Poliste iki skandal
1- Kamhi'yi dolandıran muhasebeci Ali Akın Erkan'a sorgu sırasında attırılan imza Antalya eskiEmniyet Müdürü Natık Canca'nın başını yedi
KAMHİ Ailesi'nin 15 milyon dolarını zimmetine geçiren, Ailenin 20 yıllık muhasebecisi Ali Akın Erkan'a sorgusu sırasında dolandırdığı paraları iade etmesi için imza attırıldığı ortaya çıktı. Teşkilatta her türlü usulsüzlüğe karşı savaş açan İçişleri Bakanı Saadettin Tantan, kurallara uymayan bu işlem üzerine Antalya Emniyet Müdürü Natık Canca'yı görevinden aldı.
Türkiye'nin en başarılı polisleri arasında gösterilen Canca'nın merkeze alınmasına neden olan olay şöyle gelişti:
Kamhi Ailesi'nin özel muhasebecisi Ali Akın Erkan; Samuel Kamhi, Birgit Kamhi, Vili Kamhi, Suzan Acıman, Madlen Bilginer ve Josef Kamhi'nin hesaplarından küçük miktarlar halinde çektiği paraları sahte EFT talimatları yazarak kendi hesabına aktarmaya başladı.
Erkan bu paralarla kendisine birkaç şirket kurdu. Hatta kurduğu Yeditepe Marketler Zinciri çok iyi iş yaparak İstanbul'da yaygınlaştı. Fakat bir süre sonra işleri bozulan Ali Erkan Akın daha çok para çekmeye başladı ve giderek batağa saplandı. Bu aktarmalar yaklaşık 15 milyon doları bulunca Aile banka hesaplarında bir gariplik olduğunu anladı.
HAVAALANINDA YAKALANDI
Foyasının kısa süre içinde meydana çıkacağını hisseden Ali Akın Erkan da sevgilisi Alev Nihal Santel ile birlikte Antalya'ya kaçtı. Buradan da Londra'ya gitmek üzere hazırlıklara başladı. Kamhi Ailesi de, Jefi Kamhi aracılığı ile Erkan'a ulaştı ve hesaplardaki oynamaları düzeltmesini istedi. Ancak, Ali Akın Erkan tatilde olduğunu söyleyerek teklifi reddetti.
Bunun üzerine Jefi Kamhi 2 Haziran 2000 tarihinde, Antalya Emniyet Müdürlüğü'ne durumu bildiren bir yazı yazdı. İhbar doğrultusunda harekete geçen Antalya Asayiş Şubesi ekipleri, 3 Haziran 2000 tarihinde, gece 02.00 sıralarında Ali Erkan Akın ve sevgilisi Alev Nihal Santel'i, havalimanında Londra'ya gitmek isterken yakaladı.
Ali Erkan Akın ve sevgilisi, yine 3 Haziran 2000'de, öğleden sonra saat 17.00 sıralarında İstanbul'a getirildiler ve Mali Şube Müdürlüğü'ne teslim edildiler. Sorgulanmaya başlanan Ali Akın Erkan, Kamhiler'i dolandırarak elde ettiği paraların büyük bir kısmının özel bir bankada nakit olarak, geri kalanın ise aracı şirketlerle borsada durduğunu söyledi. Bunun üzerine gözaltındaki Erkan'a, aynı gün bankalara ve aracı kurumlara hitaben belgeler imzalattırıldı. Bu belgelere göre, Erkan'ın hesabındaki paralar Samuel Kamhi'nin Profilo İş Merkezi'nde bulunan bir banka şubesindeki hesabına EFT yoluyla gönderilecekti. Belgeler hemen Profilo Holding'in İdare Amiri olan Murtaza isimli kişiye verildi. O da, talimatları bankalara ve aracı kurumlara ulaştırdı.
ÖNCE İMZA
Soruşturmanın tamamlanmasından sonra da, 6 Haziran'da adliyeye çıkartıldılar. Ali Erkan Akın, Şişli Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesi tarafından dolandırıcılık suçundan tutuklanarak cezaevine kondu. Aynı gün, zimmetine geçirdiği paralar Kamhiler'in hesabına geri yattı. Fakat, gözaltındaki bir kişiye senet ve talimat imzalattırıldığı Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı üst düzey yetkilileri tarafından duyuldu. Bakan Sadettin Tantan da, ilk kararnameyle Antalya Emniyet Müdürü Natık Canca'yı merkeze aldı.
2- 300 polis adayı sınıfta kaldı. Siyasiler devreye girdi, sınıf geçme yönetmenliği değiştirildi. Akademi Başkanı, "Bu koltukta oturamam" dedi
EMNİYET teşkilatına amir yetiştiren Ankara'daki Polis Akademisi bir skandal ile çalkalanıyor. Her yıl başarı oranı yüzde 100 olan ve kimsenin sınıfta kalmadığı akademide, bu yıl başarı oranı yüzde 70'e düştü. 300 öğrenci sınıfta kalınca da isyan başladı. Baskılara direnen Akademi Başkanı Tuncay Yılmaz ise, yönetmelik değiştirilip, başarı not ortalamasının düşürülmesi ve başarısız öğrencilere yeni sınav hakkı getirilmesi üzerine görevden affını isteyerek izne ayrıldı. Emniyet teşkilatı içinde "Dürüst ve tavizsiz" tavrı ile tanınan Yılmaz, İçel Emniyet Müdürlüğü döneminde de, bir kadına sarkıntılık iddiasıyla açığa aldığı polis memurunun, yeniden görevine getirilmesi için baskı yapan, ANAP İçel Milletvekili Halil Cin ile tartışmış, milletvekilinin telefonlarına çıkmayınca da görevinden alınmıştı.
ÇALIŞMAYAN SINIFTA KALIR
Akademideki gelişmeler, Başkan Yılmaz'ın ders yılı başında "Burada artık başarılı olan mezun olacak. Çalışmayan sınıfta kalır" sözleri ile başladı. Daha önce Kaçakçılık Daire Başkanlığı da yapan Yılmaz, sıkı disiplin uyguladı. Başarısız komiser muavini adaylarına taviz vermedi. Yıl sonunda 300 öğrenci sınıfta kaldı. 30 Haziran 2000'de Sezer'in de katılımı ile mezuniyet töreni yapıldı. Sınıfta kalan öğrenciler bu tarihten itibaren, tanıdıkları Emniyet müdürleri ve İçişleri Bakanlığı mensupları aracılığıyla baskıya başladı. Baskılar Akademi Başkanı'na ulaştı ancak Yılmaz kimseye taviz vermedi. Bu kez İçişleri Bakanlığı, Polis Akademisi sınıf geçme yönetmeliğinde değişiklik yaptı. Ders geçme notları düşürüldü ve bu sayede 60 öğrenci mezun oldu. Kalan 240 öğrenci için de ek sınav hakkı verildi.
BU KOLTUKTA OTURAMAM
Bu duruma isyan eden Yılmaz, "Ben buraya fazla geliyorum, affımı istiyorum" diyerek Emniyet Genel Müdürlüğü'ne başvurdu. Akademi Başkanlığı'ndan alınmasını isteyerek izne ayrıldı. Yılmaz'ın yakın çevresine, "Okulu biz değil öğrencinin ve ailelerin gözyaşları yönetiyor. Bu ortamdan kaliteli polis çıkmaz. Buradan mezun olan polisin yapacağı hata, bütün ülkeyi yaralar" dediği öğrenildi. Görevden alınmasını isteyene Yılmaz'ın veda niteliğinde görüştüğü çalışma arkadaşlarına şu görüşleri aktardığı öğrenildi:
"Öğrencilerime bir yıl boyunca, 'Çalışacaksınız ve başarılı olacaksınız' diyeceğim. Sonra da başarısız olanla olmayan arasında hiçbir fark kalmayacak. Biz buraya fazlayız. Beni buradan alsınlar başka arkadaşı versinler."
Ünsal ERGEL-İhsan DEMİR
|