Şu günlerde medyada sayfalara ve ekranlara henüz yansımayan bir hazırlık dönemi son sürat yaşanıyor.
Sürekli toplantı yapılıyor, kaçabilen son tatilini alıyor, Eylül ayından itibaren yeni yayın dönemi programları, yeni diziler, ısınan politika ve muazzam bir koşuşturma başlayacak.
Bu arada Türkiye'de hangi konuda ne kadar ilerleme oldu diye değerlendirmeler başlayacak...
2000 yılına girdiğimizden beri hemen her ay neleri konuştuk, bir listesini sunuyorum...
Hafıza tazeleme, yeni döneme hazırlanma niyetine!
Ocak: Bu yıl ekonomi farklı olacak, para hesabınızı iyi yapın uyarılarıyla başlamış. "Türk tipi inek projesi" gündemi işgal etmiş. Çakıcı, "Bir arkadaşım bile yok, burası Fransa'dan beter" demiş. Hükümette Apo'nun idam krizi var, Bahçeli "Önce Türkiye, sonra parti" diyerek idam dosyasını derin dondurucuya gönderiyor, kriz bitiyor. Hizbullah vahşetiyle sarsılıyoruz, domuz bağı birinci sayfalarda. Bu arada Apo "Evlenmek istiyorum" diyor.
Şubat: Hizbullah kasetleri vatandaşlara gösterilsin mi tartışması var. Bahçeli "Seyreden dinden çıkar" diyor. Çankaya konusu gündemde, Ecevit ile Yılmaz'ın arası açılır gibi oluyor, bir gün sonra herkesi rahatlatıyorlar. Öncelik hükümette istikrar.
Mart: GS önce Dortmund'u sonra Mallorca'yı deviriyor. Türkiye, Eymür'ün ABD'deki internet sitesini farkediyor. Sibirya soğuğu dalgası kazma kürek yaktırıyor. Şirketler "Fahiş zam yok" sözü veriyor. Ukrayna jetleri balıkçılarımızı bombalıyor. Çankaya krizi sürüyor, 5 artı 5 zorda.
Nİsan: 5 artı 5 için oyunu göster "oyunu" sonrası Baba'ya veda, Meclis vize vermiyor. Cimbom İstanbul'da Leeds'i deviriyor. Futbol magandalarına lanetler yağıyor. Türk dostluğu komşuda PASOK'a seçim kazandırıyor. Bu arada kendimize Cumhurbaşkanı arıyoruz. 3. cep İş Bankası'nın oluyor. Galatasaray'ın finale gitmesi haberiyle Sezer'in ortak aday olması arka arkaya geliyor, ekonomik durgunluk da kıpırdamaya başlıyor.
MayIs: Bağdat Caddesi'nde trafik faciası, tedbir tartışıyoruz. Sezer Cumhurbaşkanı oluyor. Yılmaz'a "Hükümete gir" çağrısı yapılıyor. Umut operasyonundan o zamanlar çok umutlanmışız... "Mumcu'nun İranlı katili elimizde" açıklaması yapılıyor. Fazilette Gül kılpayı, Kutan'la devam deniliyor. GS Avrupa'da tarih yazıyor. Türkiye mutlu ve umutlu. Fatih Terim ise Fiorentina'ya gidiyor.
Hazİran: Sezer ilk kez Zeugma için devreye giriyor. Jet Fadıl'ın kaçırdığı 5 trilyonluk vergi konuşuluyor. Tantan, hayali ihracat işine karıştılar diye, Kilis ve Gaziantep'te polis teşkilatını hallaç pamuğu gibi atıyor. Türkiye Milli Takım'ı izliyor. Ağca bir anda Türkiye'de. Milli takım Belçika'yı deviriyor. Yılmaz aklanıyor, hükümet devam. Gen tedavisi müjdesini konuşuyoruz. Acılı baba Ankara'ya varıyor, "Ekim'de gel" diyorlar.
Temmuz: Rüşvetle Mücadele Yasası üzerine çalışılıyor. Kemal Sunal'ın vefatıyla Türkiye şok yaşıyor. Havalar süper sıcak. Erbakan'a hapis cezası kesinleşiyor, Hoca ömür boyu yasaklı. Türk doktor Karagöz 40 dakikada by-pass yöntemiyle gündeme geliyor. Mehmet Emin Karamehmet dünyanın en zenginleri arasındaki Türk devi olarak sıralamayı değiştiriyor. Çok sıcak, güneşte patlamalar var, barajlar kuruyor. Memurların mal beyannameleri incelemede. Diyanet, İslam ve demokrasi rüzgarı estirmeye başlıyor. Borsa düşüyor, panik yok. Avrupa'ya 2001 yılında idam kalkacak sözü veriyoruz. Diyanet Kuran'a çağdaş tefsir akımında çalışmalarını sürdürüyor. Concorde düşüyor, Kıbrıs'ta çanak çömlek patlıyor. Sezer spor giyimiyle birinci sayfalarda. Devletin katile bile maaş ödediği tartışılıyor.
AĞustos: YÖK'te atama krizi. Bu arada 312'inci madde ne olacak tartışmaları. Fethullah Hoca'ya çete suçlamasına paralel, " 28 Şubat süreci hala sürüyor mu" tartışması. Diyanet kararlı, İslam'a yeni yorum. Çankaya ve Hükümet arasında kararname krizi. Cumhurbaşkanı Başbakan dargın mı krizi? Konuşma sonrası belki dargınlık yok ama belli ki kriz var teşhisi. Toptan'ın itirafı ve siyasetçinin para bulmasının yolları tartışması. Depremin bir yıl sonrası bilançosu.