7. eğitim yılını tamamlayan Koç Üniversitesi, bu yıl yeni kampüsünde, mevcut iki fakültesine ilaveten bir yeni fakülteyle yeni bir eğitim-öğretim dönemine merhaba denemeye hazırlanıyor. Üniversite Rektörü Seha Tiniç, Türkiye'deki vakıf üniversitelerinin yeterli kaynakla başarılı öğrencilere sınırsız eğitim olanakları sağladığını ve bu üniversitelerin sayılarının giderek artmasının da ülkenin insan kaynağı açısından önemli bir gelişme olduğunu söylüyor. Tiniç ile Türkiye'de üniversite eğitiminin durumunu ve devlet üniversiteleri ile vakıf üniversiteleri arasındaki açığın kapatılması için neler yapılması gerektiğini konuştuk.
* Vakıf ile devlet üniversiteleri arasındaki uçurum her bakımdan artıyor. Bu açık nasıl kapatılır?
Herşeyden önce aradaki bu açığın kapatılmasına imkân verilmesi gerekiyor. Devlet üniversitelerin en büyük problemi kaynak eksikliği. Bütün kaynaklar devlete bağlanıyor. Devletin durumu belli ve daha fazla kaynak vermesine imkan yok. Sıkıntılar kaynak eksikliği ile başlıyor ama bununla da bitmiyor. Devlet üniversitelerinin kendi yapıları da sorunlu. Bunda mevzuatın da etkisi var. Bir rektörlük seçimi bile gereksiz yankı uyandırabiliyor. Üniversite öğretim üyesinin bir devlet memuru gibi statüsü var. Çok özveriyle çalışan bir öğretim görevlisi, derslerine 10 yıllık notlarıyla giden bir diğeriyle aynı parayı alıyor. Böyle bir sistemde motivasyon olmaz.
* Bunun önüne nasıl geçilebilir?
Bir üniversiteyi üniversite yapan öğretim üyelerinin bilimsel araştırmalarıdır. Vakıf üniversiteleri öğretim görevlilerinin aldıkları ücreti tatminkar kıldıkları gibi, bilimsel faaliyetlerde bulunmalarına da çok destek oluyor. Oysa devlet üniversiteleri bu konuda da yetersiz. Hal böyle olunca, devlet üniversitelerinin öğretim görevlileri de öğrenciler gibi vakıf üniversitelerini tercih ediyorlar. Bana kalırsa devlet üniversitelerinin de paralı hale getirilmesi gerekiyor.
*Öğrenciler harç veriyor ama...
Bugün öğrenci bir harç veriyor ama harç ücreti eğitimin küçük bir bölümünü karşılıyor. Büyük bir kısmı öğrencilere dönmek zorunda. Öğrencilerin verdikleri harçlarının büyük bir bölümü sübvanse edilmiş öğle yemeği ya da mediko sosyal olarak geri sunuluyor. Bu bence sosyal adalete de aykırı bir sistem. Gerçekten yoksul öğrenciler üniversiteye gidemiyor. Devlet üniversiteleri de vakıflar gibi paralı olabilir ama öğrencilere burs da verebilir.
* Koç Üniversitesi'nden mezun olan öğrenciler iş bulma konusunda sıkıntı çekmiyorlar herhalde..
Koç Üniversitesi'nden mezun olan bir öğrencinin iş bulamama gibi bir ihtimali yok. Geçtiğimiz yıl lisans mezunlarımız kişi başına ortama 2.5 iş teklifi aldılar. Koç Üniversitesi mezunlarına iş teklif eden yaklaşık 200 şirket arasında Anadolu Holding, Arthur Andersen, Coca-Cola, Bain-Cuneo, CNN Türk ve McKinsey gibi önemli şirketler var. Üniversite bünyesinde öğrencilerimizin kariyer planlamalarına destek olan bir kariyer ofisi var. Bu ofis, şirketlerle tanışma günleri düzenleyerek hem öğrencilere şirketleri hem de şirketlere geleceğin profesyonellerini tanıştırma imkânı sağlıyor.
HANDE DEMİREL