kapat

20.08.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
Superonline
Sabah Künye
Arbeta
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Sabah Kitap
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Başarının acı reçetesi
Başarılı şirketlerin uyguladıkları metodlar genelde bellidir. Burada farklılığı yaratan ise tavsiye edilen reçetelerin nasıl uygulanmaya konulduğudur

Başarının sırları konusunu kapsayan, bugüne kadar yazılmış yüzlerce kitap ve belki binlerce makale var. Herkes kendine göre bir reçete icat ediyor, bir yol tayin ediyor ve size hayatta veya işinizde nasıl başarılı olacağınızı öğütleyen listeler veriyor. Başarılı şirketlere bakıyorsunuz, bunların yaptıkları işler ve uyguladıkları metodlar bizim yukarda bahsettiğimiz listelerin çoğunda yer alıyor. Öyleyse bu başarı hikayelerinde bilinmeyen birşey yok. Burada farklılığı yaratan, tavsiye edilen reçetelerin nasıl uygulanmaya konduğu. Aşağıda son yılların en başarılı şirketlerinden biri olan Cisco'nun hikayesi yer alıyor. Cisco'yu bu kadar başarılı yapan ne? Gene hep bildiğimiz şeyler. Fakat bu bildiğimiz şeylerin uygulanmasında ortaya konan enerji, dinamizm, yaratıcılık ve liderlik faktörleri gibi konular mükemmelliyeti yaratıp performans çıtasını yükseltiyorlar.

BAŞARIDAKİ ŞANS FAKTÖRÜ
Geçen haftaki yazımızda da belirttiğimiz gibi Cisco'nun borsadaki değeri geçtiğimiz Mart ayında tam 531 milyar dolara çıktı. Hisse senetlerinin fiyatları senelik getirilerinin tam 150 katı. Normalde bu çarpanın 20-30 olması gerekli. Cisco'nun geçen seneki cirosu sadece 12 milyar dolar ve şirkette çalışan eleman sayısı 21 bin. Ama bu ciro bir evvelki seneye göre %43.7 kâr ise %55.3 artmış. İşte borsadaki yatırımcılar bu performansa bakarak, Cisco'yu göklere çıkarıyorlar. Cisco kompüterleri birbirine bağlayan aygıtları imal edip, pazarlayarak işe başladı. Buna mukabil o zamanların Microsoft'u piyasada satılan her PC için gerekli işletim sistemini yazıyor ve pazarlıyordu. Microsoft'un gelecekteki şansı Cisco'ya nazaran çok daha büyüktü.

Fakat yıllar içinde çok şeyler değişti ve köprülerin altından çok sular geçti. Bugün internet devrimi bütün medeniyeti yeniden şekillendirecek hale geldi. Dolayısıyla "Networking" yani kompüterlerin birbirine bağlanması işi dünya ekonomisinin en kritik ve en hızlı gelişen sektörü oldu. Evet Cisco'nun başarısında şans faktörü önemli bir rol oynuyor.

Eğer gemisinin yelkenleri yeni gelişen internet rüzgarlarıyla şişmeseydi, Cisco bu kadar yol alamazdı. Ama burada şunu da söylemekte fayda var. Bu şans o sıralarda sektörde faaliyet gösteren bütün şirketler için geçerliydi. Onlar önlerine gelen fırsatı kullanamadılar. İşte başarının sırlarından bir tanesi bu. Önüne çıkan fırsatları iyi analiz et ve değerlendir. Ondan sonra da çok hızlı hareket ederek bu fırsatları kazanca ve paraya döndür.

Chambers bir iş idaresi okulundan mezun olup hayatını satıcılıkla geçirmesine rağmen Cisco'nun uğraşı sahası olan teknolojileri mühendisler kadar iyi bilmekte. Yalnızca, onunla mühendislikten gelen diğer yöneticilerin teknolojiye bakış açıları biraz farklı. Chambers şöyle söylüyor: "Ben teknolojiyi, teknolojinin hatırı için sevmiyorum.

Benim için teknoloji müşteri hizmetlerinde kullanıldığı müddetçe bir işe yarar ve değer taşır." Bu da tahminimize göre Cisco'nun başarısını tayin eden bir faktör. Bu da şirketin ele aldığı her konunun müşteriye göre odaklanması demek. Cisco kendi araştırma geliştirme aktivitelerini yürütmekle beraber büyümesini yüksek teknolojili ufak şirketleri satın almakla sağlıyor. Geçen 10 yıl zarfında Cisco tam 55 tane şirket satın aldı. Bunun da mantıklı ve rasyonel bir açıklaması var. Çünkü bu strateji hem daha ucuz hem de Cisco'ya zaman kazandırıyor.

CİSCO'NUN HİKAYESİ
Cisco 1984'te Stanford Üniversitesi'nde bir grup bilgisayar mühendisi tarafından kuruluyor. Kurucular arasında yer alan Leonard Bosack ve Sandy Lemer kompüterleri birbirlerine bağlayıp iletişimi gerçekleştirmek için "router" denilen cihazı geliştiriyorlar. Bu o zamanlar piyasada tam aranan bir cihaz. Müşteriler hangi marka kompüter olursa olsun birbirleriyle bağlantılı çalıştırmak istiyorlar. Cisco'nun dizayn ettiği "router" da tam bu işi yapıyor. Bu sebeple Cisco daha ilk yıllarında piyasaya mal yetiştiremez duruma geliyor. Dolayısıyla Cisco'nun başarı faktörlerinden bir tanesi yaratıcılık, diğeri ise hızlı hareket.

MÜŞTERİ ODAKLI ÇALIŞMA
Fakat Cisco'nun bütün başarısını sadece yukardaki faktörlere bağlamak doğru değli. Burada temel unsur müşteri odaklı olarak çalışmak. Chambers, haftanın 30 saatini müşterileriyle karşı karşıya konuşup görüşerek geçiriyor. Türkiye de CEO pozisyonunda bulunan yöneticiler haftada kaç saatlerini müşterilerle direkt görüşmeye ayırabiliyorlar? Veya böyle bir şeyi yapmak akıllarından geçiyor mu? İşte "müşteriye yakın olmak" dediğimiz şey bu.

METİN GÖKER


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır