kapat

21.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Kızılay seyirci kaldı
Deprem sonrası koordinasyonu "felaket" olarak değerlendiren Watkins, Kızılay'ın yeni yönetimini "mükemmel" olarak değerlendirdi ve "Reformun sürmesi umut verici" dedi

Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu Direktörü Robert Watkins, Marmara Depremi'ni, Kızılay'ı ve Türk insanı hakkındaki görüşlerini SABAH'a anlattı. İşte sorularımız ve Watkins'in cevapları:

Marmara Depremi'nde neler gördünüz?
Başlangıçta ne Türkiye, ne biz, ne de dünya bu depremin büyüklüğünü anlayamadık; ya da Türkiye anlatamadı.Ne Kızılay'ın temsilcileri ne de bir yetikili ortada yoktu. İletişim tamamen kopmuştu. Herkes oraya buraya bilinçsizce koşturuyordu. Kamyonu, minibüsü kapan bir yerlerden yardım taşıyor kafasına göre bir yere dağıtıyordu.

Kızılay yetkililerini bulamadınız mı?
Araya araya bulduk ama lider kim belli değildi, üstelik hiçbiri İngilizce bilmiyordu, kimle nasıl anlaşacağımızı bilmiyorduk. Ellerinden geleni yapmak istiyorlardı ama anlaşamıyorduk. Yardım malzemeleri de yetersizdi.

Şimdi nasıl Kızılay?
Çok şey değişti. En önemlisi hatalarını kabul ettiler, ciddiye aldılar, yeni yönetim mükemmel. ODTÜ ile birlikte çalıştılar, yeni projeleri uygulamaya koydular. 100 yeni personel aldılar. Şimdi her ünitede en az bir kişi mükemmel İngilizce biliyor. Yardımlar daha iyi dağıtılıyor. Çadırlar iyileşti. Reform sürüyor bu çok umut verici. Sivil kuruluşlarda çok iyi.

Deprem bölgesinde en çok nelerden etkilendiniz?
Dayanışma! Çok ama çok etkilendim. Herkes dişiyle tırnağıyla tanımadıkları insanları kurtarmaya uğraşıyordu. Aç, susuz uyumadan herkes birbirine yardım ediyor, herkes herşeyi paylaşıyordu. Çalışkanlık, fedakarlık uyum, herşey beni çok etkiledi, gerçekten çok şaşırdım. 85 ülkede çalıştım böylesini görmedim bir örnek daha yok bence.

Başka ülkelerde nasıl?
Başka ülkede herkes kendi canının derdine düşüyor burda bir başka. İnsanların yakınları ölmüş ama kanıksamışlar bıkmadan başkalarını da kurtarmaya çalışıyorlar, ekmeklerini paylaşıyorlar. Sabırlarına, inançlarına, birbirlerine bağlılıklarına hayranım. Bu kadar geniş felaket alanına rağmen ciddi bir yağma da görmedim. Güvenlik çok çabuk sağlandı. Hükümet çabuk toparlandı, alana hakim oldu. Depremin büyüklüğüne göre yapılanlar hiç de az değil.

Yardımlar yeterli miydi?
Başlangıçta daha iyiydi sonradan azaldı doğal olarak. Organizasyonumuz çok iyi çalıştı, ciddi bir aksaklık yok şu an. Hazırladığmız plana göre herşey kontrol altında: Dağıtımlarımız muntazam sürüyor, bir sorun yok. Türk dostlarımızla uyumlu bir işbirliğimiz var.

S- En çok yardımı hangi ülke yaptı?

C- Japonya 32.9 ile şampiyon, İngiltere 6.3, İrlanda 6.1 milyon frank verdi.

S- Ne zaman ayrılıyorsunuz ülkemizden?

C- Kasım'da, çok üzüleceğim. Burada mesleğim adına, insanlık adına çok şey gördüm.

Tuncer BAHÇIVAN


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır