ADALAR'da son zamanlarda çıkan yangınlarda "sabotaj" olasılığı güçlülük kazandı. Büyükada'nın Kuşburunu ve Viranbağ mevkilerinde dekarlarca kızılçam ormanını yokeden yangından sonra polisin yaptığı araştırmalarda belirgin sabotaj izlerine rastlandı. Birileri, Adalar'ın simgesi olan çamları ateşe verip yakıyor. Acaba neden? Akla üç şey geliyor: 1) Yapılaşmaya alan açmak için 2) Göz korkutmak için 3) Keyif için...
BİRİNCİ olasılık uzun vadeli bir "kirli hesap"ın ürünü olabilir. Adalar'da yeni imar için izin almak kolay değil; uzun bürokratik işlemler, kulisler ve zaman gerektiriyor. Ama elbette ki bunu göze alanlar olabilir. Yakar ve demirin tavında dövülmesini pusuda bekler.
İKİNCİ olasılık için "Kim ne için göz korkutacak?" diye sorabilirsiniz. Adalar'da faytonculuk, hiç küçümsenmeyecek rantlar getiren bir sektör. Tıpkı İstanbul'un minibüs-taksi plakaları gibi, Adalar'ın fayton plakaları da servet değerinde. Çünkü Adalar'da tek ve rakipsiz ulaşım aracı, faytonlar. Adalar'da fayton yerine elektrikli tramvay gibi "temiz enerji" ile işleyen çağdaş, pratik ve çevre dostu ulaşım araçlarının devreye sokulması tartışmaları, son günlerde yoğun şekilde gündemde. Bu bakımdan, "Faytonlarla uğraşırsanız Adalar yanar" mesajına dayalı bir "gözdağı", ister istemez akla geliyor. Böyle düşünen ada sakinlerini, hatta yetkilileri tanıyoruz. Adalar'ın sevimli faytoncularını elbette ki böyle bir genel tutum içerisinde olmaktan tenzih ederiz. Ama her meslek grubunun içerisinden birkaç aykırı düşünceli kişi çıkabilir.
ÜÇÜNCÜ olasılığı, yani yangınların "keyif için" çıkarılmış olmasını düşünürken dikkatsiz, sorumsuz, bilinçsiz piknikçileri kastediyoruz. "Sabotaj" olasılığının öne çıktığı yangınlarda kesin olarak gözümüze batan şey ise Orman İdaresi'nin önlem konusunda duyarsız ve aciz kalması. İstanbul'un akciğeri Adalar'da sırf tabeladan ibaret, mostralık bir Orman İdaresi'nin bulunması, kara mizahın ta kendisi.