G.Saray ligin ikinci haftasını da galibiyetle kapatırken oynadığı futbol ve yaptığı gol şov seyretmeye değerdi. Şimdi her şey sütliman oldu. Oysa daha geçen hafta her konuda inanılmaz eleştiri bombardımanı vardı.
Disiplin, gruplaşmalar, kıyafet ve seyahattaki davranışlar, bidon Jardel, kadroya alınmayan Faruk konularının hepsi rafa kalktı. "Terim'in gölgesi Ali Sami Yen'in üzerinden kalkmaz" sözü bu nedenle söylenmişti. Kötü futbol sonrası kıyaslama olması, eleştirilerin dozunun yükselmesi çok yadırganmamalı. Başarının dostu çok oluyor, başarısızlık ise üvey evlat.
Erzurum zayıf bir ekip ve her şeyin düzeldiğine karar vermek için ölçü olacak bir takım değil. Ayrıca sezon uzun. Puanlar kazanılacak, kaybedilecek. Mühim olan sistemi işler hale getirmek ve sürekliliği yakalamak. Erzurum maçında seyirci basına kızgındı. G.Saray taraftarı sanki olumsuz şeyler yazan basından farklı mı düşünüyordu? Takımından çok mu memnundu? Herkes, "Ne olacak bu takımın hali" diye sormuyor muydu?
Zaten evdeki ilk maça bu kadar az ilginin önemli bir sebebi bu değil miydi? Bu maç sonrası taraftar da kendini toplamalı. Takımına sahip çıkmalı. Ezeli rakipleri bu denli iddialıyken ve takımları bir değişim sürecindeyken G.Saray'ın bu sene onlara daha fazla ihtiyacı var. Bu konuda yöneticilerin de hassas olması gerekliydi diye düşünüyorum. Taraftar sıkıntılı iken onlar rahatlatacak ve maça gelmeye teşvik edecek hiçbir olumlu hareketleri olmadı. Bu tatil döneminde rahat bir rakibe karşı çok yüksek bilet fiyatları belirlediler.
Gelelim Hakan'ın yaptığı son açıklamalara. Son zamanlarda sık yaptığı gibi yine zamansız ve gereksiz. Oysa ortada gerçekten büyük bir başarı var ve bunda herkesin rolü büyük. Bunun meyvaları zaten toplanıyor. Terim, gerek yerleştirdiği oyun düzeni gerekse devrim denilecek yönetim tarzı ile büyük bir başarı yakaladı. Hakan, arkadaşları arasında başarıdan en fazla nemalanan oyuncuydu. İtalya'da Inter'de futbol oynamaya layık görüldü. Bu, başarının getirisi değil de nedir? Ama o hala başarının milimetrik hesaplarına kalkıştı. Madem bunu yaptı, G.Saray'ı 4 yıldır sırtlayan Hagi'yi de bir cümlede kullansaydı doğru olmaz mıydı?
Hakan'ın önünde zor bir görev var. Kafasını gereksiz işlerle bulandırmamalı. Kafası sadece sahada olmalı. Ona saha dışı davranışları ile ilgili bir önerim olacak. Bu işin uzmanlarından danışmanlık almalı.