Başarının sırları konusunu kapsayan, bugüne kadar yazılmış yüzlerce kitap ve belki binlerce makale var. Herkes kendine göre bir reçete icat ediyor, bir yol tayin ediyor ve size hayatta veya işinizde nasıl başarılı olacağınızı öğütleyen listeler veriyor. Başarılı şirketlere bakıyorsunuz, bunların yaptıkları işler ve uyguladıkları metodlar bizim yukarda bahsettiğimiz listelerin çoğunda yer alıyor. Öyleyse bu başarı hikayelerinde bilinmeyen birşey yok. Burada farklılığı yaratan, tavsiye edilen reçetelerin nasıl uygulanmaya konduğu. Aşağıda son yılların en başarılı şirketlerinden biri olan Cisco'nun hikayesi yer alıyor. Cisco'yu bu kadar başarılı yapan ne? Gene hep bildiğimiz şeyler. Fakat bu bildiğimiz şeylerin uygulanmasında ortaya konan enerji, dinamizm, yaratıcılık ve liderlik faktörleri gibi konular mükemmelliyeti yaratıp performans çıtasını yükseltiyorlar.
Fakat yıllar içinde çok şeyler değişti ve köprülerin altından çok sular geçti. Bugün internet devrimi bütün medeniyeti yeniden şekillendirecek hale geldi. Dolayısıyla "Networking" yani kompüterlerin birbirine bağlanması işi dünya ekonomisinin en kritik ve en hızlı gelişen sektörü oldu. Evet Cisco'nun başarısında şans faktörü önemli bir rol oynuyor.
Eğer gemisinin yelkenleri yeni gelişen internet rüzgarlarıyla şişmeseydi, Cisco bu kadar yol alamazdı. Ama burada şunu da söylemekte fayda var. Bu şans o sıralarda sektörde faaliyet gösteren bütün şirketler için geçerliydi. Onlar önlerine gelen fırsatı kullanamadılar. İşte başarının sırlarından bir tanesi bu. Önüne çıkan fırsatları iyi analiz et ve değerlendir. Ondan sonra da çok hızlı hareket ederek bu fırsatları kazanca ve paraya döndür.
Chambers bir iş idaresi okulundan mezun olup hayatını satıcılıkla geçirmesine rağmen Cisco'nun uğraşı sahası olan teknolojileri mühendisler kadar iyi bilmekte. Yalnızca, onunla mühendislikten gelen diğer yöneticilerin teknolojiye bakış açıları biraz farklı. Chambers şöyle söylüyor: "Ben teknolojiyi, teknolojinin hatırı için sevmiyorum.
Benim için teknoloji müşteri hizmetlerinde kullanıldığı müddetçe bir işe yarar ve değer taşır." Bu da tahminimize göre Cisco'nun başarısını tayin eden bir faktör. Bu da şirketin ele aldığı her konunun müşteriye göre odaklanması demek. Cisco kendi araştırma geliştirme aktivitelerini yürütmekle beraber büyümesini yüksek teknolojili ufak şirketleri satın almakla sağlıyor. Geçen 10 yıl zarfında Cisco tam 55 tane şirket satın aldı. Bunun da mantıklı ve rasyonel bir açıklaması var. Çünkü bu strateji hem daha ucuz hem de Cisco'ya zaman kazandırıyor.