İsviçreli gazeteci Hermann Schlapp'ın "Gazeteciliğe Giriş" adlı kitabı, giderek duyarlılık kazanan gazetecilik mesleğine ilgi duyanlara, çalışanlara ve öğrencilere son derece önemli bilgiler sunuyor. Gazeteciliğin temel adımlarından başlayarak, mesleğin uygulamalarıyla ilgili çok değerli bilgilere ışık tutuyor. Büyük bir titizlikle hazırlanmış bu eser, Türkçe'ye Konrad Adenauer Vakfı Türkiye temsilcisi Dr. Wulf Schönbohm'un katkılarıyla Işık Aygün tarafından çevrilmiş.
Gazeteciliğe Giriş, Hermann Schlapp, İstanbul İletişim Fakültesi-Konrad Adenauer Vakfı
*Balık Burcu Hikayeleri Küçük İskender Panatez Yayınları
*Kum Saatinde Kumkapı Jaklin Çelik Aras Yayıncılık
*Çocuklar Arasında Fiyodor Dostoyevski Can Yayınları
*Köylüler Eric R. Wolf İmge Kitabevi Yayınları
*Kardeşler John Grisham Remzi Kitabevi
*Eski Dostlar Hıfzı Topuz Remzi Kitabevi
*Kandaki Tel Val McDermid Oğlak Yayıncılık
*Tanrıları Nasıl Yarattık Tanrıların Ölümü Abdullah Rıza Ergüven Berfin Yayınları
*Gül ve Dinamit-Denemeler Heinrich Böll Cem Yayınevi
Ben de aşka döndüm
Suçlu ben değilim
Dönen dünya...
Şeb-i Nur Keskin yalın, akıcı bir dille, bütünsel imgelerle dolu kolay okunan bir şiir kitabı sunuyor. İş yaşantımızın yoğunluğunda şiire, edebiyata ve doğaya ayıracak zamana gerçekten ihtiyacımız var. Aslen bir ev hanımı olan Şeb-i Nur Keskin'in şiirleriyle kendinize ayırdığınız küçücük zamanları kısa ve kıvrak dizelerle paylaşabilirsiniz.
Şairin dizelerine yüklediği yoğun duyguları bir gün yaşayacak ya da daha önce yaşamış izleniminiyle okuyacaksınız. Şeb-i Nur Keskin, her yaşanılanın yazılamayacağını bilse de, yaşadıklarından dolu dolu bir kesit sunuyor sizlere.
Doğanın, aşkın, gizemin ve yarınların vazgeçilmez cazibesinde, bu şiirleri zevkle okuyacaksınız.
Şeb-i Nur Keskin, Yüreğim Çalıyor Kapını, Senfoni Yayınları, Tel: 511 83 14
Atıf Hocanın Yemekli Vagon'da unuttukları..
"Atıf Hocanın Not Defteri" olarak adlandırılan bu defter Eskişehir - İstanbul trenlerinden birinde bulunmuş. Defteri yayıncılara ulaştıran "yemekli vagon" garsonlarından M.Y. (34) ismini bilmediği defter sahibini, "her şeyden anlayan, konuşmasını seven, esprili biri" olarak tanımlıyor. Garsonun dediğine göre, sürekli bir şeyler yazan bu ilginç kişi sık sık gökyüzüne bakıp "yıldız var da biz mi vermiyoruz" diye söylenirmiş... Araştırmalar, yayıncıları defter sahibinin gerçek kimliğine ulaştırmakta gecikmemiş. Defterin sahibinin, reklam ve halkla ilişkiler dünyasında "Atıf Hoca" olarak bilinen, Anadolu Üniversitesi öğretim üyelerinden Profesör Doktor Ali Atıf Bir olduğu anlaşılmış. Üstelik onun, kurumsal ve kuramsal iletişim, reklam, halkla ilişkiler ve araştırmayla ilgili bu çok boyutlu ve renkli yazıları daha önce Para dergisinde de yayınlanmıştı. Yazılar, bir akademisyenin üniversite kadar "hayatın" da içinde olabileceğinin, kuram ve pratikler arasındaki ayrılmazlığın en güzel kanıtları ortaya koyuyor.
Ali Atıf Bir, Atıf Hocanının Not Defteri, Mediacat Yayınları Tel: 0 212 274 67 47