoğlu, "Daha yapacak çok iş var" diyor
İsmail Keskinoğlu, 1963 yılında 30 tavukla başladığı macerasını bugün sektörde en büyüklerin liginde sürdürüyor. Ticari yumurta üretimini yılda 118 bin adede, civciv üretimini 12.5 milyona, piliç kesme ve işleme kapasitesini de saatte 6 bin adede çıkaran grubun 100 yaşındaki kurucusu bugün hâlâ işinin başında. Başarısının sırrını çok çalışmasına bağlayan Keskinoğlu, kendisini sanki 1 yaşındaymış gibi hissettiğini söylüyor:
"Şimdi emekli olsam ne olur? Can çıkar huy çıkmaz misali her gün yine işimin başımda olmak isterim. Yatakta uyuyamıyorum, hep işleri düşünüyorum. Çocuklarım da olsa benim kadar düşünemezler bu işleri. Kilometreyi sıfırlamışım gibi geliyor bana. Daha önümüzde yapacak çok işimiz var. Şimdiye kadar İstanbul'a gitmeyi de hiç düşünmedim. Çünkü orası bize dar gelir. Biz burada dağları taşları altın yaptık, paralar kazandık. Buradan kazandıklarımızla İstanbul'da bile iş kurduk." 3 katlı evinin ilk katında 7'den 70'e gelen tüm ziyaretçileri kabul edip altın öğütlerde bulunan Keskinoğlu'nun öyküsü de kişiliği gibi renkli:
ARABACILIK BİLE YAPTI
Drama kasabasında doğup büyüyen Keskinoğlu, Balkanlar'ın ateşli günlerinde amcası Salih'in de tavsiyesiyle İstanbul'a göç kararı alıyor ve maceralı yolculuklardan sonra yürüye yürüye tam 21 günde İstanbul'a ulaşıyor. 20 kuruş yevmiyeyle Geyve'deki tütün tarlalarında çalışıyor, ardından da akrabalarının bulunduğu Adapazarı'na gidiyor. Burada zengin bir ailenin kızıyla evlenip bu aileye iç güveyi olarak giriyor ve tütüncülükle uğraşmayı sürdürüyor. Ancak tütünün asıl para ettiği Akhisar'a gelmeyi kafasına koyuyor. Adapazarı'nda hasat bitince ufukta da Akhisar görünüyor. Burada kaynatasıyla birlikte tütüncülüğe devam ediyor. Buradaki hasat sonrasında ise kaynatası kullandıkları arabayla beygiri, ayrıca kazandıkları paranın aslan payını İsmail'e veriyor ve "arabacı İsmail" dönemi başlıyor.
SABANCI İLE TANIŞTI
Dürüstlüğü, çalışkanlığı ve dostluğuyla kısa zamanda herkesin sevgisini kazanan Keskinoğlu, zeytin zamanı taşımacılık için aranan isim haline geliyor. Bir defasında kendisini üç günlüğüne kiralayan bir müşteriyle gün boyu gezerek zeytin topluyor ve aralarında işten başka bir de dostluk oluşuyor. Bu kişi Akhisar'a her gelişinde "Dramalı İsmail'i isterim" diye tutturmaya başlıyor, nedenini soranlara da "Siz bilmezsiniz. Onda kimsede görmediğim bir bereket var" yanıtını veriyor. Arabacı İsmail, aradan yıllar geçtikten sonra öğreniyor ki, 2 yıl üst üste zeytin topladığı bu kişi, Vehbi Koç'tan başkası değil. Bir aralar Adana'ya giden Keskinoğlu, Hacı Ömer Sabancı ile tanışır. Sabancı, arabacı İsmail'e çalıştığı dükkanın ortaklığını teklif ediyor. Ancak o, "Ya kendi ayaklarım üzerinde dururum ya da ölürüm" diyerek geri çeviriyor ve işlerin yoğun olduğu İskenderun'a geçiyor. Kahvecilikten bıçak sapı imalatçılığına, kerestecilikten defineciliğe kadar hayatının 60 yılında bulaşmadığı iş kalmayan Keskinoğlu'nun hayatı, bir akşam üzeri eve dönerken şahit olduğu Denizli horozu pazarlığıyla değişiveriyor. Bir horozdan bir tavukçuluk imparatorlu olan Keskinoğlu, hikayesini şöyle bitiriyor:
"Yumurta, civciv derken, bugünlere geldik. Şimdi çok memnunuz. Akılsız olsam işler o horozdan bugünlere gelir miydi? 'Uğraşma böyle boş işlerle' dediler, aldırmadım. Şimdi öyle diyenler yapılanlara imrenerek bakıyor. Ben yenilikçiyimdir."
Keskinoğlu'nun 100 yıl yaşama sırrı
* Her gün mutlaka bir tane haşlanmış yumurta yerim.
* Tavuğun göğsünü haşlatır, suyuna bol ekmek doğratırım.
* Sabahları tarhana içerim.
* Bundan birkaç ay öncesine kadar rakısız sofraya oturmazdım. 50 veya 100 gram muhakkak içerdim. Ancak şimdi doktorumun tavsiyesiyle şaraba başladım. Şarap da güzel.
* Sigarayı 35 yıl önce bıraktım.
* Günde iki bardak çay ve kahve içerim. Ayrıca meyveyi de çok severim.
* Öğle yemeklerinden sonra biraz şekerleme yaparım.
* Ne kadar hasta olursam olayım "Hastayım" demem. Güleryüzlü olmaya çalışırım. Kesinlikle kin gütmem.
* Yalan söylemeyin.
* Kimseyi aldatmayın.
* Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi başkasına yapmayın ve kötülük düşünmeyin.
* Birini aldatarak 5 bin lira kazansan da gün gelir, elinden gider.
* Bankadan borç almayın. Ben bankaya para götürürüm, para almam.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|